Erdoğan: Eğitimdeki 8 yıllık kesintisiz dayatmaya son verdik, 12 yıla çıkardık

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da eğitim tesisleri açılış töreninde açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında son 18 yılda hazırlanan tüm bütçelerde aslan payını eğitim-öğretime ayırdıklarını iddia etti.



23-02-2021 17:24

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “28 Şubat ürünü 8 yıllık kesintisiz eğitim-öğretim dayatmasına son vererek 4+4+4 eğitim öğretimi kademelere bölüp zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık” dedi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin aşılamayı dünyada en başarılı şekilde yürüten ülke olduğunu öne sürdü.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da eğitim tesisleri açılış töreninde açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında son 18 yılda hazırlanan tüm bütçelerde aslan payını eğitim-öğretime ayırdıklarını iddia etti.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne satır başları şöyle:

- “Milletimizin iradesiyle Türkiye'yi yönetme vazifesini üstlendiğimizde ülkemizi dört temel sütun üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik. Adalet, sağlık, eğitim ve emniyet. Geriye dönük bir muhasebe yaptığımızda sadece bu dört alanda değil savunmadan ulaştırmaya, ticaretten enerjiye her alanda milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirdiğimizin iftiharı içerisindeyiz. Son 18 yılda hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitim-öğretime ayırdık.”

‘EĞİTİM ÖĞRETİMDEKİ 8 YILLIK KESİNTİSİZ DAYATMAYA SON VERDİK, 12 YILA ÇIKARDIK’

- “Eğitim öğretim sistemimizi jakoben bakış açısının tasallutundan kurtarmaya çalıştık. 28 Şubat ürünü 8 yıllık kesintisiz eğitim-öğretim dayatmasına son vererek 4+4+4 eğitim öğretimi kademelere bölüp zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık. Ortaokullarda lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin tercihlerine göre seçmeli dersler koyduk. Ülkemizde bir dönem gizli saklı yürütülen Kur’an-ı kerim eğitimini tüm öğrencilerimiz için erişilebilir hale getirdik. Üniversiteye girişteki okul katkı puanlarını, katsayı farklılıklarını yıllarca marjinal örgütler tarafından istismar edilen üniversite harçlarını biz kaldırdık. Böylece eğitim- öğretim sistemimizin tüm gücünü ve enerjisini başka şetler yerine yalnızca çocuklarımızın gelişimine odaklamasının gayreti içinde olduk.”

‘TÜRKİYE YASAKLARIN KORKULARIN ÜLKESİ OLDU’

- "Öyle okullarımız vardı ki 100-120 kişilik sınıflar vardı. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye yasakların, korkuların, yoklukların ülkesiydi. Taşradaki okulların durumu çok daha vahimdi. Servis olmadığı için karda, ayazda okullarına saatlerce yürümek zorunda olan öğrenciler vardı. Benim okuluma yarım saatte giderdim. Kütüphane laboratuar spor salonu gibi imkanlar ise büyük şehirlerdeki okullarda bile lüks kabul ediliyordu. Bizim okulumuzun spor salonu yoktu, çok basık sıçradığın zaman başının değeceği şekilde beden eğitimini yaptığımız bir bölüm vardı."

- “Buraya nereden hangi şartlardan geldiğimizi elbette unutmayacağız. Anne-babalarımızın neler çektiğini ne tür bedeller ödediğini de aklımızdan çıkarmayacağız. Nereden geldiğimizi bilmek bize sunulan imkanların kıymetini takdir etmek bakımdan önemlidir ama hedeflerimiz açısından yeterli değildir. Geçmişten ders alarak ama geçmişe de takılıp kalmadan kararlı adımlarla geleceğe yürümemiz gerekiyor. Geçmişin zihniyeti ile yarının Türkiyesini inşa edemeyiz.”

- “Eğitim öğretimde dijitalleşme hiç olmadığı kadar öne çıktı. Bir tarafta kaybederken öbür tarafta da bana göre dijitalleşme ile çok farklı bir mesafeyi aldık. Zamanında teknolojiye iletişim altyapısına yatırım yapan ülkeler salgın sürecini diğer ülkelere nazaran daha kolay atlatıyor. Türkiye olarak işte en son DSÖ bir açıklama yaptı 2002'nin başında Koronavirüsün inşallah bu salgının sona ereceği müjdelerini veriyor. İnşallah dedikleri gibi olur. Biz buna da hazırlığımızı yapmamız lazım."

‘ŞU ANDA DÜNYADA AŞILAMAYI EN BAŞARILI ŞEKİLDE YÜRÜTEN ÜLKE TÜRKİYE’

- “Şu anda dünyada aşılamayı en başarılı şekilde yürüten ülke, ülkemiz Türkiye. Dün itibariyle 7.5 milyonu bulduk. Süreci ciddi bir biçimde yürütüyoruz, gevşeme yok. Yeni yeni takviyeler yine alıyoruz. Herhangi bir rehavet bize çökerse Allah göstermesin bir aksilik altından kalkamayız bedelini de ödeyemeyiz.”