Eski bakanlık müsteşarı açıkladı: Marmara'daki müsilajın sebebi patronların kar hırsı ve denetimsizlik!

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, bugünkü köşesinde “Marmara'yı eski Haliç'e çevirmek!” başlıklı bir yazı kaleme alarak Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa değindi.



11-06-2021 13:12

İleri Haber

Marmara Denizi’ni kaplayan müsilajla ilgili Sözcü yazarı İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan eski bakanlık müsteşarı ve AKP’li vekil Mustafa Öztürk, sanayi atıklarını içeren suların arıtılmadan denize döküldüğünü, patronların arıtma işlemlerini yapmadığını ve denetimin ise zayıf olduğunu söyledi.

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, bugünkü köşesinde “Marmara'yı eski Haliç'e çevirmek!” başlıklı bir yazı kaleme alarak Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa değindi.

Yazısında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun “Kanal İstanbul müsilajı bitirecek” açıklamasını hatırlatan Saymaz, “Kanal İstanbul, değil temizlemek güzelim Marmara'yı bir zamanların Haliç'ine çevirecek” ifadelerini kullandı.

Müsilajın nedenleri ve nasıl çözüleceğine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) 1994'den 2002'ye kadar Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanlığı, 23. Dönem AKP Hatay Milletvekilliği, ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda müsteşarlık yapan Mustafa Öztürk’e sorularını yönelten Saymaz’ın yazısında ilgili kısımlar şöyle:

Deniz salyasından nasıl kurtulabiliriz?

İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Kocaeli, Balıkesir, Yalova ve Çanakkale'de bazı atık sular arıtılıyor. Bazıları arıtılmadan denize deşarj ediliyor. Su Kalitesinin İyileştirilmesi Hakkında Yönetmelik 2016'da yayınlandı. Ne sanayi ne de belediye yatırım yaptı. Oysa yönetmelik “Suları ileri kademe arıtacaksınız” diyor.

Çözüm ne?

Bir: Marmara hassas alan ilan edilmeli. İki: Atıksular takibe alınmalı. Üç: Klasik arıtmalar ileri biyolojik arıtmaya dönüştürülmeli. Dört: Arıtmasız deşarj edilen yerler tamamlanmalı. Baltık Denizi'ni iyi incelesin. Kritik olay, fosfor. Fosforu azaltırsanız müsilaj oluşmuyor. O ülkeler fosforu azaltıcı planları uyguluyor. Bizde de yapılabilir.

Kanal İstanbul'a başlanırsa ne olur?

Ne olur, merak ediyorum. Tabanda oksijen azalıyor. Marmara, Haliç gibi temizlenemez. Kaynakları kurutmadığınız müddetçe dip çamuru tarayarak bitiremezsiniz.

Bu uyarıları müsteşarken yaptınız mı?

2014'te belediyelere “Atık suları ileri kademede arıtın” dedik. 2018'de emekli oldum. 2018'in ortalarında denetimin başlaması lazımdı.

Uyan oldu mu?

Bursa ve Kocaeli belediyesi bir iki tane yaptı. İstanbul yapmadı. Ben olsam Haliç'teki atık su artırma tesisini ileri kademe yapardım. Suyu park bahçede kullanırdım.

Sanayiciler?

Çoğu yapmadı. Denetim ve yaptırım olursa herkes gereğini yapar.

O halde bakanlık denetim yapmadı.

Denetim zayıftı. Marmara'da 200 yerde izleme ağı kurdurdum. Hassas alanları belirleyip hızla denetim yapmak lazımdı.

Neden yapılmadı?

Bana değil, bakanlığa sor.