'Merkez Bankası'nın faiz kararıyla Erdoğan bir tuşla iki kuş vurmuş oldu’

Merkez Bankası’nın faiz kararını değerlendiren dış basın, “Erdoğan Merkez Bankası sorumlularına el altından yeşil ışık yakmış olabilir. Böylece taktik açıdan bir taşla iki kuş vurmuş oluyor; kendine söz gelmesini önlediği gibi, liranın erozyonu sürdüğü takdirde de Merkez Bankası başkanını günah keçisi yapabilecek” yorumları yapıyor.



14-09-2018 10:39

Merkez Bankası’nın faiz kararını değerlendiren dış basın, “Erdoğan Merkez Bankası sorumlularına el altından yeşil ışık yakmış olabilir. Böylece taktik açıdan bir taşla iki kuş vurmuş oluyor; kendine söz gelmesini önlediği gibi, liranın erozyonu sürdüğü takdirde de Merkez Bankası başkanını günah keçisi yapabilecek” yorumları yapıyor.

Almanya’nın önde gelen gazeteleri Merkez Bankası’nun dün açıkladığı faiz yükseltme kararını sayfalarına taşıdı. Alman gazeteleri ekonomik kriz, Erdoğan ve Merkez Bankası üçgeninde değerlendirdiği yazılar şu şekilde:

SZ: ERDOĞAN OLUMSUZLUKLARDAN YABANCI GÜÇLERİ SORUMLU TUTMAYI GELENEK HALİNE GETİRDİ

Almanya’nın önemli gazetelerinden Süddeutsche Zeitung, Türkiye’deki döviz krizini ve Merkez Bankası'nın faiz artırımını kaleme aldığı yazıda, sistemle ilgili hatalar düzeltilmeden ekonomik istikrarın sağlanamayacağını ifade etti.

SZ, Erdoğan’ın ‘alışkanlıklarını’ eleştirdiği yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Recep Tayyip Erdoğan ‘bu bizim krizimiz değil, manipülasyon kurbanıyız' diyor. Ancak Cumhurbaşkan'ın sözleri, liranın değer kaybetmesi yüzünden iflasın eşiğine gelen Türk şirketlerini teselliye yetmeyecek. Bütün olumsuzluklardan yabancı güçleri ve öncelikle de Batı'yı sorumlu tutmak Türkiye'de gelenek haline geldi. Ama şimdi ekonomik realitelerin inkârı bumerang etkisi yapıyor. Erdoğan'ın konuşmasından hemen sonra lira yine değer kaybetti. Merkez Bankası devreye girerek faizleri beklenenden fazla oranda artırdı. Bu karar, liraya biraz olsun nefes aldırdı. Faizi bütün kötülüklerin başı olarak gören Erdoğan bu adımı hiç istemiyordu.”

‘MERKEZ BANKASI İLE ERDOĞAN ARASINDAKİ İKİLİ OYUN KAYDA DEĞER’

“Merkez Bankası ile Başkan arasındaki ikili oyun kayda değerdir. Başkan faiz kararından hemen önce farklı düşündüğünü söylüyor, sonra da Merkez Bankası'nın bağımsız olduğunu göstermesine izin veriliyor. Bu riskli bir oyundur.”

‘TÜRKİYE’DEKİ KRİZ EVDE PİŞİRİLDİ’

“Türkiye'deki kriz tamamen olmasa da ‘evde pişirilmiştir'. Ülke ekonomisini zayıf düşüren siyasi sistemdir. Ve bu durum kolay kolay değişmeyecektir.”

FAZ: DÖVİZ KRİZİ NAKİT KRİZİNE DÖNÜŞEBİLİR

Frankfurter Allgemeine Zeitung, Cumhurbaşkanı ‘Erdoğan'ın faize duyduğu antipatinin vahim sonuçlar doğurduğunu’ kaydederek şunları yazdı:

"Döviz rezervleri tükenmeye yüz tutan Türkiye'de dolar ve euro ile gayrımenkullerle iş yapmak yasaklandı. Merkez Bankası da aynı gün, kaçan dövizi yeniden ülkeye getirmek ve çığırından çıkan enflasyonu dizginleyebilmek için faizleri arttırdı. Erdoğan ve ailesi daha önce para ve mali politikaların yönetilmesine el atmıştı. Devlet, hükümet, parti başkanı ve başkomutan, damadını maliye bakanı yaptıktan sonra Varlık Fonu başkanlığını da uhdesine aldı. Bu adımların ekonomiyi istikrara mı kavuşturacağı, yoksa içerde ve dışarda daha fazla güven kaybına mı yol açacağı belli değil. Döviz krizi nakit krizine dönüşebilir.”

‘ANKARA’DAKİ PANİĞİN TELAŞA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN İŞARETLERİ GELDİ’

“Para Fonu, Avrupa Birliği ya da Almanya'dan yardım istenmesi için yapılan çağrılar artıyor. ABD'de faizlerin hareketlenmesinden dolayı döviz çıkışının hızlanmasından sadece Türkiye etkilenmiyor. Türkiye, tasarruf oranı arttırılıp, ithalat bağımlılığı azaltılamadığı için muazzam cari açığın kapatılmasında yabancı sermayeye ihtiyaç duyuluyor. Sıkı para politikasının enflasyonu daha da arttırdığını savunan Erdoğan'ın bu yanlıştan dönmeye başladığı anlaşılıyor. Ankara'daki telaşın paniğe dönüşebileceğini gösteren ilk işaretler gelmeye başladı.”

‘MERKEZ BANKASININ KARARIYLA ERDOĞAN 1 TAŞLA 2 KUŞ VURDU’

DW Türkçe'nin aktardığı habere göre, Berlin'de yayımlanan Tageszeitung gazetesi Merkez Bankası'nın ana faiz oranını arttırma kararını ilişkin yorumu oldukça dikkat çekici:

"Merkez Bankası'nın liranın değer kaybıyla mücadelede bu kadar cesur davranacağı beklenmiyordu. Böylelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediklerinin tam tersini yapmış oldu. Devlet ve hükümet başkanının halk arasında hiç popüler olmayan bu adımı atması için Merkez Bankası sorumlularına el altından yeşil ışık yakmış olabileceği akla gelebilir. Erdoğan böylece taktik açıdan bir taşla iki kuş vurmuş oluyor. Kendine söz gelmesini önlediği gibi, liranın erozyonu sürdüğü takdirde de Merkez Bankası başkanını günah keçisi yapabilecek.”