Erkan Baş: Gülen, işçi düşmanlarının eseridir

TİP Genel Başkanı Erkan Baş Meclis Genel Kurulu'nda konuştu. Baş burada yaptığı konuşmasında, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili olarak, "Bu memleketi işçiler, emekçiler, yoksullar ve onların temsilcileri yönetmesin diye ABD'ye ve iş birlikçilerine teslim edenler Fetullah Gülen örgütlenmesinin yayılmasında, büyümesinde sorumludur" dedi.



15-07-2019 16:08

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş Meclis Genel Kurulu’nun Özel Gündemli Oturumu’nda konuştu.

Erkan Baş, konuşmasında 15 Temmuz darbe girişiminin örgütlenmesinin ABD tarafından 1950'li yıllarda başlatılan 'Yeşil Kuşak Ülkeler Projesi'nin bir sonucu olduğunu dile getirdi. 50 yıldır bu örgüte karşı kesintisiz mücadele eden bir geleneğin temsilcisi olduğunu söyleyen Baş, "Fetulah Gülenle mücadele edilecekse komünistlerin söyledikleri dikkate alınmalıdır" dedi.

Baş'ın konuşmasından satır başları şöyle:

-1950'de Komünizmle Mücadele Dernekleri kurulur ve 1951'de Türkiye tarihinin en önemli komünist tevkifatı gerçekleştirilir. Menderes Hükûmetinde 100'ü aşkın komünist yargılanırken Zeki Baştımar şöyle bir savunma yapıyor, dikkatinizi çekiyorum, hâkim diyor ki: "Biz bu memleketi siz komünistlerin elinde bırakmaktansa bu vatan batsın daha iyi."

Zeki Baştımar sözü alıyor, "Bu sözler memleketi felakete sürükleyen zihniyetin ifadesidir. Ben yurtsever bir komünist olarak bugün memleketin zararına çalıştıklarına inandığım ve şahsen gadrine uğradığım, zulmünü gördüğüm siyasi hasımlarımın tahakkümü altında bile bu memleketin yaşaması için hayatımı vermekten çekinmem."

Bu, son derece önemli bir ayrımdır. Bu memleketi işçiler, emekçiler, yoksullar ve onların temsilcileri yönetmesin diye ABD'ye ve iş birlikçilerine teslim edenler Fetullah Gülen örgütlenmesinin yayılmasında, büyümesinde sorumludur.

GÜLEN İŞÇİ DÜŞMANLARININ ESERİDİR

-Bu memleketi işçiler, emekçiler, yoksullar ve onların temsilcileri yönetmesin diye ülkeyi ABD'ye ve işbirlikçilerine teslim edenler, bu Fetullah Gülen örgütlenmesinin yayılmasında, büyümesinde sorumludur.

'TRUMPLA EL SIKIŞARAK FETULLAHLA MÜCADELE EDİLMEZ'

-Elli yıla aşkın bir süredir bu örgütün bu topraklarda bir şer faaliyeti devam ediyor. Fakat öyle "uluslararası güçler" "malum çevreler" diyerek bu örgütle mücadele edilmez, adını koyacağız. Bu örgütü besleyen, büyüten, arkasında duran Amerika Birleşik Devletleri emperyalizmidir. Emperyalizme karşı tam bağımsızlıkçı bir tutum almadan, bunu söylemeye bile cesaret etmeden ya da Trump'la el sıkışarak Fetullah'la mücadele edilmez.

'BU ÖRGÜT 12 EYLÜL İLE SERPİLDİ, DEVR-İ İKTİDARINIZDA İKTİDAR ORTAĞI OLDU'

-Elli yıldır bu örgüt vardır, bu evredeki tüm iktidarları suçlayabiliriz de, bir gerçeğin üstünü kapatmayalım: Birincisi, 12 Eylül askerî faşist cuntasından sonra var olan bu örgüt büyümüş, serpilmiş, gelişmiştir. İkincisi de maalesef devr-i iktidarınızda iktidar ortağı olmuş, “ne istedilerse verilmiş” ve devlette tepeden tırnağa hâkim hâle gelmiştir. Bu gerçeklere göz kapatarak bu hesaplaşmayı gerçekleştirmemiz mümkün değil.

-Madem bu gerçekler hepimizin gözleri önünde yaşandı; bu çeteyi devlet içine yerleştiren, önünü açan, bu çetenin hedef hâline getirdiği gençleri, siyasileri, bürokratları tasfiye eden, yargılatan ve tutuklanmasını sağlayan herkes mutlaka hesap vermelidir.

'SİYASET, SERMAYE GRUPLARININ FAALİYETİ OLMAKTAN ÇIKACAK'

-Bizim önerimiz açıktır, bir daha memleketimizin bunları yaşamasını istemiyorsak;

Bir: "Malum çevre" deyip geçiştirmeyeceğiz, "emperyalizm"in adını koyacağız.

İki: Siyaset; çıkar gruplarının, sermaye çevrelerinin, saray entrikası olarak bol parası olanların faaliyeti olmaktan çıkacak; alın teri döken emekçi halkın özneliği kabul edecek.

Üç: Hangi dinî inancı benimsediğini söylüyor olursa söylesin, cemaatlerin, tarikatların, halkın dinî inancını kullananların siyasette yerinin olmaması, laikliğin kuvvetlendirilmesi gerekir.

Dört: Değerli arkadaşlar, hukuk, iktidarın sopası değil, adaletin simgesi hâline gelmelidir.