Erdoğan: Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkileri askıya alabiliriz

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’ndeki cuma namazının ardından gazetecilere, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 



14-08-2020 16:24

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesine değinerek, "Dışişleri Bakanıma talimatı verdik. Abu Dabi yönetimiyle diplomatik ilişkileri askıya almak, büyükelçiyi geri çekmek gibi bir adım olabilir. Biz Filistin halkının yanındayız. Filistin'i yedirmedik yedirmeyeceğiz" dedi.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii’ndeki cuma namazının ardından gazetecilere, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Erdoğan şunları kaydetti: 

‘ORUÇ REİS ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRECEK’

"Eğer bu devam edecek olursa bunun cevabını misliyle alacaklardır. Bunları karşılıksız bırakmamız mümkün değildir. Akdeniz'de özellikle mesafe itibariyle en geniş mesafeye sahip olan ülke biziz. Diğerlerinin burada mesafeleri dahi yoktur.  Şu anda ayın 23'üne kadar burada Oruç Reis çalışmalarını sürdürecektir.

‘MERKEL'LE GÖRÜŞTÜK’

Sayın Şansöyle Merkel ile bunları dün konuştuk. Kendisinin bizden ricası, bu işi yumuşatıp daha korumacı bir anlayış içinde süreci geliştirelim dediler. Mutabık kaldık. Aynı şeyi sayın Michel ile de görüştük. Sayın Şansölye de Miçotakis ile de görüşme yaptı. Dilerim Miçotakis de bize söylediği noktaya getirmiş olur.

‘GEREKEN NEYSE SAATİ GELDİĞİNDE YAPARIZ’

Soydaşlarımızın kabristanlarını ateşle taradılar. Bunlar hiç olumlu sinyaller değil. Biz soydaşlarımızın dirisini de ölüsünü de yalnız bırakmayız. Gereken neyse vakti saati geldiğinde yaparız.

Bu konuda ben Mısır'ı anlamakta zorlanıyorum. Mısır bir taraftan istihbarat örgüt vasıtasıyla benim istihbarat örgütüme farklı şeyler söylüyor. Burada yanlış anlamalar var diyor. İstihbarat örgütümüz onların istihbarat örgütüyle görüşmeleri sürdürüyor. Bu süreç içinde Suudi Arabistan'dan da yanlış adımlar atılıyor. Dışişleri Bakanıma da bugün dedim. Süratle muhataplarınla konuş gerekli adımlar atılsın.

‘BÜYÜKELÇİ GERİ ÇEKİLEBİLİR’ 

Bir konu daha var: İsrail. Filistin'e yönelik atılan adım yenilir yutulur bir adım değil. Dışişleri bakanıma talimatı verdik. Abu Dabi yönetimiyle diplomatik ilişkileri askıya almak bizim de büyükelçiyi geri çekmek gibi bir adım olabilir. Çünkü biz Filistin halkının yanındayız. Filistin'i yedirmedik yedirmeyeceğiz.

DÖVİZ KURU YORUMU

Bu hafta içinde de ekonomik kurulumuzu toplamak suretiyle değerlendirmeyi yapacağız. Bundan önce de aynı operasyonları dışarıdan yaptılar yapmaya devam ediyorlar. Ama Türkiye güçlüdür yere sağlam basıyor.

NE OLMUŞTU?

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ilişkilerini "tamamen normalleştirmek" için anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.

Trump, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Bugün büyük atılım. İyi muhteşem dostumuz İsrail ve BAE arasında tarihi barış anlaşması" ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı, İsrail ve BAE arasında yapılan anlaşmaya ilişkin ortak açıklamayı da paylaşmıştı.

ABD, İsrail ve BAE adına yapılan ortak açıklamada, bugün Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve BAE Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın bir telefon görüşmesi yaptığı belirtilerek, "İsrail ve BAE arasındaki ilişkilerin tamamen normalleşmesi için anlaşmaya varıldı" ifadesi kullanılmıştı.

Söz konuşu anlaşmanın Orta Doğu'da barışı artıracağının ve bölgede büyük bir potansiyelin önünü açacağının iddia edildiği açıklamada, gelecek haftalarda İsrailli ve BAE'li yetkililerin bir araya gelerek yatırım, turizm, kültür, doğrudan uçuşlar, güvenlik, telekomünikasyon, teknoloji, enerji, sağlık, kültür, çevre, karşılıklı elçiliklerin açılması konularında ikili anlaşmalar yapacağı bildirilmişti.

Açıklamada, Trump'ın talebi ve BAE'nin desteğiyle İsrail'in bazı bölgelerdeki yeni ilhak planlarını askıya alacağı da belirtilerek, "ABD, İsrail ve BAE, diğer milletlerle de diplomatik ilerleme kaydedileceğinden emin. Bu konuda birlikte çalışılacak" ifadesine yer verilmişti.

Açıklamada ayrıca, "Trump'ın 28 Ocak'ta açıkladığı Orta Doğu Barış Planı çerçevesinde tarafların İsrail ve Filistin çatışmasına kalıcı bir çözüm bulunması için çalıştığı, Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki diğer tüm ibadethanelerin tüm inançlardan kişiler için açık olması gerektiği" ifade edilmişti.