Erdoğan: Dündar Türk yargısına göre mahkum ve ajandır

Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Can Dündar hakkındaki soruya yanıt verdi. "Şu an bu kişi Türk yargısına göre bir mahkûmdur, ajandır” dedi.



28-09-2018 14:51

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya şansölyesi Angela Merkel'in Almanya saatiyle 12.30'da başlaması gereken basın toplantısı 30 dakika geç başladı. Konuşmaya Angela Merkel başladı. Salondaki herkesi selamlayan Merkel, iki ülke arasındaki NATO ortaklığına hatırlattı.

İki ülke arasında önemli konular olduğunu söyleyen Merkel özellikle hukuk devleti ve basın özgürlüğü kriterlerine vurgu yaptı. Merkel Türkiye, Almanya ve AB birlikte mülteciler konusunda ortak projelerde çalışacağız dedi.

MERKEL: BAZI KÖKLÜ KARŞITLIKLAR OLMUŞTUR 

Merkel Solingen saldırısının 25. yıl dönümüne de değinerek şunları dile getirdi:

Elbette ki camilere yönelik saldırılar kabul edilemez dedi. Saldırılara karşı kesinlikle tavır almaktayız. Sayın Çavuşoğlu'yla Solingen'in 25. yıl dönümünde bizzat orada bulundum. Her türlü güvenlik önlemini alarak güven ortamını sağlamak istemekteyiz. Elbette ki insanlar açısından önemli bir nokta da, özellikle son yıllarda bazı köklü karşıtlıklar olmuştur. Bunlar hukuk devleti anlayışı, basın özgürlüğü gibi konular olmuştur. Bazı son derece somut durumların da çözüme ulaşması bizi mutlu etti. Ama hala tutuklu olan Alman vatandaşları var. Bunların da çözülmesi için katkı sağlamaya çalışıyorum. Almanya olarak istikrarlı bir Türkiye istemekteyiz. Kalıcı bir ekonomik büyüme kaydeden Türkiye olsun istemekteyiz. Ekonomik işbirliğini ele aldık. Sayın Erdoğan'ın ziyaretinden önce bakanların ziyaretleri oldu. Ekonomi bakanımız Türkiye'ye ziyaret yapacak. Ortak ekonomi komisyonu bir araya gelecek. Türk Alman enerji forumu bir araya gelecek.

'İDLİB'DE KIRILGAN BİR DURUM VAR'

Göç konusunu ele aldık. Türkiye olağanüstü yüksek bir performans sergiliyor. Suriye'den gelen 3 milyon kadar mülteciye ev sahipliği yapıyor. İdlib'i ele aldık, yarın tekrar konuşacağız. Orada kırılgan bir durum var. Türkiye, Rusya ve Fransız cumhurbaşkanlarıyla bir araya gelerek ekim ortasında bir dörtlü zirve düşünüyoruz. Elbette belli yükümlülüklerimiz var. Mülteci için ayrılan kaynakların bürokrratik olmayan bir biçimde akmasını sağlamak istiyoruz. Terörle mücadelede işbirliğini artırmak istiyoruz. Dışişleri bakanlarının son derece iyi bir işbirliği var. Elbette karşılıklı iyi ilişkileri arzulamaktayız. Tabii ki diğer taraftan demokratik, açık bir toplumun nasıl olması gerekiyor. Farklı görüşlere sahip olduğumuz bir konu olabileceğini bilerek ele almamız gerekiyor. Sadece Alman vatandaşı olanların tutuklu olmaları değil sadece. Karşılıklı konuşulmazsa ortak görüşler de oluşamaz. Kesinlikle görüşülmesi, konuşulması taraftarıyım.

ERDOĞAN: 6 KRİTERİ EN KISA ZAMANDA YERİNE GETİRMEYİ PLANLIYORUZ

Merkel'in ardından konuşmaya başlayan Erdoğan'ın açıklamaları ise şöyle:

4 yıl sonra cumhurbaşkanı sıfatıyla burada bulunuyorum. Steinmeier'e özellikle teşekkür ediyorum. Gerek sayın cumhurbaşkanı, gerek şansölye nezdinde tüm Alman makamlarına misafirperverlikleri nedeniyle teşekkür ediyorum. Sayın Alman Enerji Bakanı ülkemizi ziyaret edecek. Bu ivmenin korunmasından yanayız. Sayın Merkel'le bir süredir çalışmayan işbirliği mekanizmalarını işler kılmada fikir birliğine vardık. İkili ilişkileri etraflıca ele alma fırsatı bulduk. Yarın da bir araya gelerek etraflıca görüşme fırsatı bulacağız. Siyasi, ticari, askeri, kültürel, turizme yönelik konuları değerlendirme fırsatı bulacağız. Birkaç hafta Sayın Maas'ı misafir ettik.

'BİR DARBE GİRİŞİMİNİ HEDEFİNDEN SAPTIRDIK'

Milletimizin desteği ve direnişi sayesinde bir darbe girişimini bizler hedeflerinden saptırdık. Darbeciler güçlü Türk demokrasisini rafa kaldırmayı başarmadı. FETÖ'nün uzantıları tarafından yapılan darbe girişiminde 251 insanımızı şehit verdik. 2193 yarlaımız, gazimiz oldu. Darbe girişimi sonrası FETÖ ve uzantılarıyla mücadele için OHAL uygulamasına gittik.

2 yıl boyunca çok yoğun bir çaba sarf ettik ve önemli oranda başarı sağladık. 24 Haziran seçimleri sonrası bu uygulamayı kaldırdık. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ülkemiz reform ve ilerleme sürecine girmiştir. Vize serbestisi konusunda kalan 6 kriteri en kısa zamanda yerine getirmeyi planlıyoruz. Vize serbestisi ve gümrük birliği güncellenmesine başlanması, katılım müzakerelerinin canlanması hem Türkiye'nin hem Almanya'nın faydasına olacaktır.

'ALMANYA'NIN SURİYE MESELESİNDE GÖSTERDİĞİ HASSASİYETTEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM'

Türkiye başta Suriye krizi olmak üzere bölgesel konularda ciddi sorumluluk üstleniyor. Komşumuz Suriye'de 7 yıldır süren ve 1 milyon insanın hayatına mal olan zulmün bir an önce son bulmasını istiyoruz. Şu an itibariyle 3.5 milyon mülteci ülkemizde misafir edilmektedir. Almanya'nın Suriye meselesinin bilhassa insani boyutuna gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyorum.

Artan korumacı ticaret eğilimlerinin dengelenmesi için kurallar temelli bir sistem konusunda Almanya'yla ortak tutum içindeyiz. Türk ekonomisinin sağlam temeller üzerinde kurulu olduğunu izah ettim. Spekülatif bazlı dönemsel dalgalanmaların ekonomimize etkilerinin sınırlı kaldığını ifade etmek isterim. Ülkemiz ekonomi alanındaki tehditlere hazırlıklı ve bertaraf edecek güçtedir.

NTV Deniz Tüysüz Erdoğan ve Merkel'e aynı soruyu yöneltti; "Siz buraya gelmeden bir makale yazdınız. Almanya'dan FETÖ'yü terör örgütü kabul etmesi. Bu konuda detaylı olarak neler ele alındı? Özellikle burada yaşayan FETÖ üyelerinin olduğu biliniyor. İadesi yolu izlenecek mi?"

MERKEL: FETÖ KONUSUNDA DAHA ÇOK KANITA İHTİYACIMIZ VAR

Konuya ilişkin Merkel "PKK Almanya'da yasaklanmıştır. Bütün aktiviteleri yasaktır. Ayrıntıları ele almadık ama daha önce ayrıntılı ele almıştık. Polisimizin gösterilerdeki tavrı kesin tutumumuzu gösterdi. FETÖ konusunda Türkiye'nin savlarına dikkatle inceliyoruz ama daha çok kanıta ihtiyacımız var. Genel olarak burada da aranan kişiler var. Henüz bazı vakalarda başarılı olamadık. Bazılarının burada olup olmadığından da emin değiliz" diye cevapladı.

Erdoğan ise "İsimlerine varıncaya kadar binlerce PKK mensubu Almanya'da bulunuyor. Dağınık olarak bulundukları bir vaka. FETÖ terör örgütünün de yüzlerce mensubu buralarda bulunuyor. Gerek istihbarat teşkilatımızın, gerek Alman istihbaratının müşterek çalışmalarıyla birbirimize olan özgüvenle nerede kimi yakalıyorsak bunu tabii teslim etmemiz işimizi kolaylaştıracaktır diye düşünüyorum. Kaldı ki PKK'nin terör örgütü olduğunu kabul eden Almanya'nın bunu yapmasından kolay bir şey olamaz. Aramızda iade anlaşması var. Ülkemizin mutluluğu, huzuru için çok büyük önem ifade ediyor" şeklinde cevap verdi.

Gelen sorulardan biri de ekonomi ile ilgiliydi. İlk somut adımları ekonomi adına ne zaman göreceğiz sorusuna cevaben Erdoğan, "Ben de özellikle yarınki görüşmemizi ekonomik ilişkiler noktasında çok çok önemsiyorum. Ekonomik sürecin çok önemli olduğuna, özellikle ileri teknoloıjide, dijital dönüşümde, savunma sanayinde atacağımız birçok adımlar var. Almanya ve Türkiye bu ortak adımlarla bölgede de ciddi bir performansı gösterecektir" dedi.

'BAZI VAKALARDA İDDİANAMENİN ÇOK UZUN SÜRE HAZIRLANMAMIŞ OLMASINI SORDUK'

Gelen soruların içinde Türkiye'deki tutuklu gazetecilerle ilgili olan da vardı. Bu konuyu nasıl konuştukları soruldu. "Yargı bağımsızlığına ilişkin ciddi şüpheler var. Sayın Enver Altaylı 74 yaşında. İddianame olmadan tutuklu. Bu konuda ne diyorsunuz?" diye sorulunca Merkel, "Belki tekrar bu somut vakalara dönebilirim. Mesela bazı vakalarda iddianamenin çok uzun süre hazırlanmamış olmasını konuştuk. Çok muğlak bir durum ortaya çıkıyor .Yargının bağımsızlığına karşı saygımız sonsuzdur ama bazı süreçlerin farklı olmasını dilerdik. Darbe konusuna gelince, şiddetle kınıyoruz. Çok net ifade ettik. Bizzat Türkiye'ye ziyarete geldim. TBMM'ye gittim. Hepsi bu darbe girişimiyle bağlantılıydı. Şimdi biz bu alanda daha çok bilgi edinmek için temaslarımızı sürdürüyoruz. Ama bu Gülen hareketini PKK'yle aynı seviyede değerlendirme durumunda değiliz, daha çok bilgiye ihtiyacımız var" dedi.

'TÜRK YARGI SİSTEMİNİ ELEŞTİRME HAKKINA SAHİP DEĞİLSİNİZ'

Konuyla ilgili Erdoğan ise "Ne ben, Almanya'nın hukuk sistemini eleştirme hakkına sahibim, ne de siz Türk yargı sistemini eleştirme hakkına sahipsiniz. Çünkü yargılar bağımsızdır, verdikleri karara saygı duyulur. Kendi ülkemde bile beğenmediğim kararlar olmuştur ama uymak durumunda kalmışızdır .Saygı duyarım, duymam o ayrı bir konu. Türk yargı sisteminin Alman vatandaşları hakkında tutuksuzluk kararını aldığı kişiler olmuştur. Tutuksuz yargılama kararı verdiği olmuştur ve serbest bırakmıştır. İsim verdiniz, Enver Altaylı. Acaba geçmişinde bu kişinin neler olduğunu bilir misiniz diye sorsam. İstihbarat sistemi içinde dolaylı yer aldığını söylesem acaba bilir misiniz? Türk yargısı niçin acaba bu kişiyi tutuklamış. Biz yargıya saygı duymak durumundayız" dedi.

Gelen bir soru "Türkiye'de söz konusu olan Alman vatandaşlarının tutuklu olmasına değindiniz. Sayın Cumhurbaşkanı size umut vaat etti mi? Can Dündar'ın akredite olması, bu konuyu ele aldınız mı? Almanya'ya yönelik nazi serzenişleriniz ve hakaretlerinizden ötürü özür dilediniz mi?" Şeklindeydi.

'DÜNDAR'IN KENDİSİ KARAR VERDİ KATILMAMAYA'

Merkel konuyla ilgili olarak "Dündar konusunda belli ihtilafların olduğu açıkça ortada. Kendisi karar verdi katılmamaya çok net bir şekilde. Yanlış anlama olmasın diye söylüyorum. Akreditasyon için belli bir hukuki zemin vardı. Kimin soru sorma hakkı var, yok diye ikiye bölünmüşlük yok. Çok sayıda gazeteci var. Kendisi katılmama kararı vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı ve benim görüşlerimin farklı olduğunu kabul edebilirim. Süreklilik taşıyan bir süreç içindeyiz ve geçtiğimiz günlerde çözüme ulaştırabildiğimiz vakalar da oldu. Büyük ilerleme vardır diyorum."

'CAN DÜNDAR BİR AJANDIR, BEN OLSAM İADE EDERİM'

Erdoğan verdiği cevapta "Türk yargısı bırakılması gerekli olanları tutuksuz yargılanmak üzere de olsa bırakmıştır. Hiç bırakılmasına gerek olmayanı da bırakmıştır. İsim vermeyeceğim. Can Dündar'ın bir ajan olduğunu, devletln sırlarını ifşa etme durumunda olduğunu, 5 yıl 10 aya mahkum edildiğini herhalde biliyorsunuzdur. Bu kişi aradaki bir boşluğu fırsat bilerek buraya gelmiştir. Şu anda bu kişi Türk yargısına göre bir mahkumdur. Bir ajandır. Devletin sırlarını ifşa etmiştir. Devletin sırlarını ifşa etmek suç teşkil eder. Biz Almanya'yla iade anlaşması yaptık. Böyle bir suçlunun iadesini istemek en doğal hakkımızdır. İadesini istedik. Aynı durum Almanya için de geçerli olabilir. Bizde böyle biri olsa, isteyebilir ve biz de bunu vermek durumundayız. Benim başıma gelse veririm, hiç bakmam. Olayın aslı budur" dedi. 

ERDOĞAN'LA MERKEL'İN BASIN TOPLANTISINDA GERGİNLİK

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Almanya şansölyesi Angela Merkel'in 30 dakika geç başlayan basın toplantısında bir gazeteci salon dışına çıkarıldı. 'Gazetecilere özgürlük' yazılı tişört giyerek basın toplantısına katılan Avrupa Postası Genel Yayın Yönetmeni Adil Yiğit, fotoğtaf çekmek isteyince polis tarafından salondan çıkarıldı.

Alman polisinin bir müddet gözaltında tuttuğu gazeteci Adil Yiğit'i daha sonra serbest bıraktı.  Gazeteci Adil Yiğit'in fotoğraf çekerken basın toplantısından çıkarılması salonda bulunan diğer gazetecilerin de tepkisini çekti.

İKİ ALMAN POLİSE SORUŞTURMA

Erdoğan'ın Berlin ziyareti için görevlendirilen Saksonya Eyalet Emniyet Teşkilatı'na mensup iki polis memurunun takma isim olarak Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü üyesi Uwe Böhnhardt'ın adını kullandıkları belirlendi.

Dresden Emniyet Müdürlüğü takma ada göreve katılan polis memurlarının isim listesinde rastlandığını açıkladı. Durumun Berlin polisinin dikkatini çektiği ve görevden alınan iki polis memuru hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı bildirildi.