Erkan Baş: İşçilerin depreminde bütün saraylar yıkılır

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, emekçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarını gasp eden yasa teklifine karşı konuştu



04-11-2020 20:09

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, emekçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarını gasp eden yasa teklifine karşı konuştu.

 

'İNSANIN YÜZÜNÜ KIZARTMASI, UTANDIRMASI GEREKİYOR'

Baş'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

Buraya bir madenci bareti getirdim. Çünkü bazen şöyle hissediyorum; sanki bu Meclis’in içi sanal bir dünya, bizim burada el kaldırıp indirmemiz bir bilgisayar oyunu gibi… Burada aldığımız kararlar insanların hayatına nasıl etki ediyor, hiç düşünmeden hareket ediyoruz gibi geliyor.O yüzden bu işçi bareti burada dursun. Biz işçilerin hayatını konuşuyoruz. İşçilerin emekçilerin nasıl yaşayacağını konuşuyoruz. Bu kapsamda ilk söyleyeceğimiz söz şu:

Yine işçi düşmanı, emekçi düşmanı bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Memlekette salgın hastalık kol geziyor mu, diye sorsam hepiniz geziyor diyeceksiniz.
Daha memlekette 3-4 gün önce deprem olmuş. 110 insanımızı kaybetmişiz, yüzlerce yaralı var. Binlerce insan yitirdiklerimiz için ağlıyor bir taraftan, bir taraftan da evsiz barksız geleceksiz kaldı, ne yapacağız diye düşünüyor. 
 
Peki, iktidar partisi ne yapıyor… İşçinin ekmeğine, hatta çocuğunun ekmeğine çökmek için bir yasayı getirmiş önümüze koymuş. İşçi buna karşı tepki gösteriyor. Soma'da jandarmayı dikiyorsunuz işçinin karşısına, copluyorsunuz, gözaltına aldırıyorsunuz. Buraya milletin meclisi diyorsunuz. Buraya Ankara’ya geliyor işçi temsilcileri, Meclisin kapısında polis karşılıyor, tartaklıyor…
Bu tablonun en azından insanın yüzünü kızartması, utandırması gerekiyor.
 
Buradan özellikle 25 yaşın altında olan genç işçi kardeşlerime seslenmek istiyorum.
Bu Genel Kurul’da sizin hayatınız, emekleriniz, alınterinizin karşılığı olan haklarınız konuşuluyor.
Bugün, en temel tazminat haklarınız, kıdem ve ihbar tazminatlarınız, sigorta hakkınız bir grup patron temsilcisi tarafından gasp edilmek isteniyor.

50 yaşın üzerindeki emekçiler...
Bu kanun geçerse, patronlar sizi geçici işçi olarak çalıştıracak. Bu süre boyunca kıdem ve ihbar tazminat haklarına sahip olamayacaksınız.
Bunlar sizin emeklilik hakkınıza göz koyanlardı şimdi tamamen engellemek için uğraşıyorlar.

 
'BU ORMAN KANUNUDUR'

Bu, ayrımcılığın kanunlaşmasıdır.
Diyelim, 52 yaşındaki işçi ile 30 yaşındaki bir işçi, 23 yaşındaki işçi ile aynı işyerinde 40 yaşındaki bir abisi ablası, bu kanunla düpedüz bir ayrımcılığa maruz kalacak. Afili isimler var… Belirli süreli iş sözleşmesi deniyor. Belirli süreli demek, kıdem yok demek, ihbar yok demek mesela haksız yere işten atıldığında işe iade davası açamamak demek. Üstelik bu yasa çıkarsa zaten sürekli kıyak yapılan patrona “sen bu işçiyi çalıştır, sigortasını da ödeme” denecek.
Yahu, akıl mantık alıyor mu? Kanunla sigorta ödemeden işçi çalıştırma hakkı veriyoruz! Bu hangi hukuk kitabında var? Ben bilmiyorum.
Bunun adı kanun değil bu olsa olsa orman kanunudur.

 
'BUNUN ADI AKBABALIK DÜZENİDİR'
 
Peki niye çıkıyor bu kanun? Utandığınız için söyleyemiyorsunuz, Ben sizin yerinize söyleyeyim.
Sorsak işsizlik yok, memlekette işsizlik artmıyor diyorsunuz ama bal gibi biliyorsunuz ki, memlekette işsizlik katlanarak artıyor. O yüzden 25 yaşın altında ve 50 yaşın üstünde olanlar, iş bulurlarsa dua ederler, diyorsunuz. Hazır ortam müsaitken, iş bulsunlar da haklarını almasınlar diyorsunuz… Açık söylüyorum, bunun adı fırsatçılıktır, akbabalık düzenidir. 
 
Kayıt dışı çalıştırmayı teşvik ediyorsunuz. Hem de işsizlik fonundan! işçileri ölüm sınırında yaşamaya mahkum ediyorsunuz. Emekçiler bunu kabul etmiyor, biz de etmeyeceğiz. 
 
'AKP DİNLESİN BUNLARI!'
 
Bu iktidarın gözü dönmüş. Bakın birkaç saat oldu. Meclis kapısı önünde sendika temsilcilerine saldırıldı. Bu ülkede işçi sınıfı mücadelesinin yüz akı DİSK’in meclis kapısı önünde saldırıldı. Madenciye saldırıldı. Bakın açık söylüyorum, biz onların haklarını savunmak için Türkiye İşçi Partisi’ni kurduk. 

Bugün Kırkağaç yolunda yerlerde sürüdüğünüz o işçilerin, meclis kapısında darp ettiğiniz gözaltıyla yıldırmaya çalıştığınız işçilerin sesini duymak zorundasınız.

O sesi, burada sizlerin yüzüne karşı haykırmak bizim görevimiz.  Elimde maden işçilerinin bir mesajı var. Yüzünüze karşı, onların vekili olarak, onlara vekaleten o mesajı ben okuyacağım:
 
"AKP dinlesin bunları!
14 yıl bekledik, yetti artık… 14 saniye bile beklemeyeceğiz. BİTTİ!
Her şeye çare bulanlar, Patronların her dediğini yapan, her tür kanunsuzluğuna susanlar işçinin de çaresini üretsin.
Holdinglere parayı buluyorsunuz, milyarlarca lira borçlarını bi kalemde siliyorsunuz, işçiye gelince yok diyorsunuz!
Yetti artık, işçi hakkını istiyor.
Adam 700 tane işçinin hakkına 14 yıldır çökmüş.
Madenciyiz biz, yasaya göre çalıştık. Alınterimizi döktük. Yetmez dediniz ömrümüzü verdik.
Canını veren var, iki gözü olmayan, iki kolu olmayan, ciğerleri çürümüş var. 
Artık yeter, adalet istiyoruz!”
AKP sen bu işçinin hakkını vermeyeceksin, öyle mi?
Yok öyle yağma!
 
'İŞÇİLERİN DEPREMİNDE BÜTÜN SARAYLAR YIKILIR!'
 
Sanırım siz işçi sınıfını pek iyi tanımıyorsunuz. Bakın TİP adına hatırlatıyorum ve uyarıyorum:
İşçi sınıfı merhametli bir sınıftır. Bir depremzedenin kurtarmak için hayatını tehlikeye atıp enkaza girer.
Girer çünkü bilir ki o enkazdaki büyük ihtimalle onun gibi, alınteriyle, emeğiyle yaşayan bir yoksul var.
Depremler yoksulların evini yıkıyor, saraylar hiç hissetmiyor o depremi…
Ama işçi sınıfı bir ayağa kalktığında, bir sarstığında, işçilerin depreminde, bütün Saray’lar yıkılır. Onun altında kalırsınız.
O yüzden, demedi demeyin, işçinin hakkını verin!