Ekrem İmamoğlu: 17 ilçede sayım bitti, aradaki fark 18 bin 742

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu, katıldığı televizyon programında geçersiz oy sayımındaki son verileri paylaştı.



05-04-2019 08:38

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu, Fox TV’de yayınlanan Gazeteci İsmail Küçükkaya‘nın sunduğu Çalar Saat programına katıldı. İmamoğlu, programda yaptığı açıklamada İstanbul’da 119 bin 652 geçersiz oyun sayıldığını, 17 ilçede sayımın sonuçlandığını belirtti ve “Aradaki fark 18 bin 742” dedi.

İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

'ARADAKİ FARK 18 BİN 742'

Her şey bir deneyimdir. Yarınlarda yanlış yapmamak adına bir deneyim. sürece katkı veren avukatlarımıza, çalışanlarımıza, kadınlara, gençlere teşekkür ediyorum. Keşke bu süreç uzamasaydı. 17 ilçe sonuçlandı. 18 bin 742 aradaki fark. 119 bin 652 geçersiz oy sayıldı. 785 oy benim adıma geçerli hale getirildi. Aradaki fark 1389.

'2014'TE ANKARA'DA OYLAR SAYILMADI'

Geçersiz sayılan oylarla ilgili şerh koyarsınız sonra da o sandığa itiraz edersiniz. Şu an yapılan soyut kavram. Bütün geçersiz oylar sayılsın. E o zaman tüm Türkiye’de sayılsın. Bir, sizi o sandıktaki maddi hata. Bakırköy’den örnek verdim. 177 oyum vardı benim ama 1 oy yazılmış. Bunun gibi maddi hataların düzeltilmesi itiraz edilmese bile YSK düzeltme yapabiliyor. İki, benim burada itirazım var diyorsun. YSK bu konuda karar verebiliyor. Bütün oyların sayılması soyut bir kavramdır. Örnek Ankara’da sayılmadı 2014’te oylar.

'SAYILMAYI BEKLEYEN 198 BİN OY DAHA VAR'

Fark 18 bin 742. 17 ilçede sayım bitti. İlçe seçim kurulları bunları sisteme giriyor. Burada bir süreci daha söyleyeyim toplam 119 bin 652 geçersiz oy sayıldı. 318 bin toplam oy var biliyorsunuz. Beşte ikisi yani. Sayılan geçersiz oylarda 785 oy bizim adımıza, 198 bin oy daha var sayılmayı bekleyen. Artı eksi 18 bin ila 20 bin arasında fark olabilir. Tuzla’dan gece oy geldi, rakamı tam hatırlamıyorum 60 civarında aleyhimize sonuç çıkmış. Bu haftasonu bitmesi gerekiyor.

18 bin ile 20 bin arasında bir banda oturacak. Burada yüzde 5 yanılabiliriz tabii. 120 bin oyda 1200 fark etmiş. Bu yüzde 1.2.

Bu süreci kim gerçekleştiriyor? Partilerin insanlarının olduğu bir ortamda yapılıyor. Neden nöbet tutuyoruz? Çünkü korunması konusunda kaygılarımız var. Bugün konuşulması gereken şey, 2019’dayız yıllar öncesinden bu aslında köydeki muhtarlık muhabbetinden başlar, oy sandıkta kazanılır. Koruyacaksınız oyunuzu.

'DÜNYANIN EN GÜVENİLİR SİSTEMİ DEDİNİZ, ŞİMDİ ŞAİBE DİYORSUNUZ'

İtirazınız varsa bu zaten edilir edilmez ilçe seçimin idaresinde, orada itiraza göre bu sayımlar yapılır. Şu anda bu soyut. İtirazımız yok ama bütün geçersizleri sayalım, tamam. E daha sonrası. Bütün seçimleri sıkıntıya sokuyorsunuz. Süreci siz hazırladınız, güvenlik önlemlerini siz aldınız. Açıklama yaptınız, dünyanın en güvenilir sistemine sahibiz dediniz. Şimdi şaibe diyorsunuz.

'3 BİN OYLA KENDİNİZİ KAZANDI İLAN ETTİNİZ ŞİMDİ 20 BİN OYLA HAKKIMIZ YENDİ DİYORSUNUZ'

(Küçükkaya: AKP’li Yavuz’un açıklaması; en şaibeli seçim dedi) Çok acı. Aynı kişinin çok güvenilir seçim diye tanımladığı seçime şaibeli diyorsa, herkesi zan altında bırakıyor. Şaibe dediğiniz yerde 25 ilçede siz seçimi kazanıyorsunuz. Bütün süreci Anadolu Ajansı yönetiyor, tek bir söz yok. AA kimden veri aldı? YSK Başkanı açıklama yaptı biliyorsunuz. AA kimden veri aldı? Biz bilgi alamadık da bin tane Ak Partili’ye sorduk. Bir de CHP’ye sorsaydınız. 3 bin oyla kendinizi kazandı diye ilan ettiniz. Şimdi 20 bin oylarda hakkımız yendi diyorsunuz.

'ANLIYORUM AMA DEMOKRASİ İŞTE...'

“(Küçükkaya: Siz seçimi kazandınız mı?) Ben seçimi kazandığıma inanmasan, Allah şahit vicdanım biliyor çıkar kaybettik derim. Geçersiz tüm oylar kazanılırsa seçimi kazanacağınızı söylüyorsunuz. (Küçükkaya: Bütün oylar sayılsa da kazanır mısınız?) Nereye gideceğiz. Her seçimde tekrar sayalım o zaman. Ben kaybedene kadar sayalım o zaman. Üzerindeki mühür eskisin, geçersiz sayılsın da ben kaybedeyim. Trajikomik. Biz seçimden kurtulamıyoruz. Kaybettik bir daha seçim yapalım mı yani. Ben hiçbir şeyden korkmam. Ben İstanbullu hemşerilerime çok güzel şeyler anlattığını biliyorum. Ben insanların vicdanının da aklının da şu sürece asla ama asla inanmadığını görüyorum. Bana oy vermemiş olabilir ama vicdanına esi şu olanları doğru bulmuyor. Eyüp Sultan izin verilmedi, açılmadı. Bir kadın adayımız vardı onu ziyaret etmek için oraya gitmiştim. Bazı şeylere üzülüyorum. Bu memleket bizim ya. Neleri konuşuyoruz görüyor musunuz. Tamam alışkanlıklarınız vardır, 25 yıldır yönetiyorsunuz teslim etmek zor gelebilir, anlıyorum ama bu demokrasi işte. Sizin döneminiz bitecek bir başkası gelecek, sonra bu da bitecek bir başkası gelecek. Hiç değişmeyecek kaygısı daha büyük riskler taşır.”

'BEN ÇOK SAKİNİM, HİÇ ENDİŞE DUYMASIN'

(Küçükkaya: Binali Yıldırım'ın 'sakin olsun' açıklamasına ne diyorsunuz?) Üzülüyorum. Sultanahmet Meydanı, daha önce de Anıtkabir'e gidişimde sağa sola gitmek demişti. Anıtkabir sağ sol değildir. Bu benim ilk görev aldığımda da yaptığım bir şey. Seçim sonrasında da yapacağımız bir şeydir. Sağında duran 3 bin oyla kazandık diye açıklayan kişi, kendisi de çıktık kazandık diye açıklayan kişi. Benim sabrımı sorguluyorlar, onların ki nasıl bir sabırsızlık. Ben çok sakinim, hiç endişe duymasın, çok sabırlıyım. Ben devlet adamlığını iyi biliyorum.

'YETKİLİLER İZİN VERMEDİ'

Küçükkaya, Sözcü gazetesinin bugünkü "Huzur duası" manşetini gösterdi. Söz konusu fotoğrafla ilgili konuşan İmamoğlu, şunları söyledi: "Dedim ki 'Camiye girmeyeyim, Eyüp Sultan Hazretleri'nin olduğu yer daha gizli, orada ibadetimizi yapalım.' Açılmadı biliyor musunuz? Herkese açılır, ben biliyorum. Ben de kıldım orada. Açılmadı, izin verilmedi. Sonra yandaki bir başka küçük türbe var, orada ettim. Ben Eyüp Sultan'a gidişimi basına duyurmadım. Orada bir kadın adayımız vardı. Çok, çok üzülmüştüm. Dedim 'Hem seni ziyaret edeceğim, hem de Eyüp Sultan'ı ziyaret edeceğim.' Böyle şeyleri yaşadıkça çok üzülüyorum. Bu memleket bizim."

'BU İKTİDAR SAPLANTISI NEDİR? ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL'

"İsmail Bey zaten sayılıyor. Eleştirdiğimiz şey çifte standart. Bu duyguyu yaratmasalar bu bu kadar konuşulmaz. Bu duygu niye yaratılıyor? Sadece iktidar partisinin kaybettiği yerler mi sayılacak? Kazanana kadar mı? Bu iktidar saplantısı nedir? Anlaşılır gibi değil.

'AZINLIK KELİMESİ RUHUMU İNCİTİYOR'

İmamoğlu sohbetin devamında 'azınlık' kelimesinden hoşlanmadığını kaydetti: "Azınlık kelimesi benim ruhumu incitiyor. Neyin azınlığı ya? Benim insanım bunlar. Birlikteyiz işte, 'azınlık' deyince dışlıyorsun."