Erkan Baş Meclis kürsüsünden AKP'lilere seslendi: Yoksullara 'depremde siz ölün' diyorsunuz!

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada deprem öncesinde hiçbir önlem alınmazken, Meclis'ten Erdoğan için yeni bir saray yapılmak üzere yasa çıkarılmaya çalışılmasına tepki gösterdi.



29-01-2020 15:51

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada 24 Ocak'ta Elazığ'da meydana gelen ve en az 40 yurttaşımızın hayatını kaybettiği depreme ilişkin hiçbir önlem alınmazken, Meclis'ten AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan için yeni bir saray yapılmak üzere yasa çıkarılmaya çalışılmasına tepki gösterdi.

Sözlerine Elazığ merkezli depremde hayatını yitiren yurttaşları saygıyla anarak ve yakınlarına başsağlığı dileyerek başlayan Erkan Baş, Türkiye İşçi Partisi adına bölge halkına ve ülkemizle geçmiş olsun dileklerini paylaştı.

'MECLİS TAZİYE EVİ DEĞİLDİR'

"Elbette halkın acılarını paylaşacağız, duygularımızı da ifade edeceğiz ancak bir şeyi hiç unutmayacağız: TBMM bir taziye evi değildir" diyen Baş, "Burada sık sık ülkemizde çeşitli nedenlerle hayatın kaybeden yurttaşlarımızla ilgili çeşitli dilekler paylaşılıyor. Elbette bir acı varsa elimizden geldiğince o acıya ortak olacağız ancak bizim işimiz halkın önlenebilir acılar yaşamasına engel olmaktır" dedi.

'DEVLETİN GÖREVİ ALLAH'TAN RAHMET DİLEMEK DEĞİL, DEPREM ÖNCESİ ÖNLEM ALMAKTIR'

Örneğin devletin deprem görevi yaralılara acil şifa, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilemek değil; öncesinde önlem almak, sonrasında yaraların hızla sarılması için görev üstlenmektir" ifadelerini kullanan Erkan Baş, "Şimdi bunları söyleyince depreme siyaset karıştırmış oluyoruz ama yıllardır sorumlu makamlarda oturanlar depreme siyaset karıştırmamamızı istiyorlar. Şimdi biz böyle laflar edince iktidar çevresinden hemen bildik yanıt geliyor, ‘Hepimiz aynı gemideyiz, böyle zamanlarda siyaset konuşmayalım’ gibi laflar ediliyor. Açık söylüyorum, bu yaklaşımın halkın acılarının iktidar lehine siyasi rant elde etme yaklaşımının bir ürünü olduğunu ve iktidarın meselinin siyasi sorumluluğundan kaçmak için uydurduğu bir kılıf olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş sözlerine şu şekilde devam etti:

'HALKIN ACILARINI HAFİFLETECEK HANGİ KARARA İMZA ATTIK?'

"Değerli milletvekilleri, siyaset bir iş siyasetçilik bir meslek değildir. Siyaset kurumu halkın dertlerini çözme, acılarını azaltmak için vardır. 

Şimdi size bir örnek vermek istiyorum. Cuma günü bir deprem yaşadık, o gün bugündür devletin tüm yetkilileri sözde acıları paylaşıyor, başsağlığı diliyor. Bunun üzerine günü geldi ve TBMM dün toplandı. Biz dün bütün gün burada halkın acılarını hafifletecek hangi karara imza attık? 

Bugün muhtemelen gündeme geçeceğiz ve 161 Sıra Sayılı Torba Kanun'u görüşeceğiz. Vatandaş bizim deprem için önlem almamızı bekliyor, üstelik İmar Komisyonu’ndan geçmiş bir teklif görüşeceğiz AKP’nin derdi ne? Cumhurbaşkanı’na bir tane daha Saray yapalım! Sayın milletvekilleri, özellikle AKP sıralarına sesleniyorum, anlayacağınız dilden söyleyeyim: Bakın burası çok önemli!"

'USÛLSÜZLÜĞE YASAL KILIF BULMAYA ZORLANIYORUZ'

"Ağustos 2018’de AKP Genel Başkanı Ahlat’a gidiyor, 1071 metrekare oturma alanlı, 10 dönümlük bir arazi üstüne ‘Selçuklu mimarisi’ ile bir Cumhurbaşkanlığı köşkü yapılacağını söylüyor. Ocak 2019’da bu Cumhurbaşkanlığı Köşkü için yine AKP’nin teklifiyle Kıyı Kanunu’nda değişiklik yapıldı hemen ardından da inşaat başladı. Temmuz 2019’da da Anayasa Mahkemesi torba kanun ile getirilen kanun hükümlerini iptal etti. AYM’nin iptal gerekçesinde, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağı, doğal ortamının korunması ve herkesin ortak kullanımına açık olması zorunludur diyor. AYM’nin bu kararına rağmen, Ahlat’ta Saray inşaatı devam ediyor.  Ve şimdi bugün Meclis’e gelen bu teklif ile bu usûlsüzlüğe resmen yasal kılıf bulmaya zorlanıyoruz, AYM’nin verdiği kararın etrafından dolaştırılmaya çalışıyoruz, ‘Reis ne isterse o olur’ deniyor!

Maalesef  AKP bizim bunlara alışmamızı istiyor ama insanlarımız can derdindeyken, bir deprem felaketi yaşanmışken, yeni deprem felaketleri yaşamamak için ne yapmak gerekir diye düzenlemeler yapılması gerektiği tartışılması gerekirken yeni bir Saray yapmak için yasa çıkarmaya el insaf diyoruz!"

'21 YILDIR DEPREMLERDE DAR GELİRLİ EMEKÇİLER HAYATINI KAYBEDİYOR'

"Peki bütün bu söylediklerimin, konuşmamın başlığı olan ‘İşçi Sınıfı açısından Deprem Gerçeği’ ile ne ilgisi var? 1999’dan bu yana meydana gelen depremlerde resmi rakamlara göre 17.480, gayriresmî rakamlara göre çok daha fazla yurttaşımız hayatını kaybetti. Son 21 yılda meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenlerin çok büyük bir bölümü yoksullardan, dar gelirli emekçi yurttaşlarımızdan oluşuyor. Yani ‘Türkiye’nin deprem gerçeği’ sözünü ‘Türkiye’nin yüzde 99’u için geçerli olan deprem gerçeği’ olarak düzeltmek gerekiyor.

Söylemek istediğim şu, deprem elbette bir doğa olayı ancak depremi bir felakete çeviren veya en az hasarla atlatılmasına engel olan şey o ülkedeki yöneticilerin davranışlarıdır. Bizim ülkemizde belli bir büyüklüğün üzerinde yaşanan her depremin bir felakete dönüşmesinin nedeni de iktidardır."

'YOKSULLARA DEPREMDE SİZ ÖLÜN DİYORSUNUZ'

"Daha önce bu kürsüde ifade etmiştim: Herhangi bir ülkede o ülkeyi yöneten kişiler ve onların etrafındakiler zenginleşiyorsa, servetleri büyüyorsa halk yoksullaşıyordur.

Şimdi buna şunu ekleyerek sözlerimi tamamlamak istiyorum:

Eğer bir ülkede, depremde ülkeyi yönetenler kendi dertlerini halkın dertlerinin üstünde görüyorsa o halkın acılar yaşaması kaçınılmazdır.

Eğer bir ülkede kaçak saray, yazlık saray, uçan saray, yüzen saray varken yeni Saray’lar yapmak istiyorsanız gecekondulara ‘Siz ölün’ diyorsunuz."