Erdoğan: Kapıları açarız dediğim zaman tutuşuyorlar, zamanı geldiğinde bu kapılar açılır

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye harekatına yönelik eleştirilere, ''Kapıları açarız dediğim zaman tutuşuyorlar, vakti zamanı geldiğinde bu kapılar açılır" şeklinde yanıt verdi.



24-10-2019 17:06

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kaymakamlık kursu kura töreninde konuştu. Suriye harekatına yönelik dünya kamuoyundaki eleştirilere tepki gösteren Erdoğan, Suriyeli mültecileri bir kez daha şantaj aracı olarak değerlendirerek, ''Kapıları açarız dediğim zaman tutuşuyorlar, vakti zamanı geldiğinde bu kapılar açılır" dedi. 

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

''Kaymakamlarımız şoförün yanına oturmalı, kamyonete erzak mı koyacak, kömür mü yükleyecek ondan sonra da ev ev dolaşmalıdır. İçeriden gelen sese kulak vermelidir. Kaymakam ondan sonra da kolileri, kömürü hemen oraya indirivermeli. 

'KADİFE ELDİVENİMİZİN İÇİNDEKİ DEMİR YUMRUĞU GÖSTERMEKTEN GERİ DURMAYACAĞIZ'

Şimdi de uluslararası mücadelenin içindeyiz, yedi düvele karşı ayakta durduk, durmaya da devam edeceğiz. Bağıranlar, çağıranlar, konuşanlar... Bunların hiçbirinin buraya sınırı var mı, yok. Biz 911 kilometre sınırı olan Türkiye olarak taciz ediliyorsak sessiz kalamayız. Her kazanımımızın gerisinde çok büyük emek ve fedakârlık; her kaybımızda ise acı vardır. Bize insanlık dersi vermeye kalkmalarını acı bir tebessümle karşılıyoruz. Ruanda'da bir buçuk milyon insan öldüreceksin, Cezayir'de de bir o kadar, sonra bize insanlık dersi vereceksin. Kadife eldivenimizin içindeki demir yumruğu göstermekten geri durmayacağız. Atalarımızın güzel bir lafı var, 'Bal bal demekle ağız tatlanmıyor' Balı getirin de yiyelim.

'KAPILARI AÇARIZ DEDİĞİM ZAMAN TUTUŞUYORLAR, VAKTİ GELDİĞİNDE AÇILIR'

Avrupa Birliği'nin sonu samimiyetsizliği ve ikiyüzlülüğü nedeniyle gelecektir. Brexit boşuna gelmedi. 'Kapıları açarız' dediğim zaman tutuşuyorlar, vakti zamanı geldiğinde bu kapılar açılır. Hadi bakalım siz de yüzbinleri ağırlayın, görelim. Burada 4 milyon var.

Türkiye'ye yönelik terör saldırısının yaşandığı yerlerde kritik adımlar attık. Yurt içinde de teröristlere göz açtırmadık. 15 Temmuz darbe girişiminin biri de Türkiye'nin terör örgütlerine yönelik stratejisini bozmaktı. 

'KÜRT DEDİĞİNİZ ZAMAN KÜRT KARDEŞLERİMİZİ TERÖRİST OLARAK NİTELENDİRİYORSUNUZ'

Bizim Suriye’nin toprak bütünlüğünde gözümüz yok. Bizim Türkiye’de de Suriye’de de Kürt kardeşlerimizle bir sorunumuz yok. Batı ülkeleri yatıyor kalkıyor ‘Kürtler’. Kürt dediğiniz zaman Kürt kardeşlerimizi terörist olarak nitelendirmiş oluyorsunuz. Bu bölgede barış için adımlar attık. Askeri seçeceğine hep en son başvurduk. 

Devasa ülkelerin liderleri bu teröristlerin başları için masaya oturuyor ve sorunu çözmeye çalışıyorlar. Teröristi muhattap olarak karşınıza aldığınızda terörle mücadele olur mu? Böyle yapa yapa zaten bu iş bu hale geldi.

'SURİYE MİLLİ ORDUSU'NDA DA 96 ŞEHİT VAR'

Siyasete ve diplomasiye olan saygımız gereği muhattaplarımıza niyetimizi ve hamlemizi söyledik. Barış Pınarı Harekâtı öncesinde ABD, Rusya, İran ve BM'ye haber verdik. Teröristlerin attığı havan topları ile 20 sivil şehit oldu, 7 askerimiz, Suriye Millî Ordusu'nda da 96 şehit oldu. Şimdi içeriden birileri 'Suriye Millî Ordusu' ile ne işiniz var?' diye bak gördün mü Mehmedimizle onlar göğüs göğüse çarpıştı.

Muhattaplarımız nihayet sesimize kulak verdi. Sonuçta harekâtımıza 120 saatlik ara verdik, 13 maddelik mutabakat metni ile duyurduk. Salı akşamı ABD, teröristlerin bölgeden çıktığı bilgisini yazılı olarak verdi. Bu arada karşımıza teröristler çıkarsa tepelemek de en tabii hakkımızdır, çünkü yazılı olarak bildirilmiştir.

Kamışlı ile Ayn El Arab bölgesi rejim güçlerinin kontrolüne bırakıldı. Salı günü Rusya lideri Putin'le yaptığımız görüşmede de mutabakata vardık. 10 maddelik mutabakatı da kamuoyuyla paylaştık. Terör örgütü mensupları sınırlarımızın 30 kilometrelik alanından dışarı çıkacak 150 saatte.

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Uluslararası toplumun desteğiyle yürüteceğimiz proje için temaslara başlıyoruz. Yeni anayasanın teşkilinden ve yeni yönetimin iş başına geçmesinden geçtiğini biliyoruz. Bu ayın 30'unda Cenevre'de yapılacak buluşma çok önem arz etmektedir. Herkesin kabul edeceği makul bir anlaşmayla sonlanması gerekiyor. Aksi halde ne Şam yönetimini kimse muhattap alır ne de ülkedeki kaos sona erer. Yeni anayasa çalışmaları ve yeni yönetimin belirlenmesi süreci Suriye konusunda niyetlerin ortaya konacağı bir test olacak. Türkiye olarak süreci terör örgütleri veya rejimi kullanarak sabote etmeye çalışan herkesi dünya kamuoyuna şikâyet edeceğimizi belirtiyorum. Bu işin en büyük yükünü taşıyan biziz, en büyük bedel ödeyen biziz.

'TERÖR ÖRGÜTLERİNİ KARŞIMIZA DİKERLERSE BİZ BU OYUNA GELMEYİZ'

ABD ve Rusya ile vardığımız mutabakatların amacına ulaşması, terör örgütlerinin sınırlarımızdan başlayarak Suriye topraklarında varlığını tamamen sona erdirmesine bağlıdır. Terör örgütlerinden herhangi birini isim bayrak üniforma değiştirerek karşımıza dikerlerse biz bu oyuna gelmeyiz. Kendi bildiğimizi yapmaktan asla çekinmeyiz. Bu yolda ödeyeceğimiz bedeli ödemekten asla çekinmeyiz. Uluslararası toplumun bunca vakittir iki terör örgütünün anlaşmalı şekilde kurguladığı bir şantajın oyuncağı haline dönüşmüş olması çok acıdır. Koca devletlerin terör örgütünü ciddi ciddi sahiplenmeleri çok daha acıdır. 

'TÜRKİYE'Yİ KARŞISINA ALIP KARLA ÇIKACAK KİMSE YOKTUR'

Ülkemizi hedef alan öfke selinin sebeplerinden biri de bu gerçeğin ortaya çıkmasıdır. Suriye'deki kaotik durum uzun bir süredir asıl hesapları gizlemenin örtüsü olarak kullanılıyordu. ABD, Avrupa'dan rejime kadar pek çok kişi kendi başarısızlıklarını terör örgütünü perde yaparak saklama yoluna gidiyordu. Ne zamandan beri teröristlerle bu kadar dost oldunuz? Bunun bedelini öyle zaman gelir ki canınız yanar o zaman ödersiniz. Türkiye'ye karşı öfke nöbeti geçirenlere diyoruz ki 'artık bu oyun bitti' Hep birlikte ülkelerimiz ve Suriye halkı için en doğrusunu yapacağımız bir birlik oluşturalım. Türkiye'yi karşısına terör örgütlerini yanına alıp çıkacak ve kârla çıkacak kimse yoktur.

Tüm dünya kamuoyunu PKK/YPG'nin en az DEAŞ kadar tehlikeli bir terör örgütü olduğunu görmeye ve tavır almayı davet ediyorum. İnşallah Barış Pınarı Harekatı bu yönde hayırlı neticelere yol açar.''