Erkan Baş’tan devlet-mafya ilişkisi yorumu: ‘AKP bugün kime suç örgütü dediyse geçmişte onlarla iş birliği içinde olmuştu’

KRT TV ekranlarında yayınlanan “Şimdiki Zaman” programına katılan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, devlet-mafya ilişkisinin suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarıyla bir kez daha ortaya çıktığının altını çizerken, “Çocuklarımızın geleceğini bu pisliklere bırakmayacağız” dedi.



26-05-2021 09:53

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, KRT TV ekranlarında Gürkan Hacır’ın sunduğu "Şimdiki Zaman" programına konuk oldu. Programda gazeteci Uğur Dündar, Barış Yarkadaş, İsmail Saymaz ve Zafer Arapkirli’nin sorularını yanıtlayan Baş, Türkiye gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in sosyal medya hesaplarından yayınladığı videolarla, devlet-mafya ilişkisinin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Baş, “Sedat Peker’in iddialarına solcular nasıl yaklaşır?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bir tarafta organize suç örgütü lideri var, bir tarafta İçişleri Bakanı var. Halk açısından baktığınızda ortaya bir sandık koysanız bunun hangisi doğru söylüyor deseniz ezici bir çoğunluk bakanın yalan söylediği yönünde oy kullanacak. Sadece Süleyman Soylu açısından değil, birçok bakan açısından böyle. Bu Türkiye açısından üzücü bir şey. Ben duruma üzülüyorum ama ortaya çıkan gerçeğin de Türkiye gerçeği olduğunu düşünüyorum.

AKP’nin de kendinden önceki iktidarlar gibi koltuklarında rahat oturmalarının yolunun bu suç örgütleriyle iş birliği yapmak olduğunu görmüş buna uygun tutum takınmıştır. Biz derin devletle hesaplaştık söylemlerinin hepsini bir kenara itiyor Sedat Peker’in açıklamaları.

‘AKP BUGÜN KİME ÇETE DİYORSA GEÇMİŞTE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYDİ’

Bir noktanın daha altını çizeyim, bu önemli bence, AKP bugün kime çete, suç örgütü dediyse geçmişte onlarla iş birliği içinde olmuştu. Hem Sedat Peker hem FETÖ, AKP döneminde iktidar ortağı haline gelmiş suç örgütleridir. Sonra rant paylaşımı, çıkar çatışması, bölüşüm savaşları ortaya çıkınca toplum gerçeklerle ancak o zaman kavuşuyor. Ama sosyalistler bunları en başından söylüyordu. Çok uzun yıllardır Özel Harp Dairesi, kontrgerillalar, antikomünist örgütlenmeler olduğunu, bunların suç örgütleriyle finans kaynakları yarattıklarını yazıyor, söylüyorduk. Bugün bunlar ortaya çıktı, dolayısıyla bu bilgilerin güvenilirliğini tartışmak yerine gereğinin yapılması için mücadele etmek gerektiğini söylüyoruz. Bu soruyla ilgili son olarak şunları söyleyeyim üzüntüm şu; bütün bu örgütlenmenin aslında hedef aldığı emeğiyle yaşayan bizleriz, emekçi halkımızdır. Bize siz bunu dışarıdan izleyin ve taraftarlık yapın deniyor. Üzücü olan ve reddedilmesi gereken bence budur.”

‘TİP OLARAK SUSKUNLUĞU REDDEDİYORUZ’

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Susurluk’la Sedat Peker’in iddialarını aynı kefeye mi koyuyorsunuz?” sorusuna “Arada çeşitli farklar olsa da devlet-mafya ilişkisi açısından benzerdir” cevabını verdi. Baş, şu ifadeleri kullandı:

“Arada önemli bir fark var elbette, o dönem Susurluk’ta kaza olur olmaz halk geniş bir tepki gösterdi. Yaygın ışık söndürme eylemleri, sonrasında sokağa taşan tepkilerle halk tavrını ortaya koymuştu. Oysa bu defa halk ayağı oldukça eksik, insanlar bir şey yapmamak gerektiğini düşündüğü için değil, ne yapacağını bilemediği için suskun. Biz TİP olarak bunu her alanda protesto ediyoruz. Hatta somut olarak şunu öneriyoruz. Bu durumdan rahatsız tüm hukukçular, gazeteciler, siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, kadın örgütleri bir araya gelelim ve bu duruma karşı etkili karşı duruşlar örgütleyelim. Bu iddiaların, bu gidişin normal algılanması gibi bir tehlike var, buna izin vermeyelim. Gözaltına alınıyorsak, tutuklanıyorsak yılmadan ertesi gün daha fazla insan olarak sokağa çıkalım. Israrla savcıları göreve çağıralım. Bu ihtiyaç değil zorunluluktur.

‘SOYLU VE PEKER’İ AYNI ÖRGÜTLENME SULADI’

Biz sol sosyalistler birçok konuda eleştiriliriz. Ancak hiç kimse bize çetelerle ilişkili diyemez. Bizim en büyük gücümüz devletten bağımsız olmamız. Sırtımızda yumurta küfesi yok. Bütün bu örgütlenmelerin temeli antikonümünist, NATO destekli örgütlenmeler. AKP iktidarına baktığımızda gördüğümüz şey ne? Yüzde 1’in daha fazla kâr elde etmesi. Yoksulun boğazını sıkıyorlar. Oradan aldıkları para ile bu yüzde 1 zenginleşiyor. Peker ile soylu arasında yer değiştirin ne değişecek?  Birine kravat takın birinden kravatı çıkarın. Birisi köfteciye çökmüş, biri İkizdere’ye Kaz Dağları’na çökmüş.  Soylu’nun, Peker’i suçlarken üslubuna tarzına bakın. Çocuk pornosu diyor, Peker’in eşi ile ilgili şeyler söylüyor. Bunların ikisi aynı örgütlenmenin suladığı farklı yerlerde türemiş otlar gibi gözüküyor. İkisi de zararlı otlar.

‘CUMHURBAŞKANI DA BU İLİŞKİLERDEN BESLENDİ’

‘Cumhurbaşkanı iyi ama etrafı kötü’ gibi algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu kesinlikle yanlış bir çıkarımdır. Cumhurbaşkanı’nın kendisi de bu ilişkilerden beslenmiştir, beslenmeye de devam edecektir.

Yeniden altını çizmek isterim; halkın aktif bir şekilde dahil olmadığı bir temizlik hareketi başarılı olamaz. Sadece yargıya, sadece Meclis’e havale edilerek bu meselelerle mücadele edilemez. Kendi deyimleriyle ifade edecek olursam ‘Bağırsak temizliği yapılır’ parazitler kalır ve vücudu çok hızlı bir şekilde yeniden sarar.”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın KRT TV ekranlarında yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şu şekilde:

‘YARGI SARAY’IN HUKUK BÜROSU’

19 sanıkla ilgili yeni yargılama başlayacak. Faili meçhuller ile ilgili yargı sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Türkiye’de bugün yargı Saray’ın hukuk bürosu. Bu yargı sisteminden gerçek faillerin ortaya çıkartılacağı, yargılanacağı konusunda bir umudumuz yok. Susurluk’ta da yapılmaya çalışılan şeyler şuydu; kontrgerillanın yeniden yapılandırılması, güncellemesi vardı. Bugün de yargıda yapmaya çakıştıkları şey o. Halkın müdahil olmadığı, ışık açıp kapatarak, sokağa çıkarak, en pasif direnişten en örgütlüsüne kadar halkın dahil olmadığı bir şeyde halkın yararına bir şey çıkmaz. Sadece hukuka, sadece Cumhurbaşkanına bırakılamaz… Milyonlarca yoksulun, kadının, gencin bu konuya dahil olması, özne olması gerekir.”

‘ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ BU PİSLİKLERE BIRAKMAYACAĞIZ’

Sadece Sedat Peker’in izlenme olayı dün on milyondu şimdi baktım 13 milyon olmuş. Fakat bu bizi yanıltmasın. Her video ortalama 30 milyon kişi tarafından izleniyor. 30 milyon 40 milyon izliyor. Fakat herkeste şu var, bir şey değişmeyecek…

“Bizim de en büyük tehlike olarak gördüğümüz şey bu. Yahya Demirel’in yolsuzluğu, İSKİ skandalı bu ülkede yıllarca konuşuldu. Şimdi son bir aydır ortaya kaç skandal çıktı… Bu bir süre sonra normalleşiyor. Buna izin vermemeli. Bütün enerjimizi buna odaklıyoruz. Parlamentoyu çalıştırmak için bastıralım. Sokağı zorla mı bastırıyor, daha kalabalık çıkalım. Gazetecilere baskı mı var, daha çok gazeteci ses çıkarsın. Memleketin en namuslu en dürüst insanları korkuyorlar. Çocuklarımızın geleceğini bu pisliklere bırakmayacağız.”

‘SOYLU TALİMAT VERDİ, PEKER’İN ADAMLARI BARIŞ ATAY’A SALDIRDI’

Muhalefet organize suç örgütü liderinin açıklamalarından medet mi umuyor?

“Ne alakası var? Peker’in söylediği şeylerin çok büyük bölümünü yıllardır söylüyoruz. Binali Yıldırım ile ilgili iddialar ilk defa mı gündeme geliyor? ‘Gemi var gemicik var’ diye bir söz var bu ülkede yıllardır. Mehmet Ağar’ın söylediği şey doğru tuğlayı çektiğinizde yıkılacak. Ama yıkılacak olan bu ülke değil, bu mafya-rant düzeni. Bu memleket bu çete düzenine layık değil. İçişleri Bakanlığının görevi suç örgütlerine karşı ülkeyi korumak. Ama suç örgütü kurmuş. Soylu, arkadaşımız Barış Atay’ı hedef gösterdi sonra Kadıköy’de Atay’a saldırıldı. Bizim arkadaşlarımızın çabası, saldırıyı Peker’ in adamlarının yaptığını ortaya koydu. Soylu talimat verdi Peker’in adamları Barış Atay’a saldırıyı gerçekleştirdi. Avukat arkadaşlarımızın HTS kayıtlarını takip ederek ulaştığı bu bilgilerle soruşturmayı bizim arkadaşlarımız yürütür hale geldi. Böyle bir sistemle karşı karşıyayız.

‘HESAP SORMAYALIM MI?’

Esas mesele bir sistem kurulmuş durumda tarikatlarla, çetelerle, organize suç örgütleriyle emekçi halkı sindirmeye dönük bir sistem. Nerede bir işçi greve çıksa kolluk güçleri gelir. İşçi buna direnir sonra o mahallenin çetesi gelir. Kurdukları düzen bu. Bütün mesele o tuğlayı çekme cesareti göstermek. Türkiye’nin bekası eşittir Erdoğan’ın bekası diyorlar. Biz de tam tersini istiyoruz bu tuğlayı çekmek ve o duvarın kafalarına yıkılmasını istiyoruz.  Güldal Mumcu, Özgür Mumcu, Özge Mumcu’nun yerine koyuyorum kendimi. Bunun hesabını sormayalım mı?

‘AKP’NİN GİDİŞİ HALKIN ESERİ OLMAK ZORUNDA’

Bugün seçim yapsak geç kalmış oluruz. En acil gündemimiz Saray Rejimi’nin ortadan kaldırılmasıdır. Halk yeter diyor. İktidar da bunun farkında. Nasıl bir iki yıl daha iktidarı uzatırız derdinde. İktidar kaybettiğinin çok farkında. Şimdi niye konuşuyorlar? İktidar çatırdadığı için konuşuyorlar. Halk yeter dediği için. Şiir gibi süren ilişkileri niye bozuluyor? Yeni bir Türkiye kurulacak pozisyon almaya çalışıyorlar. Tarlada teri olmayanın sofrada yeri olmaz. AKP’nin gidişi halkın eseri olmak zorunda. HSK seçimi yapılıyor. Millet İttifakı da AKP ve MHP Milletvekilleri birlikte oylama yapıyorlar. Büyük bir skandaldır bu. Millet İttifakını da suça ortak ettiler. Memlekette güçlü bir sol olsaydı halk örgütlü olsaydı Millet İttifakının bunu yapmaya cesareti olmazdı, utanırdı. Ben utanıyorum.”

‘MEMLEKETİN KURTULUŞU İÇİN GERÇEK BİR SOL KUVVETE İHTİYAÇ VAR’

Millet İttifakının içinde olur musunuz?

 “Millet İttifakı yönünü çizmiş durumda. ‘Bu memleket muhafazakâr. Oy alabilmek için sağda ittifak yapacağım…’ Böyle bir ittifakta bizim yerimiz yok. Bir Millet İttifakı bir de Cumhur İttifakı var bir de Halk İttifakı olması şart.

Rejimi değiştirdi AKP iktidarı.  Zaman zaman muhalefeti suça ortak etmek istiyor. Düzen dışı bir muhalefet yaratmak gerekiyor. Halkın muhalefetini yaratmak gerekiyor. CHP’nin düşündüğü gibi biz bu halkın sağcı olmadığını söylüyoruz Deyim yerindeyse TİP Meclis’te, sokakta bunu anlatmak için yırtınıyor. Memleketin kurtuluşu için gerçek bir sol kuvvete ihtiyaç var.”

‘TÜRKİYE İÇİN NE GEREKİYORSA KARŞILIKSIZ YAPACAĞIZ’

Solcular ne yapacak?

“Dün akşam ki programı maalesef izledim. Üç saati yazdım hesap defterine. Üç saatimiz gitti.  95’te ilçe başkanlığı kazanmış. Sonra birtakım yandaşlar var hep. Doğru ya bir de sigorta şirketi kurmuş. İlçe başkanlığı ve sigorta şirketi kurmak dışında ne yapmış? Bunların ülkeyi yöneteceğine inanıyorsun solcuların yöneteceğine inanmıyorsunuz. Memleketin hayrına olan solun güçlenmesi. Biz bunu pratik olarak gösteriyoruz. Üç vekille Meclis’te muhalefet nasıl yapılır gösteriyoruz. Yoksul, halk, genç, kadın iktidarı olmalı. Halkın bize verdiği her türlü görevi yapacağız. Önümüzdeki seçimlerde yurttaşların gönlü rahat olsun. Sosyalistler bu memleketi karşılıksız sever. Türkiye için, Saray Rejimi’nden kurtulmak için ne gerekiyorsa karşılıksız yapacağız.”