Şarbon Korkusunu da Ranta Çevirdiler: Et Karaborsaya Düştü!

Şarbon korkusuyla ithal ete ilgi azalınca karaborsacıların harekete geçtiği, yerli üretim et fiyatlarına zam yapıldığı öğrenildi.



03-09-2018 10:55

Et karaborsacıları şarbon tehlikesini ranta dönüştürmek için harekete geçti. İthal ete ilginin azalması gözleri yerli üretime çevirirken, yerli etin fiyatı son bir haftada 5 TL arttı. Yeni Şafak’ın haberine göre karaborsacıların önümüzdeki haftada 5 TL’lik yeni bir zam için fırsat kolladığı öğrenildi.

Şarbon nedeniyle başlayan ithal hayvan korkusu, et karaborsacılarını hareketlendirdi. Yerli etteki yüksek talep artışını ranta dönüştürmek isteyen karaborsacılar, fiyat artışı yapmak için harekete geçti. Piyasadaki hayvan varlığı ile fiyat belirleme gücüne sahip firmalar, yerli ete bir hafta içinde 5 TL zam yaptı. Önümüzdeki haftalarda da 5 TL'ye varan fiyatlarda yeni bir artırım planı yapılıyor. Fırsatçılar yüzünden et toptancılarında dana karkas kemikli etin fiyatı 27.5 TL’den 34-35 TL aralığına geldi. Kasaplarda kıymanın fiyatı ise 45-47 TL aralığına yükseldi.

VATANDAŞIN SAĞLIĞINA VE CEBİNE İKİNCİ VURGUN!

AKP’nin ucuz et politikaları kapsamında başlattığı et ithalatı, kur oynaklığıyla oluşan fark nedeniyle bir süredir sübvanse ile yürüyordu. Böylece 3.80-4 avro arasında yapılan ithalat 20 TL'nin altına geliyordu. Şu anda kur farkı ile oluşan maliyet 30 TL'ye kadar çıktı. Kur farkına ilave şarbon hastalığı ile gelen ithal et korkusu ise iktidarın ucuzlatılmış et organizasyonunun başarısızlığının göstergesi.

İTHALATIN ANTRİKOTU NEREYE GİDİYOR?

Konunun uzmanları ithal et sürecinde devletin denetimini daha da fazla yapmasının önemine dikkat çekiyor. Karkas olarak ithal edilen ve engetre tesislere gönderilen etler kıymalık ve kuşbaşı olarak vatandaşa sunuluyor. Fakat karkas olarak verdiği etin değerli yerlerinin ne olduğu ile ilgili sürecin denetlenmesinin önemine dikkat çekiliyor.

ÇÖZÜM, YERLİ ÜRETİMİ ARTTIRMAK

Rant vurguncularına karşı yapılacak en iyi çözümün yerli besiciliği arttırmak olacağı da belirtiliyor. Türkiye'deki hayvan varlığı, küçük çiftçilerden büyük sayıda yetiştiricilik yapan endüstriyel çiftliklere geçti. Büyük besicilerin piyasada daha fazla söz sahibi olmaları piyasa fiyatlarının oluşmasında daha etkili olmalarına da zemin hazırladı.

BÜYÜK ÜRETİM ÇİFTLİKLERİ KURULSUN ÖNERİSİ

Hayvansal üretimin arttırılmasında birçok öneri dile getiriliyor. Bunlardan bir tanesi büyük üretim tesislerinin arttırılması, yerli beside devletin sektörde regülasyonu sağlamak için daha çok üreticiyi piyasaya kazandıracak yapılar oluşturması isteniyor. Bu sayede 40-50 bin adet gibi besiye sahip özel sektördeki oyunculara karşı bir regülasyon sağlanabileceği belirtiliyor. Büyük sermayederlerin yerine devletin kontrol edilebileceği bölgelere büyük hayvan çiftliklerinin kurulması etteki fırsatçıların da önünü kesebileceği kaydediliyor.

Ayrıca küçük çiftçileri üretime daha çok teşvik edecek hayvansal bağışlar yapılmasının üretimde motivasyonu daha da arttıracağı ifade ediliyor. Sektörde etkili denetim mekanizmasının kurulabilmesi diğer önemli bir nokta. Üretimin arttırılmasında en önemli konulardan biri ise yem ihtiyacı. Çiftçinin ihtiyaç duyduğu kaliteli kaba yemin karşılanması için yem bitkileri ve silaj üretiminin artırılması gerekiyor. Mera, yaylak ve kışlakların ıslah edilerek otlatma kapasitelerinin artırılması da ihtiyaç duyulan diğer konu olarak öne çıkıyor.