Eğitim Sen: Danıştay eğitim hakkı ihlaline izin verdi

İzinsiz bildiri dağıtmanın kınama cezası gerektiren eylemler arasına dahil edilmesinin iptali isteminin Danıştay tarafından reddedilmesi üzerine Eğitim Sen ‘Danıştay eğitim hakkı ihlaline izin verdi’ diyerek açıklamada bulundu.



25-03-2019 22:41

7 Kasım 2013’te Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nde değişiklik yapılarak yükseköğretim kurumlarında izinsiz bildiri dağıtmanın, kınama cezası gerektiren eylemler arasına dahil edilmişti. Öğrenciler hakkında soruşturma başlatılması durumunda sürecin tamamlanması beklenmeden üniversiteye giriş cezası getirilerek, öğrencilerin eğitim hakkı ihlalinin önü açılmıştı. İki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçlarına ise 'suç sayılan eylemleri işlemek' fiili gibi belirsiz bir eylem tanımı girmişti.

Yönetmelikteki değişikliklere karşı Eğitim Sen dava açmış, Danıştay 8’inci Dairesi’nce iki düzenlemenin yürütmesini 30 Nisan 2014’te durdurmuştu. Danıştay 8'inci Dairesi kınama cezasını gerektiren disiplin suçlarına "bildiri dağıtmak" fiilinin eklenmesini, düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirmiş, disiplin soruşturmasına uğramış öğrencilerin üniversite binalarına girmesinin engellenmesini ise eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi olarak görmüştü.

'YENİ REJİMİN YENİ ÜNİVERSİTESİ'

Eğitim Sen, Danıştay'ın “izinsiz bildiri dağıtmak” fiili ile disiplin soruşturmasına uğramış öğrencilerin üniversite binalarına girmesinin engellenmesi düzenlemesinin iptali istemini reddetmesini “Danıştay ‘yeni rejimin’, ‘yeni üniversitelerine’ uygun bir karar verdi" diyerek tepkisini dile getirdi.

Yapılan açıklamada Türkiye’deki demokrasi değerlerinin yok edildiği söylenirken  "Bilinmelidir ki bu karar da çok sayıdaki benzerleri gibi yargının siyasallaşmasına örnek sayılabilecek kararların arasında yerini alacaktır. 12 Eylül cuntacılarından dahi daha yasakçı olan söz konusu düzenlemelerin tek etkisi, üniversitelerimizin antidemokratik yapısını daha fazla derinleştireceğidir. Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı, eğitim hakkı ihlalinin tehdit aracına döndüğü kurumlarda üniversite fikrinin yaşaması mümkün değildir. Söz konusu kararı temyiz aşamasına taşıyacağımız ve insan, toplum, doğa yararına üniversite mücadelemizden asla taviz vermeyeceğimiz bilinmelidir” denildi.