Erkan Baş, Buket Aydın olayının ardındaki işçi kıyımını Meclis'e taşıdı!

Birleşimde söz alan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, medya emekçilerine yönelik sorunlar ve Kale Kayış işçilerine yönelik patron saldırısını Meclis'e taşıdı.



22-05-2019 18:00

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Kılıçdaroğlu’yla yaptığı TV programıyla hatırlanan Buket Aydın’ın işten ayrılıp, geri dönmesi sürecinde 60 güvenlik görevlisinin işten çıkarıldığını açıkladı. Baş,”20 yıldır orada çalışan işçi arkadaşlarımızın olduğu bir topluluk bir günde, iktidar istedi diye işsiz kalmış durumda” dedi.

Meclis birleşiminde söz alan alan Baş, konuşmasına Meclis’te grubu olmayan partilerin söz hakları konusundaki kısıtlara vurgu yaparak başladı. Bu hakkın korunma altına alınmasını konusundaki eksikliğe işaret eden Baş, “Bu sorun sadece Türkiye İşçi Partisi’nin ya da burada grubu bulunmayan diğer partilerin değil, tüm milletvekili arkadaşlarımızın halkın temsiliyetiyle ilgili görevlerini yerine getirmeleri için sağlanması gereken bir düzenleme” ifadelerini kullandı.

‘TOPLUM SUSTURULMAYA ÇALIŞILIYOR’

“Tabi, mesele sadece milletvekillerinin susturulması değil, aslında bir bütün olarak Türkiye’de toplumun susturulmaya çalışıldığını gözlemliyoruz” şeklinde sözlerine devam eden Baş, bunun en önemli göstergelerinden bir tanesi olarak da basın ve medya üzerindeki iktidar ablukası ve tek yanlı yayıncılığı örnek gösterdi.

“Şimdi, her ne kadar bizim sesimiz kısılmaya çalışılsa da bir biçimde Türkiye’nin dört bir yanından işçiler, emekçiler, yoksullar haksızlığa uğradıklarında bize ulaşıyorlar ve bugün, sadece bugün 2 ayrı işçi topluluğunu Meclis’te misafir ettik. Bu kardeşlerimizin, bu arkadaşlarımızın bize taşıdıkları gündemi de milletvekili arkadaşlarımızla ve Türkiye kamuoyuyla paylaşmak istiyorum” diyen Baş, iktidar tarafından TRT emekçilerinin hayatlarıyla oynandığını belirtti.

‘İKTİDARIN TRT’Yİ BABASININ ÇİFTLİĞİ GİBİ KULLANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

Baş, şunları söyledi:

“Şimdi ‘basını susturmak’ dedik. ‘Yandaş medya, havuz medya yaratmak’ dedik. Bunun en önemli ayaklarından bir tanesi aslında bir kamu yayıncılığı görevi üstlenen TRT’deki kadrolaşma faaliyetleri. Bugün HABER-SEN yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, 169 TRT emekçisi, nitelikli TRT emekçisi -özel görevi olan sanatçılar, rejisörler dâhil olmak üzere- Devlet Personel Başkanlığı’na fazla personel olarak duyurulmuş, ilan edilmiş gözüküyor. Bu, açık bir haksızlıktır. Bu, TRT’nin; halkın haber alma hakkı adına halk adına, kamu adına yayıncılık yapmakla görevli TRT’nin iktidar tarafından denetim altına alınması sürecinin bir parçasıdır ve emekçilerin hayatıyla oynanarak yapılıyor olmasını, TRT emekçilerinin hedef tahtasına oturtuluyor olmasını kabul etmediğimizi burada ifade etmek istiyoruz. Biz TRT’nin halkın olduğunu, halka hizmet eden bir kurum olarak faaliyetine devam etmesi gerektiğini, iktidarın babasının çiftliği gibi kullanılmasına izin vermeyeceğimizi paylaşmak istiyoruz”

BUKET AYDIN OLAYININ GÖRÜNMEYEN KISMINDA İŞÇİ KIYIMI VARMIŞ!

Baş bu sözlerinin ardından Demirören Medya’ya bağlı Kanal D’deki işinden çıkarılmasının ardından tekrar işe dönen Buket Aydın olayının ardındaki emekçi kıyımını anlattı. “Yine, basın alanında, basında çalışan emekçilere dönük, çok ilginç olduğunu düşündüğüm ziyaretçileri bugün misafir ettik. Demirören Holdinge bağlı güvenlik işçisi arkadaşlarımız bizi ziyaret ettiler. Sanırım ‘Buket Aydın’ ismini tüm vekil arkadaşlarımız ve kamuoyu, esas olarak seçim öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yaptığı programdan hatırlayacaktır. Orada Kılıçdaroğlu’na karşı bir basın emekçisine yakışmayan davranışı nedeniyle gündem olmuştu” diyen Baş, şöyle devam etti:

“Buket Hanım’ın bu davranışından sonra şirkette yaşadığı sıkıntılar nedeniyle güvenlik görevlisi arkadaşlarımıza amirlerinden bir talimat geliyor ‘Buket Hanım’ın işine son verilmiştir, içeri girişi engellensin’ deniyor ve güvenlik işçileri sadece kendilerine gelen bu talimatı uyguluyorlar. Daha sonra tekrar, büyük ihtimalle Ankara üzerinden Buket Hanım işe iade edilince sadece kendilerine verilen görevi yerine getirdikleri için bütün güvenlik şirketi çalışanları, İstanbul ve Ankara’daki 60 güvenlik işçisi bir günde işinden çıkarılıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Aralarında yirmi yıldır orada çalışan işçi arkadaşlarımızın olduğu bir topluluk, bir günde, iktidar istedi diye işsiz kalmış durumda. Bunu takdirlerinize sunuyorum.”

‘KALE KAYIŞ İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ’

Son olarak Silivri’deki Kale Kayış direnişine dikkat çeken Baş; patron Faruk Dağlı’nın, oğlu ve korumalarıyla işçilere yaptığı saldırıyı Meclis’e taşıdı. Böyle bir şeyin kabul edilemeyeceğini söyleyen Baş, şu ifadeleri kullandı:

“Kale Kayış’ta iş kazaları gerçekleşiyor, ciddi iş kazaları gerçekleşiyor ve 3 işçi de hayatını kaybediyor. Buna karşı işçi kardeşlerimiz en doğal olanı yapıyorlar. Örgütleniyorlar, sendikalaşıyorlar ve direnişe geçiyorlar fakat yine iktidarın gücünü arkasına alan patron dün bu işçi temsilcilerini bir odaya çağırıp dövüyor arkadaşlar. Böyle bir şey kabul edilemez. Birilerinin bu işçilerin patronlar tarafından uğradığı haksızlığı dile getirmesi; bu işçilerin, ister iktidarın gücünü arkasına alsın ister polisin gücünü arkasına alsın ister paranın gücünü arkasına alsın patronlar tarafından ezilmesine engel olmamız gerekiyor. Biz, her alanda bu işçi kardeşlerimizin yanında duracağımızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz.”