Erdoğan'ın adını taşıyan üniversiteden dere yatağına lojman!

AKP’nin rantçı, çevre ve yaşam düşmanı şehircilik anlayışı nedeniyle doğa olayları felaketlere dönüşürken, Erdoğan’ın ismini taşıyan üniversite lojmanlarının inşa edildiği bölge tepkilere neden oldu.



13-03-2019 10:52

Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) personeli için yapılan 31 bloklu lojmanlar, dere yatağının tam ortasına inşa edildi. Dere yataklarının imara açılmasına tepkiler yükselirken, bölgede daha önce can kayıpları yaşanan felaketlere dikkat çekildi.

Cumhuriyet’ten Ömer Şan’ın haberine göre, ilçenin adını aldığı ve 6 ayrı ufak derenin, Gürgen Deresi’yle buluşmasından meydana gelen Güneysu Deresi yatağının daraltılıp, iki duvar arasına alınmasıyla kazanılan dere yatağında yapılan ve adına “toplu konut yerleşkesi” denen lojmanlarda, 24 bloğun inşaatının tamamlandığı açıklandı. Yapımı süren lojmanların, dereye bakan kısımlarında süren rekreasyon çalışmalarının yanı sıra, dere yatağında Devlet Su İşlerine’ne (DSİ) ait iş makineleri çalıştırılarak derenin doğal taş yatağı da beton dökülerek yaklaşık 1 kilometrelik kısmı setler halinde döşenerek adeta su parkı oluşturuldu.

Yerleşkedeki 30 blokta, 60 adet 2+1, 420 3+1 olmak üzere 480 daire yer alırken 1 blok ve 28 daireden oluşan bir de misafirhane binası bulunuyor. Ayrıca her blokta 16 araçlık kapalı otopark yer alıyor.

DERE YATAĞINDA ‘BİLİMSEL’ ÇALIŞMA ORTAMI!

RTEÜ Geliştirme Vakfı tarafından yapılan ve üniversiteye kazandırılacak projenin, bitirildiğinde üniversite personeli için “cazip” bir yaşam merkezi ve “bilimsel” çalışma ortamına sahip olacağı ifade edilirken kamuoyunda da şimdiden tepkilere neden oldu.

‘YAŞANACAKLARIN SORUMLUSU İZİN VERENLERDİR’

Özellikle bölgedeki HES ve taşocağı çalışmalarının vadilere geri dönüşümsüz zararlar verdiğine dikkat çeken Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Acar, başta valilik, kaymakamlıklar ve belediyeler aracılığıyla, yer ve alan - arsa sıkıntısının çekildiği bölgede özel işletmelerin de dere yatakları üzerinde yapılaşmasına izin verildiğini anlattı. 

Bu çalışmalarla dere yataklarının imara açıldığına vurgu yapan Acar, “Zira bölgede ‘dere ıslahı’ adı altında yapılan çalışmalarla yaklaşık 15-20 yıl önce önemli oranda debileri bulunan derelerin yatakları daraltılarak 3-5 metreye sığdırılmaya çalışıldı. Bu uygulamalarla, bölgedeki sel ve heyelan felaketlerinde can ve mal kayıpları yaşandı. Bundan sonra yaşanacak sorumluları da bu yapılanmalara izin verenler olacaktır” dedi.