Erdoğan ve Merkel görüştü: 'Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdik'

Erdoğan ile Merkel, Türk-Alman Üniversitesi Yeni Binalarının Açılış Töreni sonrası 1 saat 20 dakikalık bir görüşme yaptı. Heyetlerin de görüşmesin ardından kameraların karşısına geçen ikili, görüşmeyi değerlendirdi.



24-01-2020 18:01

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile yaptığı görüşmeye ilişkin “Başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel konuları görüştük. Türkiye- AB ilişkilerini değerlendirdik” dedi. Merkel ise Türkiye'deki Alman gazetecilere akreditasyonlarının bir an önce verilmesi konusunu görüştüklerini ve Libya’da çözüm için Hafter’den adım atmasını beklediklerini söyledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Türkiye’ye geldi. Görüşmeden önce ikilinin katılımıyla İstanbul'un Beykoz ilçesinde 'Türk-Alman Üniversitesi Yeni Binalarının Açılış Töreni'ni yapıldı.

Açılışta konuşan Erdoğan, sözlerine "Türk-Alman Üniversitesi, iki ülke arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla 10 Nisan 2010’da kurulan devlet üniversitesidir. Çift dilli eğitim veren üniversitemiz, ülkemizin saygın eğitim kurumlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. 2013'te 99 olan öğrenci sayısı, 2019'da 2 bin 385'e ulaştı. Türk-Alman Üniversitesi'ne her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" diye başladı. Erdoğan, Merkel ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin olarak da "İkili ilişkilerimizin yanı sıra Libya başta olmak üzere bölgesel meseleleri ayrıntılı şekilde ele alacağız" ifadesini kullandı.

"1.5 asırlık yolculuğu olan Alman Lisesi gibi Türk-Alman Üniversitesi'nin de Türk ve Alman dostluğunun sembolü haline gelmesini diliyorum" temennisinde bulunan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkemizdeki yükseköğretim seviyesinin hem nicelik hem de nitelik olarak yükseltilmesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir dönem ülkemizde marjinal odakların sürekli istismar ettiği yıllarca protestolara konu olan üniversite harçlarını biz kaldırdık. Lisans öğrencilerimizin kredi/burs desteğini 550 liraya yükselttik. Uluslararası öğrenci sayımız, 15 binden 172 bine ulaştı. Beklentimiz ülkemizin nitelikli yabancı öğretim elemanları için cazip hale gelmesi, beyin göçünün çekim merkezi durumuna dönüşmesidir. Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor."

‘ÇÖZÜM SÜRECİNİ HIZLANDIRMAMIZ GEREKİYOR’

Erdoğan, Libya'da yaşanan son gelişmelere de değindi. "Bir an önce sükunet sağlanmazsa Libya'daki kaos ortamı tüm Akdeniz havzasını etkileyecektir" diyen Erdoğan, devamla "Çözüm sürecini hızlandırmamız gerekiyor. Uluslararası toplumun Suriye'de düştüğü hataya Libya'da düşmemesini temenni ediyoruz" görüşünü dile getirdi.

MERKEL: TÜRKİYE’NİN ÇABALARI TAKDİRİMİZİ ALIYOR

Merkel de burada yaptığı konuşmada, üniversitenin Türkiye'nin önemli teşvikleriyle hayata geçtiğini belirterek "Alman bilimadamları nasyonel sosyalizm döneminde Türkiye’ye sığındılar. Bunlar arasında mimarlar, belediye başkanları var. Türkiye bugün de milyonlarca Suriyeli mülteciye sığınma imkanı sağlıyor ve bu çabalar bizim teşekkürümüzü ve takdirimizi alıyor" dedi.

"Mülteciler ülkelerine döndüklerine ülkelerinin yeniden inşasına katkıda bulunabilirler. Türkiye bu konuda Almanya’nın desteğiyle önemli çabalar sarf ediyor" ifadesini kullanan Merkel, şunları kaydetti:

"Bilim ve eğitim insanların yaratıcılığı ve özgürlüğünü geliştirir. Albert Einstein’ın dediği gibi ‘Merak çok kırılgan bir bitkidir, özellikle de özgürlüğe ihtiyacı vardır’. Bilim ne kadar özgürse, bilimde elde edilen sonuçlar da o kadar zengindir. Bilimin eleştirel söyleme ihtiyacı vardır. Bilimsel çalışmanın kısıtlı özgürlüklerde ne kadar zor olduğunu ben bizzat fizik profesörü olarak Doğu Almanya’da yaşadım.

Daha önceden sadece hayalimizde görebildiğimiz sonuçlara ulaştık özgürlüğe kavuştuktan sonra. Başlangıçta burada da hayal gibi görülen gelişmeler vardı. Ben bile zaman zaman başarılı olamayacağını düşünmüştüm.

Bugün çok etkileyici bir kampüsün açılışını gerçekleştirdik. Burada gelecekte 5 bin öğrencinin eğitim görmesi planlanıyor. Bu kampüs Türkiye ve Almanya arasındaki işbirliğinin olağanüstü bir simgesi. Üniversite de Türk ve Alman eğitim sistemlerinin güçlü yönlerini katıyor.”

ERDOĞAN’DAN MERKEL’E ‘24 AYAR’ HEDİYELER

Öte yandan tören öncesi Erdoğan’ın Merkel’e verdiği hediyeler dikkat çekti. Merkel'e, Paşabahçe tarafından özel olarak üretilen sırçalı saray aynası ile miğfer hediye edildi.

Sırçalı ayna, Topkapı Sarayı’nda sergilenen 16. yüzyıl sonuna ait eserlerinden Murassa Ayna'dan esinlenerek tasarlanmış, 24 ayar altın yaldızdan oluşuyor.

Sadece 1999 adet üretilen ve firmanın stoklarında bulunmayan aynanın satış fiyatı 2 bin 395 lira olarak görünüyor.

Merkel'e tören esnasında takdim edilen diğer hediye de aynı firmanın ürünü. El imalatı camdan üretilen, 24 ayar altın, yaldız ve eskitme boyalar kullanılarak dekorlanan zafer miğferin satış fiyati ise 1950 lira.

GÖRÜŞME 1 SAAT 20 DAKİKA SÜRDÜ

Açılışın ardından ise görüşmeye geçildi. Önce Erdoğan ve Merkel görüştü. Görüşme 1 saat 20 dakika sürdü. İkilinin  görüşmesinin ardından heyetlerarası görüşmeye geçildi.

Görüşmelerin tamamlanmasıyla Erdoğan ve Merkel, basın toplantısı için kameraların karşısına geçti.

ERDOĞAN: VERİLEN DESTEK HAFTER’İ ŞIMARTTI

Erdoğan’ın burada yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle:

- “Başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel konuları görüştük.”

- “Küresel gelişmeler işbirliğinin önemini gösterdi.”

- “Köklü dostluk ilişkilerinin sürdürülmesinin, Türkiye ve Almanya'nın yanı sıra bölgemizin de menfaatine olduğu noktasında hemfikiriz.”

- “Türkiye- AB ilişkilerini değerlendirdik.”

- “Türkiye ve Almanya göç konusunda Avrupa'nın yükünün büyük bir bölümünü üstlenmiş durumdadır.”

- “AB'nin Suriye'ye daha çok yardım yapması insani görev.”

- “Libya'da askeri çözümün mümkün olmadığını her zaman vurguladık. “

- “Verilen destek darbeci Hafter'i şımarttı.”

- “Libya'da mevcut hükümete destek sağlamamızın amacı kan dökülmesinin önüne geçmek.”

- “Libyalı kardeşlerimizi bu zor günlerinde yalnız bırakmamakta kararlıyız.”

- “DEAŞ sonrası tekrar ayağa kalkmaya kalkan Irak'ın yeni bir kaos iklimine sürüklenmesine izin verilmemeli.”

-  “İdlibli kardeşlerimize yönelik vahşetin son bulması için herkesin rejim üzerinde baskı kurması gerekmekte.”

- “İdlib'den yaklaşık 400 bin kişi sınırımıza doğru hareket ediyor.”

MERKEL: MADDİ DESTEK VEREBİLİRİZ

Merkel'in açıklamalarından satır başları ise şöyle:

- "Türkiye'deki Alman gazetecilere akreditasyonlarının bir an önce verilmesi konusunu görüştük.”

- “İdlib'deki insani durum konusuyla ilgili de ele aldığımız hususlar oldu. Oradan kaçmış olan, çadırlarda kalan insanların durumunu düzeltmek için maddi katkı sağlamaya hazır olduğumuzu bildirdik. Daha sağlam barınma imkanları sağlanmalı.”

- “Suriye'deki siyasi konuları ele aldık. Anayasa Komitesi başkanı Pederson'un başlattığı sürecin devam etmesi gerektiğini düşündük.”

- “Hafter tarafından da Libya'da olumlu adımların atılmasını umuyorum.”

-  “Libya için Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi'nin girişimleriyle askeri komitenin tekrar bir araya gelmesi söz konusu.”

- “Türkiye'nin mülteciler konusunda yaptıklarını takdir ettiğimizi ifade ettik.”

SORU - CEVAP 

“Türkiye'nin Libya'ya asker göndermesi” sorusu üzerine…

- Erdoğan: Sarrac'ı yalnız bırakmayacağız. TBMM'den aldığımız kararla askerimizi gönderiyoruz. Askerimiz buradaki eğitim çalışmalarına desteğini verecek. Sarrac yanlısı güçlere eğitim için heyetimizi gönderdik. Hafter'e desteğin arkasında Abu Dabi yönetimi, Mısır var. Hafter'i şımarttılar. Arkasında BAE ve Mısır var. Her türlü silah desteğini veriyorlar. Arkasında Wagner de var. Wagner'in arkasında da kimin olduğu belli. Libya'da Sudan'dan da 5-6 bin kara gücü var. 55 maddeyi sözde kabul etmek başka bir şey, altına imzayı koymak başka bir şey. Hafter henüz imzayı koymuş değil. Hafter'in yarın ne yapacağı da belli olmaz. 

- Merkel: Hafter de 55 maddeyi kabul ettiğini söylemedi, sadece ateşkesi kabul etti. Moskova'dan imzalamadan ayrıldı. Libya'da ateşkes yer yer ihlal edildi. Çatışmaların hemen sonlanacağını beklemiyordum.