Erdoğan’ın ‘yol arkadaşı’ Hasan Yeşildağ, aforoz edilen Sedat Peker ve bir cezaevi ziyareti…

Çamlıca Kulesi'ndeki kafe-restoranın işletmesini almasıyla yeniden gündeme gelen Hasan Yeşildağ'ın geçmişi ise karanlık ilişkilerle dolu.



05-06-2021 20:53

İleri Haber

Çamlıca Kulesi’ndeki 360 Kafe - Restoran işletmesini ihalesiz olarak almasıyla yeniden gündeme gelen Erdoğan’ın “yol arkadaşı” Hasan Yeşildağ’ın geçmişindeki çete bağlantıları dikkat çekerken, adı Sedat Peker’in Ergenekon davalarında verdiği ifadelerde de geçiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait Ulus Cafe, halı sahalar, nargile cafelerden sonra Yapı&Yapı İnşaat’a verilen Ankara Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Millet Bahçesi, Rize’de Cengiz İnşaat’la birlikte verilen İyidere Lojistik Limanı’ndan sonra şimdi de açılışı yapılan Çamlıca Kulesi’nin 360 Kafe – Restoran işletmesi ihalesiz olarak Hasan Yeşildağ’a verildi.

Bu ‘kıyak’la yeniden gündeme gelen Hasan Yeşildağ’ın geçmişi ise karanlık ilişkilerle dolu. 12 Eylül öncesi ülkücü olarak bilinen Yeşildağ’ın o dönemde gündeme geldiği konular şöyle:

9 Mart 1979 tarihli Milliyet gazetesi haberi:

“Geçtiğimiz Aralık ayında Üsküdar’da bomba ile yakalanan iki ülkücünün sorguları sırasında Üsküdar ve Kadıköy’de birçok olayın suçlusunun ortaya çıkarıldığını, Atatürk Eğitim Enstitüsü Müdür Yardımcısı Fahrettin Yılmaz’ı öldürdükleri ileri sürülen Hasan Yeşildağ ve Saffet Alyas’ın da yakalandığı…”

31 Mart 1979 tarihli Milliyet gazetesi haberi:

“ÜGD Üsküdar Şubesi kurucularından Hasan Yeşildağ’dan sağladıkları tabancalarla İstanbul’un çeşitli yerlerinde soygunlar yapan ve elde ettikleri paralarla cezaevinde bulunan ülkücülere yardım ettikleri iddiası ile aranan Ercüment Demir ve Sabahattin Civelek, Asayiş Şubesi ekiplerince yakalandı…”

24 Aralık 1980 tarihli Milliyet gazetesi haberi:

“Yargıtay, 2 kişiyi öldürmekten sanık ülkücü Cengiz Ayhan’ın itiraflarının yeniden incelenmesi için ölüm cezasını bozdu. Bu itirafla birlikte Hasan Yeşildağ yeniden yargılanacak.” 04 Ekim 1989, Milliyet: “İsviçre’ye kaçan Hasan Yeşildağ için iade istendi. İsviçre asmazsanız güvencesi istedi…”

İSVİÇRE’DE ‘UYUŞTURUCU’DAN HAPİS VE ÇATLI BAĞLANTISI

Yeşildağ’ın karanlık geçmişinde sayfalar ilerledikçe “ülkücü” kimliğine uygun yeni sicil kayıtları da göze çarpıyordu. Tuncay Özkan’ın 26 Ekim 2001 tarihli Milliyet gazetesinde “Yürü Ya Hasan” başlıklı haberinde şu ifadeleri kullanıyordu:

"Hasan Yeşildağ, Abdullah Çatlı grubunun adamıydı. Sonra bu bağ bitti. Çünkü işe uyuşturucu karıştı.

Hasan Yeşildağ, Türkiye'de Abdi İpekçi dahil cinayetlere karışmış, tutuklanmış, polise konuşmuş ve bazı arkadaşlarını ele vermişti. Kaçaktı İsviçre'de... İsviçre'de uyuşturucu ve örtülü faaliyetlerinden dolayı cezaevinde yattı. Avrupa'da uyuşturucu işini iyi bilenlerden... İsviçre savcılarının ve gizli servisinin bunlarla ilgili bilmediği hiçbir şey yok. Kullanılmışlıkları da çok...

Ama nedense onunla birlikte cezaevinde olanlar bir daha İsviçre'ye giremezken, Yeşildağ İsviçre'yi ikinci vatanı yaptı. Halen kardeşlerinden Ali, çeteci Ali Fevzi Bir'i fidye için kaçırmaktan aranıyor. Cin gibi iki kardeş Hasan ve Zeki Yeşildağ birlikte hem siyaset, hem ticaret yaşamında para ve yer kazanıyor.”

'YOL ARKADAŞLIĞI’NDA ÖNEMLİ DURAK NOKTASI

İşte bu Hasan Yeşildağ’ın yolu AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilk midir bilinmez ama en çarpıcı şekilde Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde yattığı Pınarhisar Cezaevi’nde kesişiyor. Daha doğrusu Yeşildağ koşulları oluşturuyor.

Hüseyin Besli ve Ömer Özbay tarafından kaleme alınan “Recep Tayyip Erdoğan, Bir Liderin Doğuşu” isimli kitapta Erdoğan’ın “hapishanede öldürüleceği” istihbaratını aldıktan sonra Hasan Yeşildağ’ın yaptıkları şöyle anlatılıyor:

“Aldığı bilgiyi ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan kardeşi Zeki Yeşildağ’la paylaştı. Ne gibi önlemler alabileceklerini gözden geçirirken Zeki, kestirip attı:

Ağabey, uzatmaya gerek yok. Tayyip Bey’le beraber sen de gireceksin cezaevine.”

Bundan sonra Hasan Yeşildağ, basit bir çek-senet suçundan hapis cezası alıyor. Ancak ceza alan Yeşildağ, yine rahat bir şekilde Erdoğan’ın cezaevi koşullarını ayarlamak için çabalıyor. 

Yine aynı kitapta şöyle anlatılıyor:

- Öncelikle Erdoğan ve beraberinde kalacağı Yeşildağ’ın hangi hapishanede yatacakları konusunda ihtimaller gözden geçirdiler. Erdek, Karamürsel, Çorlu, Akyazı derken, Pınarhisar Cezaevi kesinlik kazanır.

- Hasan Yeşildağ, önceden gidip cezaevini gezer. Yapılacak işlerin bir listesini çıkarır.

- Kendilerine tahsis edilen koğuşu bir güzel temizletir. Duvarları kağıt kaplatır, zemine, boydan boya halı döşetir.

- Koğuşun elektrik ve sıhhi tesisatı yeniler. Sıcak su temini için şofben taktırır.

- Koğuşun bahçeye ve koridora açılan kapılarını boyatıp yalnızca içeriden açılabilen ilave sürgüler yaptırır. Çatıya manyetik bariyerler, bahçeye elektronik sensörler yerleştirir.

- Gerekli gördüğü kör noktalara kamera sistemi kurdurur.

- Derin donduruculu büyük boy bir buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinesi, toplantı ve çalışma masaları, deri koltuklar, oturma grupları ve büyük ekran bir televizyonla, kalacakları koğuşu ve cezaevi kütüphanesini, sıkıcılıktan uzak bir yaşam ve çalışma alanına dönüştürürler. (Ödemeleri Erhan Şenol yapar.)

- Bu arada öteki mahkum ve gardiyanların hepsine de pantolon, gömlek, ayakkabı ve eşofman takımı alınır.

Cezaevinde Erdoğan’ın “sağ kolu” olan Yeşildağ, bu süreçte içeride Erdoğan’ı korurken, dışarı da ise ilişkileri düzenliyor. İşte bu süreçten sonra yıldızı parlayan Yeşildağ’ın adı o dönem İBB’deki İGDAŞ skandalıyla da anılıyor.

Daha sonra Başbakan olan Erdoğan, 19 Aralık’ta 200’ü aşkın patronla birlikte Özbekistan ziyaretinde bulunuyor. Bu ziyarette Erdoğan’ın yanında yine Abdi İpekçi ve Papa suikastlerinde adı geçen Musa Serdar Çelebi ile Hasan Yeşildağ’ın olması dikkat çekiyor.

MEDYA PATRONU DA OLDU

Hasan Yeşildağ’ın adı yıllar sonra 2017’de bu defa Erdoğan’ın ‘havuz’ bile kurdurduğu medya kuruluşlarının el değiştirmesinde geçiyor. Erdoğan’a ‘ilan-ı aşk’ eden yandaş medya patronu Ethem Sancak AKP MKYK'sına seçildikten sonra medyadan çekilme kararı alıyor. Sancak çekilirken, bünyesinde Star Gazetesi, Akşam, Güneş, TV 360 ve Kanal 24'ün yanı sıra Lig Radyo ve bazı dergiler bulunan Es Medya’yı Hasan-Zeki Yeşildağ kardeşlere satıyor.

Erdoğan’ın koruması olduğu bilinen Zeki Yeşildağ'ın ismi ise Nisan 2016'da Erdoğan Washington temaslarını sürdürmek için ABD'ye gittiğinde gündeme geliyor. Erdoğan'ın Brookings Enstitüsü'nde yaptığı konuşmayı protesto eden vatandaşlara Erdoğan'ın korumaları müdahale ediyor, müdahale sırasında korumaların protestoculara küfür ettiği kameralara yansıyor. Daha sonra, korumaları yönlendirirken kameralara yansıyan kişinin Zeki Yeşildağ olduğu ortaya çıkıyor. 

SEDAT PEKER: CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİM

Adı Çamlıca Kulesi’ndeki kafe-restoranın işletmesini almasıyla yeniden gündeme gelen Hasan Yeşildağ ile ilgili dikkat çekici bir nokta ise son günlerde kendisinin de içinde bulunduğu iktidar-mafya ilişkilerini ifşa eden organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in Ergenekon Davası’nda verdiği ifadelerde geçmesi…

Ergenekon Davası’nın 14 Mart 2013’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasında ifade veren Peker, o dönem Başbakan olan Erdoğan’ı Pınarhisar Cezaevi döneminde ziyaret ettiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını, o dönemde Tekirdağ Cezaevi'ndeki Hasan Yeşildağ'ı ziyaret ettiğini söylüyor. Peker, ziyaretin içeriğinden ise söz etmiyor.

Peker’in Tekirdağ Cezaevi’nden kastının Pınarhisar Cezaevi olduğu düşünülürken, Yeşildağ’ın ilişkileri ve Erdoğan’a ne yakınlıkta olduğu dikkate alındığında bu ziyaret yine dikkat çekiyor.