Fatma Şengül cinayeti belgesel oldu

İleri TV’nin hazırladığı Suç Bende Değil belgeselinin ilk bölümünde Fatma Şengül'ün hayatı izleyiciyle buluştu.



25-07-2020 23:11

İzel Sezer - Sezgin Alışır

İstanbul’da aynı iş yerinde çalıştığı Zeynel Akbaş tarafından evinin önünde öldürülen Fatma Şengül'ün hikâyesi, Şengül’ün kızı Açelya Şengül, kardeşi Aysel Işık ve avukatı Aylin Mert’tin anlatımıyla İleri TV’nin hazırladığı Suç Bende Değil belgeselinin ilk bölümünde izleyiciyle buluştu.

İstanbul’un Maltepe ilçesinde 30 Mart 2019'da Zeynel Akbaş tarafından katledilen Fatma Şengül’ün yaşamı, cinayete ilişkin dava süreci ve katledildiği günden bu güne ailesinin hayatında değişenler, İleri TV’nin kadın cinayetlerine dikkat çekmek amacıyla hazırladığı Suç Bende Değil belgeselinin ilk bölümünde anlatıldı. 

En küçük çocuğu 5 yaşındayken eşini kaybeden Fatma Şengül, hayatını kaybetmeden önce ise kanser tedavisi görmüş ve hastalığı atlatmıştı. Eşinin ölümünden sonra 3 çocuğuna hem anne hem de baba olan Şengül’ün kızı Açelya, annesini şu sözlerle anlattı:

‘’Annem hayattan zevk almayı bilen bir kadındı. Kanser olduğunu öğrendiği gün dahi eve ‘Hadi bunu kutlayalım’ diyerek pastayla gelmişti ve hastalığı yeneceğine emindi. Çok zorlu bir süreçti, çok ağır kemoterapiler ve ışın tedavisi gördü ama tedaviye bile makyaj yaparak giderdi. Hastalık süreci bizi yıprattı ama annemi yıpratmamıştı.’’

‘ANNEM ELLERİMDE SON NEFESİNİ VERDİ’

Cinayetin işlendiği gün yaşananları anlatan Açelya Şengül, ‘’Annem her sabah beni öpüp öyle evden çıkardı. Annem kapıyı kapattıktan sonra iki kurşun sesi ve bir ‘ah!’ çığlığı duydum. O sırada cama koştum, o esnada iki kurşun sesi daha duydum. Cama çıktığımda kendini kamufle edercesine siyah kıyafetler giyinmiş eli silahlı bir erkeğin aşağı doğru yürüdüğünü gördüm. Annemin silah sesinden korkup bayıldığını düşünmüştüm çünkü annem hiç kimseyle sorun yaşamayan ve hayatı hep güler yüzlü karşılayan bir kadındı’’ dedi ve ekledi: ‘’Annemin yanına gittiğimde annem kanlar içindeydi, bana doğru döndü, derin bir nefes aldı ve son nefesini verdi.’’

‘SAVCI ‘BUNUNLA MI UĞRAŞACAĞIM’ DEDİ’

Annesinin vurulmasının ardından bir kurşun sesi daha duyduğunu söyleyen Açelya Şengül, bir sokak aşağıda katil Zeynel Akbaş’ın kendisini koltuk altından vurduğunu söyledi. Katilin mahalleden nasıl sağ çıkabileceğini planlayarak kendini vurduğunu düşündüklerini aktaran Şengül, failin, çevredeki insanların kendisini kovalamaya başladığı zaman kendini hayati tehlike oluşturmayacak bir bölgeden vurduğunu ekledi. 

Annesinin vefatından önce Zeynel Akbaş tarafından annesinin telefonuna 3 mesaj geldiğini gördüğünü fakat mesaj içeriğine bakmadığını söyleyen Açelya Şengül, annesinin vefatından sonra bu mesajın kendilerine emniyet tarafından teslim edilen telefonda olmadığını söyledi. Aile, mesajın tehdit içeriyor olabileceğini düşünerek, içeriği görmek için savcıya talepte bulunsa da aldığı tek yanıt ‘’Kadın öldü, adam suçunu itiraf etti. Ben buradan Amerika’ya e-posta mı atacağım, bir de bununla mı uğraşacağım?’’ oldu.

ART ARDA ÇELİŞKİLİ İFADELER…

‘’Katil Zeynel Akbaş’ın hastanedeki ifadesinde silahı 2 yıl önce Suriyeli birinden satın aldığını söyledi, mahkemede silahın ölen babasından 4 sene önce miras kaldığını söyledi, avukatım ‘Baban ne zaman öldü’ diye sorduğunda da 1999 senesinde öldüğünü söyledi’’ diyen Şengül, çelişkili ifadelerin buradan başladığını aktardı.

Sanığın mahkemede çok güzel bir şekilde deli taklidi yaptığını, kendisinin akıl sağlığının yerinde olmadığını ve tansiyon hastası olduğu için cinayet işlediğini söylediğini ifade eden Açelya Şengül, mahkeme heyetinin sanığa indirim verilmesi için elinden geleni yaptığını söyledi.

‘MORGUN ÖNÜNE GÖTÜRÜLDÜĞÜMDE YIĞILMIŞIM’

Katledilen Fatma Şengül’ün kız kardeşi Aysel Işık ise, ablasının vefatını öğrendiği anları şu sözlerle paylaştı:

‘’Sabah 8’de ablamın ortanca oğlu Gökay beni arayarak Fatma’yı vurduklarını söyledi. Hastaneye girdiğimde herkes oradaydı, ağlamaya başladım. Beni morgun önüne götürdüklerinde ise orada yığılmışım…’’

‘KAMUOYU BASKISI YARATTIK’

Soruşturma aşamasının kadın cinayetleri dosyalarında özellikle önem taşıdığını söyleyen Av. Aylin Mert ise, sosyal medya aracılığıyla kamuoyu baskısı yarattıklarını, bunun savcı üzerinde de bir baskı unsuru yarattığını düşündüğünü ve bu sebepten savcılığın hazırladığı iddianamede sanığın ‘’kasten öldürme’’ suçundan değil, ‘’tasarlanarak kasten öldürme’’ suçuyla yargılanmasının talep edildiğini ifade etti.

‘’Sanık Zeynel Akbaş soruşturma aşamasında savcılıkta verdiği ifadesinde çok açık şekilde yaptığı fiili ikrar etmişti’’ diyen Av. Mert, Akbaş’ın ifadesinde, Fatma Şengül’ü iş yerinden tanıdığını ve kendisine karşı kötü hisler beslediğini, Suriyeliler’den aldığı silahla Fatma’yı kapısının önünde beklediğini ve çıktığında da onu öldürdüğünü söylediğini aktardı.

‘TANSİYONUM ÇIKTI, BU YÜZDEN ÖLDÜRDÜM’

Duruşmadaki ifadesinde sanık Zeynel Akbaş’ın evden peynir almak için markete gittiğini ve Fatma’yı gördüğünü, Fatma’nın kendisine hakaret ettiğini söylediğini aktaran Av. Aylin Mert, sanığın bunun üzerine Fatma Şengül’ü vurduğunu ve cebindeki silahın babasından miras kalma olduğunu da ifadelerine eklediğini söyledi. Ardından da sanığın yüksek tansiyon hastası olduğunu ve Fatma’yı orada görünce dayanamadığını, tansiyonunun çıktığını ve bu yüzden cinayet işlediğini söylediğini ifade eden Mert, bu ifade üzerine tüm salonun şaşkınlığa uğradığını da sözlerine ekledi.

HAPİS CEZASI İNDİRİMLE 18 YILA DÜŞÜRÜLDÜ

‘’Tanıklarına mahkemenin özellikle sorduğu soru, Fatma ile Zeynel arasında o an herhangi bir kavganın yaşanıp yaşanmadığıydı ve üç tanık da herhangi bir kavganın yaşanmadığını söyledi’’ diyen Av. Aylin Mert, tanıkların Fatma’nın ağzından iddia edildiği gibi bir hakaretin de çıkmadığını söylediğini paylaştı

Arabanın içindeki tanığın sanık Zeynel Akbaş’ın ateş ettikten sonra ‘’Neden bana hakaret ettin?’’ diye bağırmış olabileceğini söylediğini aktaran Av. Mert, bu tanığın da Fatma’dan herhangi bir hakaret duymamış olduğunu ifade etti. Bu ifadeler üzerine mahkeme savcısının açıkladığı mütalaada ‘’tasarlanarak öldürme’’ suçundan hüküm kurulması ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerektiği yer alsa da, kararda oy birliğiyle ‘’tasarlanarak öldürme’’ değil, ‘’kasten öldürme’’ suçunun oluştuğu yer alıyordu. Devamında ise mahkeme başkanının şerhiyle ve oy çokluğuyla tahrik indirimi verildi. Tahrik indirimi ise gerekçeli kararda tanıklardan birinin yöneltici sorularla söylediği ‘’Sanık, ‘Bana neden hakaret ettin’ diye bağırdı’’ sözleri üzerine verildi. Avukatlar sanığa ve diğer tanıklara, hakaret edildiğini duyup duymadıkları sorduğunda ise bu, ne sanık ne de tanıklar tarafından doğrulandı ve sonuç olarak katil Zeynel Akbaş, indirim uygulanarak 18 sene hapis cezasına çarptırıldı.

DOSYA İSTİNAFA TAŞINDI

Zeynel Akbaş, 5 Nisan 2019 tarihinden bu yana tutuklu. Müebbet hapis cezası verilmesine rağmen tahrik indirimi uygulanarak cezanın 18 yıla düşürülmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf incelemesinin yapılmasını isteyen Fatma Şengül’ün ailesi ve avukatları, ilk derece mahkemesinin kararının bozularak Zeynel Akbaş hakkında verilen indirim hükmünün kaldırılmasını ve tasarlanarak öldürme suçundan hüküm kurularak ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini talep ediyor.