Erkan Baş & Nuri Günay: İstanbul işçilerle, kadınlarla, gençlerle, mücadeleyle kazanacak

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Genel Başkanı Nuri Günay, Yüksek Seçim Kurulu tarafından hukuksuz bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesinin ardından AKP iktidarını İstanbul seçimlerinde tekrar mağlup etmek için başlatılan 'İstanbul Seninle Kazanacak' kampanyasının ne anlama geldiği ve çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundular.



17-06-2019 23:17

AKP’nin gerici, ayrımcı, neoliberal, kent ve emek düşmanı politikalarına karşı mücadele eden ve seçim iptalinde yaşanan açık irade gaspına karşı tavır alan sosyalistler, demokratlar, ilerici toplumsal muhalefet bileşenleri İstanbul Seninle Kazanacak kampanyasında bir araya geldi. İlk toplantısını 23 Mayıs’ta gerçekleştiren İstanbul Seninle Kazanacak “bağımsız sosyalist bir çizgi” vurgusuyla 23 Haziran seçiminde aktif bir tutum alarak İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu destekleme kararı aldı.

23 Mayıs’taki toplantıdan bugüne yerel inisiyatifler ve mahalle dernekleri ile birlikte mahalle mahalle, sokak sokak çalışmaya koyulan bu kampanyanın içeriğini seçimlere kalan son iki haftada neler yapacağını TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay ile konuştuk.

İmamoğlu ve CHP’nin oluşturduğu “İstanbul Gönüllüleri”ne katılmayıp ayrı bir seçim çalışması örgütleyen İstanbul Seninle Kazanacak’ın bileşenleri aynı zamanda 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne aday olan herhangi bir adayı desteklememişti.

Günay ile Baş’a tekrarlanan seçimde neden aktif tutum alma gereği duyduklarını sorduk. Her ikisi de İmamoğlu’nun ve ona oy veren muhalif seçmenin açık hak gaspına uğradığını ifade ederken yürüttükleri mücadelenin seçmen iradesine darbe vurulmasına karşı olduğunu ancak halkı seçmen olmanın ötesine geçerek özne olmaya çağırdıklarını belirttiler.

'SOSYALİSTLERİN KENDİ ÇABASIYLA SÜRECE KATKI KOYMASI GEREKİR'

Nuri Günay, İmamoğlu’nu destekleme nedenlerini şöyle açıkladı:

Ekrem İmamoğlu aday değil seçilmiş bir belediye başkanıdır. Bu destek halk tarafından seçilmiş bir belediye başkanlığının gasp edilmesine, çalınmasına karşı bir mücadeledir.

Bizim mücadelemiz aynı zamanda İstanbul’u 25 yıldır rant merkezi olarak gören, her türlü gerici yapıyı belediye olanaklarıyla palazlandıran, İstanbul halkının cebinden çıkıp belediye kasasında biriken milyonları iktidarına ve sermayeye kaynak yapan, İstanbul’un tüm ortak varlıklarını talan eden, hukuksuz ve denetimsiz işleyişle her türlü yolsuzluğa imza atan bir anlayışa karşı mücadeledir. Yıllardır yürüttüğümüz kamusal hak mücadelelerinin korunması ile kazanılması mücadelesinin gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bunlarla birlikte kriz koşullarında halkın ve emeğin haklarını savunmak ve ilerletmek için İstanbul’u emekçilere yaşanmaz kılan AKP’nin yenilgiye uğratılması kritiktir. Baskıya, faşizme karşı demokrasi mücadelesinin yükseltilmesi için; demokratik, laik, insanca yaşadığımız bir ülkeye olan umudun büyüdüğü bu dönemde sosyalistlerin kendi çalışmalarıyla sürece katılması gereklidir.

'BİRLİKTE YÖNETMENİN, BİRLİKTE KARAR ALMANIN TEK YOLU BİRLİKTE MÜCADELE ETMEKTİR'

Erkan Baş ise devletin tüm olanaklarını kullanarak yalan ve baskı ile halk iradesine karşı savaş açılmışken harekete geçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

İstanbul seçimlerinin hukuka, vicdana, akla aykırı şekilde iptal edilip, seçmen iradesine darbe vurulması ile birlikte çok daha açık bir tavır alınması gerektiğine karar verdik. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde önemli şekilde gerileyen AKP, çözülüşünü durdurabilmek için her yolu denemeye karar verdiyse, devrimciler de ülkeyi bu karanlıktan kurtarmak için gerekeni yapmalıdır.

Bizler halkçı belediyecilik hedefimize kestirme yollardan ulaşamayacağımızı, birlikte yönetmenin, birlikte karar almanın tek yolunun birlikte mücadele etmekten geçtiğini biliyoruz. Ancak devletin tüm olanaklarını kullanarak yalan ve baskı ile halk iradesine karşı savaş açılmışken, biz şimdilik yokuz, bir sonrakine hazırlanacağız demiyoruz.

'SOSYALİSTLER BAYRAK YÜKSELTMELİ'

İstanbul Seninle Kazanacak kurulduğu günden bu yana kampanyalarını “bağımsız sosyalist bir çizgi” vurgusu ile gerçekleştiriyor. Ve kampanya doğrudan CHP içerisinde yer almak yerine onunla dirsek teması kuran ve dışarıdan destek veren bir pozisyonda kendini konumlandırıyor. Bunun nedenini Erkan Baş’a sorduğumuzda kısaca “Aynı düşmana karşı mücadele ediyor olmak, bizi aynılaştıramaz” yanıtını verdi.

“Bizim ve Halkevci arkadaşlarımızın asıl talebi tüm sosyalist kuvvetlerin yan yana gelerek, 3-5 maddelik bir program etrafında seçim sürecinde birlikte mücadele etmesiydi” diyen Baş, şunları söyledi:

Önümüzdeki seçimler tüm toplum tarafından referandum olarak algılanıyor. Açıkçası biz de benzer şekilde değerlendiriyoruz. Ortada iki cephe oluşmuş durumda. Karşımızda örgütlü bir faşist blok var ve ciddi bir kuvvet. Özellikle krizin derinleşmesiyle birlikte emekçi halkın üzerine çöken işsizlik ve yoksulluğun, inanılmaz bir hızla artan kadın cinayetlerinin, çocuk istismarının, sadece zamanını uzatabilmek için akıl almaz boyutlara gelen Kürt halkına karşı işlene suçların sorumlusu olan bir Saray rejimi…

Diğer taraftan karşısında yer alan, bizlerin de içinde olduğu yani ülkenin ilericilerinin, devrimcilerinin, yurtseverlerinin olduğu taraf ise yekpare değil. Biz böylesi durumlarda kendi programımızı, gelecek öngörümüzü, hayallerimizi saklı tutamayız. Aynı düşmana karşı mücadele ediyor olmak, bizi aynılaştıramaz. Bizim ve Halkevci arkadaşlarımızın asıl talebi tüm sosyalist kuvvetlerin yan yana gelerek, 3-5 maddelik bir program etrafında seçim sürecinde birlikte mücadele etmesiydi. Sanıldığının aksine burada ciddi bir birikim ve kuvvet var. AKP tabanında oluşan çatlağın temel nedeni olan yoksullaşmayı örgütleyebilecek olan da, seçim sonuçları kesinleşene kadar yaşanabilecek türlü hukuksuzluklara karşı direnebilecek olan da ülkenin devrimcileridir, ilericileridir, yurtseverleridir. Tüm sosyalistleri kapsayamasa da buna niyetli olanlarla ve ulaşabildiklerimizle, sosyalistlerin de bir bayrak yükseltmesi gerektiğini düşündük.

'BİZ İMAMOĞLU'NUN SÖYLEMEDİKLERİNİ SÖYLEYEBİLİRİZ'

Sosyalistlerin kendi gerekçe ve söylemlerini ortaya koyarak bu kampanyanın startını verdiğini söyleyen Günay ise, “Biz CHP’nin ve İmamoğlu’nun söyleyemediklerini söyleyebilir, yapamadıklarını yapabiliriz” diyerek sosyalistlerin ulaşabileceği kitlenin ve argümanlarının özgünlüğünü vurguladı.

“CHP siyasetinde değil halkın bağımsız çıkarlarının örgütlenmesinde gören ve gösteren bir çizgiyi, pratiği, örgütlenme ve hareket biçimini açığa çıkartmalıyız” diyen Günay bağımsız sosyalist çizgi vurgununun nedenlerini şu sözlerle açıkladı:

Biz CHP’nin ve İmamoğlu’nun söyleyemediklerini söyleyebilir, yapamadıklarını yapabiliriz. Referandum başta olmak üzere son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ve başkanlık rejiminin gayrimeşruluğunu sosyalistler anlatabilir. 24 Haziran’dan itibaren yürütülecek bir adalet mücadelesinin, krize karşı mücadelenin büyütülmesinde bu dönem yapacağımız çalışma önemli bir aşama olabilir. Seçim kazanıldığında insanca yaşanabilir bir kent, haklarımız için mücadelelerin büyümesi ve denetleme gibi görevlerimizi yerine getirebilmemiz için böyle bir çizgi gereklidir.

CHP’den bağımsız, güvenceyi İmamoğlu ve CHP siyasetinde değil halkın bağımsız çıkarlarının örgütlenmesinde gören ve gösteren bir çizgiyi, pratiği, örgütlenme ve hareket biçimini açığa çıkartmalıyız. Bu yalnızca kendi örgütlü güçlerimizi harekete geçirdiğimiz ya da sadece örgütleri yan yana getirdiğimiz bir çalışma değil. Örgütlü örgütsüz isteyen herkesin katılabildiği planların, çalışmaların birlikte yapıldığı bir kampanya.

Peki seçime sayılı günler kala İstanbul Seninle Kazanacak’ın planları neler? Bu kısa sürede odaklandıkları bir kesim var mı?

Hedefledikleri kesimin 31 Mart’ta sandığa gitmeyen sol, sosyalist seçmen olduğunu söyleyen TİP ve Halkevleri başkanlarının soruya verdiği yanıtlar şöyle:

Günay: İstanbul’un 39 ilçesinde bayram günlerinde bile aktif çalışılan bir kampanya oluyor. İmamoğlu’nu destekleyen ama onunla sınırlı olmayan, halkın bizzat kendisinin özne olduğunu vurgulayan bir faaliyet yürütüyoruz. “İstanbul Seninle Kazanacak” her bir yurttaşı işaret etmektedir. Aynı zamanda İstanbul öğretmenlerle, işçilerle, kadınlarla, gençlerle, sanatçılarla, avukatlarla… biçiminde de formüle edilebilir. 24 Haziran’da da sürecek bir mücadele hedefliyoruz aynı zamanda. Bunlarla birlikte şimdiye kadar seçim pratiklerinden ve CHP’nin siyasi çizgisinden kaynaklı 31 Mart’ta sandığa gitmeyen sol, sosyalist önemli bir kesim var. Bizim kampanyamız aynı zamanda onları da sürece katmayı, sandığa gitmeyi ama bununla asla sınırlı kalmayan bir mücadeleyi birlikte yürütmeyi öneriyor.

Baş:Bu kadar kısa zamanda odaklanmamız gereken esas olarak iki alan olduğunu düşünüyoruz. Birincisi doğrudan işçileri, emekçileri sürecin aktif bir tarafı haline getirmek için çabalayacağız.  İkincisi ise 31 Mart’da oy kullanmayan kendini solcu, devrimci, sosyalist olarak gören ve çoğunluğu örgütsüz olan arkadaşlarımızı çalışmalara katmayı istiyoruz. Son düzlükte de bu arkadaşlarımızın sandık motivasyonunu yükseltmek için elimizden geleni yapacağız.

16 Haziran’da Yoğurtçu Parkı’nda kitlesel bir buluşmada bir araya gelen İstanbul Seninle Kazanacak gönüllüleri, son haftada sandık güvenliği organizasyonuna odaklanıyor. Sandık güvenliği için çalışmak üzere yüzlerce gönüllü başvurusu alınırken İstanbul’un üç bölgesinde sandık güvenliği eğitimleri düzenleniyor.(Sendika.org)