Erdoğan: Yüce dinimizi anlatmak için her kapıyı çalma dönemimiz başlıyor

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, din şurası toplantısında şeriat savunuculuğuna soyundu, ''Yüce dinimizi anlatmak için her kapıyı çalma dönemimiz başlıyor'' dedi.



28-11-2019 15:06

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6. Din Şûrası Kapanış Programı'nda konuştu. Şeriat sevdasını dile getirmekten kaçınmayan Erdoğan, ''Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz'' derken, ''Yüce dinimizi anlatmak için her kapıyı çalma dönemimiz başlıyor'' ifadelerini kullandı. Diyanet'e de çağrı yapan Erdoğan, ''Her din görevlimiz peygamber vaizi gibi hareket etmeli'' şeklinde konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

'MÜSLÜMANCA YAŞAMAKLA EMROLUNDUK'

Bizim inancımızda din sadece belli mekanlara haftanın belli günlerine hasredilmiş bir olgu değildir. İslam, hayatımızın tüm alanlarını kuşatan ve kucaklayan kurallar, yasaklar manzumesidir. Yaşantımızın her anını düzenleyen bir dine inanıyoruz. Ömrümüzün sonuna kadar Müslümanca yaşamakla emrolunduk. Rabbimiz ayrıca Kuranı biz indirdik onu koruyan da biziz diyerek kutsal kitabımızı hakimiyeti altına almıştır. Zaman ve şartlar değişse de İslam'ın nasları değişmeyecektir. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım namaz, oruç, haç bizler için farzdır. Hangi sebeple olursa olsun Kuran'ın emirlerini yok saymak, hükümsüz kılmak bir Müslümana yakışmaz. Dinde ekleme çıkarma olmaz. Bana uymuyor, zamana uymuyor, aklım almıyor bahanesiyle kimse nasları inkar edemez.

'HAYATIMIZIN MERKEZİNE DİNİMİZİN HÜKÜMLERİNİ YERLEŞTİRECEĞİZ'

Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. Özellikle dini hayattan tecrit eden belli kalıplara belli davranışlara hapseden dogmatik anlayışlara itibar etmeyeceğiz. Özüne sıkı sıkıya sahip çıkarak yüzümüzü daima geleceğe dönerek hep ileriye gideceğiz. 

'CİHAT, ŞEHADAT GİBİ KAVRAMLARI ÇARPTIRDILAR'

Hepimizin bildiği gibi kainat boşluk kabul etmez. Hak ve hakikatin geri çekildiği alanı batıl hemen işgal eder. 15 Temmuz gecesi 251 insanımızı şehit eden FETÖ ile İslam dünyasını kana bulayan terör örgütleri bunun en son örnekleridir. Bu örnekler cihat, şehadet gibi kavramları çarpıtarak şer odaklarının ekmeğine yağ sürmüşlerdir.

'PEK ÇOK PROBLEMİN NEDENİ İSLAM'IN DOĞRU ANLAŞILAMAMASI'

Bugün sosyal hayatta yüzleştiğimiz pek çok problemin ardında İslamın doğru anlaşılamaması vardır. Türkiye'de güçlü bir Diyanet camiamız var. Bugün 150 bini aşkın kadrosuyla diyanet camiamız bu gücüyle mütesanit bir tevhi görevini yerine getirmesi gerekir. 

EVLERİ İŞARETLENEN ALEVİ YURTTAŞLAR

Son günlerde bazı evlerin kapılarına bazı işaretler konuyor. Niye? Ülkemizi bölmek parçalamak için. Türkiye'de bizim devlet olarak böyle bir problemimiz, sorunumuz yoktur. Bu kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde tüm güvenlik teşkilatlarımız çalışmaktadır. Bunlar yakalanınca hesabı sorulacaktır. İnsanlarımızın arasına nifak tohumları ekilmesine müsaade etmeyiz. 

'YÜCE DİNİMİZİ ANLATMAK İÇİN HER KAPIYI ÇALMA DÖNEMİ BAŞLIYOR'

Bizim artık kapımıza gelene dini anlatalım anlayışından, buradan şimdi dönüyoruz, yüce dinimizi anlatmak için her kapıyı çalma dönemimiz başlıyor. Siz yaralı gönüllere dokunmaz, onları tamir etmezseniz başkaları zehirli oklarıyla o kalpleri parçalayacaktır. 

'İSLAM'I GERİLİK EMARESİ OLARAK GÖREN ZİHNİYET TARİHE KARIŞMIŞTIR'

Tek parti yıllarında olduğu gibi İslam'ı gerilik emaresi olarak gören faşist zihniyet ülkemizde tarihe karışmıştır. Gerici yobaz, takunyalı diyerek insanımızın inancıyla kavga edenler son 17 yılda olduğu gibi hep kaybetmeye mahkumdur. Hiçbir güç insanımızı ruh kökünden, inancından, kadim değerlerinden koparamayacaktır. Ne pahasına olursa olsun 28 Şubatların, 15 Temmuzların yaşanmasına izin vermeyecektir. 

'DİN GÖREVLİLERİMİZ PEYGAMBER VAİZİ GİBİ HAREKET ETMELİ'

Bizim sizden beklentimiz omuzlarınızdaki yükün hakkını vermenizdir. Bunun için her din görevlimizin sıradan bir memur gibi değil peygamberlerin vaizleri gibi hareket etmeniz gerekiyor. Sizden Kuranı gönüllere ve zihinlere nakşetmenizi bekliyoruz. Gurbette yaşayan kardeşlerimizi ılımlı İslam gibi emperyalist projelerin pençesine terk edemeyiz. Bizler nasıl ailemizden, cemaatimizden mesul isek yurt dışındaki insanımızdan da sorumluyuz.