En büyük düşman: Kapitalizm

Bir avuç insanın bu kadar insanın üzerinde hüküm kurması nasıl mümkün oluyor? Dünyanın yüzde dokuzu açken geriye kalan yüzde birlik kısım nasıl oluyor da bu kadar lüks içinde yaşamaktadır? Kapitalizm nedir ve nasıl doğdu? İçinde yaşadığımız kapitalist sistem ne anlama geliyor ve kimlere hizmet ediyor? Artı değer ne demek? Tekelleşme ve çokulusluluk ne anlama geliyor? Finansal sermaye ile ekonomik sermaye nedir? İlk birikim nasıl ortaya çıktı? Yabancılaşma ne demek? Karl Marx haklı mıydı? Kapitalizme alternatif bir sistem mevcut mu?



05-04-2020 00:00

Şadi Erarslan

İnsanlık tarihine baktığımızda gelinen noktaya ulaşmak için nasıl zorluklarla karşı karşıya gelindiğini, ne gibi zorluklarla baş edildiğini görüyoruz. Bu zorlukları çeken insanlara baktığımızda ise dünya üzerinde yaşayan insanların yüzde doksan dokuzuna tekabül ediyor.  Geriye kalan yüzde birlik kısım ise zor yaşam koşulları yaratarak kendi imparatorluğunu inşa etmeye çalışıyor.

Bir avuç insanın bu kadar insanın üzerinde hüküm  kurması nasıl mümkün oluyor? Dünyanın yüzde doksan dokuzu açken geriye kalan yüzde birlik kısım nasıl oluyor da bu kadar lüks içinde yaşamaktadır? Kapitalizm nedir ve nasıl doğdu? İçinde yaşadığımız kapitalist sistem ne anlama geliyor ve kimlere hizmet ediyor? Artı değer ne demek? Tekelleşme ve çokulusluluk ne anlama geliyor? Finansal sermaye ile ekonomik sermaye nedir? İlk birikim nasıl ortaya çıktı? Yabancılaşma ne demek? Karl Marx haklı mıydı? Kapitalizme alternatif bir sistem mevcut mu?

***

Kapitalizm, sermayenin bir avuç insan tarafından kontrol edilmesini ve düzenin hasara uğramadan devam etmesini sağlamak adına başvuramayacağı şey yoktur. Kölelik sistemi ortadan kaldırılmış olmasına rağmen  insanlar yaşamak için kölelilik yapmaya mecbur kalıyor. Bu kölelik yalnız sermayenin ortaya çıktığı ulusal sınırlar içinde gerçekleşmiyor. Sermayenin çokuluslaşması söz konusu; hal böyle olunca gelişmiş ülkeler gelişmemiş ülkeleri kontrol etmeye, sömürmeye başlar. Sermaye; karşısına çıkan engelleri, insan hayatı ve doğayı düşünmeden daha fazla kar için dünyanın dört bir tarafını toz bulutlarıyla örterek utanç imparatorluğunu insan ve doğa kalıntıları üzerine inşa eder. İnsan hayatı sermaye karşısında değersiz ve bir o kadar da daha fazla sermaye için gerekli olandır. Daha çok kar etmek adına her şeyi yapmayı mubah gören sermaye, başka ülkeleri sömürmeyi de kendine hak olarak görür. Sömürü altında olan ülkelerden biri de Kongo devletidir. Koltan madenlerinin yoğun olduğu Kongo, bir sömürge devleti haline gelmiş durumda. Buradaki özel şirketler madeni çıkarmak için bu kadarı da olmaz dedirten yollara başvuruyor. Bu madenin ortaya çıkış sürecinde kapitalizmin gerçek ve aynı zamanda en acımasız yüzü olan Kongo’nun doğusunda yer alan Virunga Volkanik Dağı’nın eteklerinde, silahlı milislerin denetiminde bulunan maden yataklarında yüzlerce çocuk silah altında çalışmaya mecbur bırakılıyor. Çocukları tercih etmelerinin sebebi ise bu cevhere ulaşmak için kazılan maden yataklarının dar olması.  Çok dar olan bu madenler aynı zamanda çok kırılgan bir yapıya sahip. Kırılgan ve hemen göçmeye müsait olan bu madenler yüzlerce çocuğa mezar olmuş durumda. Birçok ülkeye ait olan özel şirketlerin olduğu Kongo’da hiçbir yasa bu çocukların ölümüne engel olamıyor. Altın ve gümüşten çok daha pahalı olan koltan uçak gövdelerinde, cep telefonlarında ve gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlar için vazgeçilmez olan yüzlerce aletin yapımında kullanılıyor. Bu yapılan vahşet onlarcasından sadece bir tanesi. İşin en kötü tarafı ise bunu yapanların cezasız kaldığı, hiçbir biçimde hesap vermedikleri bir düzende yaşanıyor olması. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi bu olay için kamuoyu oluşturulsa da bunu yapanların ceza almadan hatta yaptıklarıyla gündeme bile gelmeden olayın üstünün kapatılması kapitalizmin bir diğer acımasız yüzü. Bu şirketlerin kim veya kimler tarafından yönetildiği ya da devletlerin nasıl yönetildiği konularında da  belirsizlik söz konusu.

Jean Ziegler dünya üzerinde taş üstünde taş bırakmayan, para ve daha fazla kar için savaşlara- işgallere başvuran kapitalizmi ortadan kaldırmanın öncellikli yolunun kapitalizmin anlaşılması ve nasıl işlendiğinin öğrenilmesinden geçtiğini ifade ediyor. Bu ne kadar kolay gibi görünse de bunun için hayli çaba sarf etmek gerekiyor. Elbette sadece öğrenip anlamak yetmiyor. Asıl mesele devrimci çimlerin boy verdiğini işitebilmek ve yeşermesine katkı sağlamak.

***

Geçtiğimiz günlerde Yordam Kitap tarafından  yayımlanan ‘’Gençlerle Baş Başa’’ dizisinin yazarı Jean Ziegler’ın “Kapitalizm” başlıklı kitabı okurlarıyla buluştu.  Sosyoloji profesörü olan Jean Ziegler torunu Zohra’nın sorduğu sorularla kapitalizmin dünya ölçeğinde yarattığı yıkımları ve bir avuç insanın utanç imparatorluğunu anlatıyor. Sadece gençlerin değil; herkesin anlayabileceği bir dil kullanarak kapitalizmin nasıl ortaya çıktığını, işlediğini ve utanç imparatorluğunu inşa ederken başvurduğu yolları anlatan önemli bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor.

KÜNYE: Gençlerle Baş Başa Kapitalizm, Jean Ziegler, Çev. Yonca Aşçı Dalar, Yordam Kitap, 2020, 127 Sayfa.