ESM’den, Soma davasının tüm sanıklarının tahliye edilmesine tepki: ‘Üstünlerin hukuku egemen kılındı’

ESM Genel Başkanı Cemalettin Sağtekin, yaptığı açıklamayla Soma davasının tüm sanıklarının tahliye edilmesine tepki göstererek ‘’Sermayenin bitmek tükenmek bilmeyen kâr hırsının bir sonucu olan bir katliamın üzeri örtüldü ve 301 ailenin acıları tekrar tazelendi’’ dedi.



17-02-2021 14:34

İleri Haber

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 maden emekçisinin yaşamını yitirdiği maden faciasına ilişkin bir açıklama yaptı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin maden kazasına ilişkin kararını değiştirmesinin ardından, dava kapsamında tutuklu kimsenin kalmadığının ifade edildiği açıklamada, ‘’Bu kararla; yeni Somaların, yeni iş cinayetlerinin yolu daha da açılmıştır’’ denildi.

‘’Hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukuku egemen kılınmıştır’’ başlıklı yazılı açıklama, ESM Genel Başkanı Cemalettin Sağtekin tarafından yapıldı. Davadaki gelişmelerin aktarıldığı açıklamada, yerel mahkemenin verdiği kararın istinaf mahkemesince onandığı ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin, Ekim 2020 tarihinde kararı “cezaları yetersiz bularak” bozduğu aktarıldı. Dört ay sonra ilgili dairenin bu kararı veren 5 üyesinden 3'ünün değiştirilmesi sonrası 4 Şubat 2021 tarihinde yapılan duruşmada ise dava kapsamında tutuklu bulunan tüm sanıkların tahliye edildi.

Sanıkların tahliye edilmesine tepki gösterilen açıklamada ‘’Siyaset, sermaye, bürokrat, sendika ilişkileri tam olarak ortaya konulmadan Soma katliamının gerçek anlamıyla aydınlatılması mümkün değildir’’ ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın tamamı ise şu şekilde:

'HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ YERİNE ÜSTÜNLERİN HUKUKU EGEMEN KILINMIŞTIR'

Manisa-Soma’da bulunan, ruhsatı bir kamu kurumuna ait olan ve özel sektör tarafından işletilen yeraltı kömür ocağında 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen ocak yangını sonucu açığa çıkan CO (karbon monoksit) gazından zehirlenen 301 maden emekçisi yaşamını yitirmiştir. Facia sonrası başlayan hukuki süreç oldukça uzun ve sıkıntılı geçmiş, mahkeme heyeti değişmiş, pek çok bilirkişi raporu dosyaya eklenmiş, sonuçta bir karar verilmiştir. Yerel mahkemenin verdiği karar, istinaf mahkemesince onanmış ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Ekim 2020 tarihinde kararı “cezaları yetersiz bularak” bozmuştur. Bozma kararına göre, sanıklara 301 kez "olası kastla öldürme" ve 162 kez "olası kastla yaralama" suçlarından ceza verilmesine hükmedilmiştir.

‘YARGITAY’IN KARARINI DEĞİŞTİRMESİYLE TUTUKLU KİMSE KALMADI’

Ancak, 4 ay sonra ilgili dairenin bu kararı veren 5 üyesinden 3'ü değiştirilmiştir. Ardından daire, kendi verdiği kararı bozarak, sanıklara "bilinçli taksirle ölüme" ve "yaralamaya neden olma" suçundan ceza verilmesini istemiştir. Yargıtay’ın bu "güncellenen" kararı neticesinde sanıklar en fazla 22 yıl ceza alacak, bu ceza infaz yasasından ve diğer indirimlerden daha da düşecektir. Nitekim 04 Şubat 2021 tarihinde yapılan duruşmada dava kapsamında tutuklu bulunan tüm sanıklar tahliye edilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 301 işçinin hayatını kaybettiği maden kazasına ilişkin kararını değiştirmesinin ardından, dava kapsamında tutuklu kimse kalmamıştır.

‘301 AİLENİN ACILARI TEKRAR TAZELENDİ’

Bu karar, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun egemen olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sermayenin bitmek tükenmek bilmeyen kâr hırsının bir sonucu olan bir katliamın üzeri örtülmüş, 301 ailenin acıları tekrar tazelenmiştir. Başından beri eksik yapılan yargılamanın sonuçları dahi uygulanmamıştır. Yargılamaya başta bakanlık yetkilileri olmak üzere ilgili kamu kurumlarının yöneticileri yani karar vericiler dâhil edilmemiş böylelikle derin ilişkilerin ortaya çıkması engellenmiştir. Siyaset, sermaye, bürokrat, sendika ilişkileri tam olarak ortaya konulmadan Soma katliamının gerçek anlamıyla aydınlatılması mümkün değildir. Sistem bütünüyle sorgulanmadan gerçek adalet sağlanamaz.

‘YENİ İŞ CİNAYETLERİNİN YOLU AÇILDI’

Bu kararla; yeni Somaların, yeni iş cinayetlerinin yolu daha da açılmıştır. Bu kararla; adalet sağlanmamış, vicdanlar soğumamış, adalet bekleyen ailelerin ve yakınlarının canları bir kez daha yakılmıştır. Sürekli söylediğimiz gibi; Soma için adalet, herkes için adalet.

Yaşamını yitiren tüm maden emekçilerine saygılarımla...