Eğitim İş: LGS başarısızlığı öğrencilere değil MEB'e aittir

Eğitim iş, MEB'in yayınladığı LGS raporunun ardından bir açıklama yayınladı. Açıklamada, "Sınavın, insan hayatını hiçe sayarak Korona tehlikesi altında yapılması inadının olumsuz sonuçlarını ortaya koydu" denildi.



16-07-2020 18:58

Eğitim İş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) LGS sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından yayınladığı rapora ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, "Bakanlığın yayınladığı LGS raporu ise tüm itirazlara rağmen sınavın insan hayatını hiçe sayarak Korona tehlikesi altında yapılması inadının olumsuz sonuçlarını ortaya koydu" denildi.

TÜM SORULARI DOĞRU CEVAPLAYAN ÖĞRENCİ SAYISINDA DÜŞÜŞ

Geçen yılki sınavda bütün soruları doğru cevaplayan öğrencilerin sayısı 565 iken bu yılki sınavda 181 öğrencinin tüm soruları doğru cevapladığının belirtildiği açıklamada, "Geçtiğimiz yıl sınava giren 1 milyon 29 bin 555 adaydan 565’i soruların tamamına doğru yanıt verirken, bu yıl 1 milyon 472 bin 88 öğrencinin katıldığı sınavda, 181 öğrenci soruların tamamına doğru yanıt verirmiştir. Sınava katılan öğrenci sayısının bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 43 artış göstermesine rağmen başarı oranındaki düşüş dikkat çekicidir" ifadeleri kullanıldı.

'MEB'in yapılan hatalardan hiçbir zaman ders çıkarmadığının' altının çiziildiği açıklamada, "Açıklanan bu rakamlara bakıldığında, yapılan hatalardan hiçbir zaman ders almayan, çocuklarımızın emeklerini ve hayallerini yok sayan MEB’in LGS’yi derhal kaldırması, eğitimde fırsat eşitliğini bir an önce sağlaması gerekmektedir" denildi.

Eğitim İş'in yayınladığı açıklama metninin tam hali şöyle:

LGS BAŞARISIZLIĞI ÖĞRENCİLERE DEĞİL MEB'E AİTTİR

Milli Eğitim Bakanlığı, 2020 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 20 Haziran'da yapılan merkezi sınavın sonuçlarını açıkladı.

Bakanlığın yayınladığı LGS raporu ise tüm itirazlara rağmen sınavın insan hayatını hiçe sayarak Korona tehlikesi altında yapılması inadının olumsuz sonuçlarını ortaya koydu.

Geçtiğimiz yıl sınava giren 1 milyon 29 bin 555 adaydan 565’i soruların tamamına doğru yanıt verirken, bu yıl 1 milyon 472 bin 88 öğrencinin katıldığı sınavda, 181 öğrenci soruların tamamına doğru yanıt verirmiştir. Sınava katılan öğrenci sayısının bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 43 artış göstermesine rağmen başarı oranındaki düşüş dikkat çekicidir.

Rapora göre; sözel bölümde yer alan soru sayısı 20 olan Türkçe alt testinde doğru cevap sayısı ortalaması 10,00; soru sayısı 10 olan T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük alt testinde doğru cevap sayısı ortalaması 5,05; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alt testinde 6,39 ve yabancı dil alt testinde ise 3,53 olarak gerçekleşti.

Sayısal bölümde soru sayısı 20 olan matematik ve fen bilimleri alt testleri yer alırken, öğrencilerin matematik testindeki doğru cevap sayısı ortalaması 4,89, fen bilimleri alt testindeki doğru cevap sayısı ise 10,21 olarak hesaplandı.

2019 yılındaki merkezi sınav sonuçlarıyla kıyaslandığında öğrenciler, fen bilimleri testi hariç diğer tüm testlerde daha düşük başarı göstermiştir. Kaldı ki geçtiğimiz yıl sınava giren tüm öğrencilerin puan ortalaması 298.87 iken bu yıl sınav puanlarının ortalaması 286,35 olarak açıklandı.

Açıklanan bu rakamlara bakıldığında, yapılan hatalardan hiçbir zaman ders almayan, çocuklarımızın emeklerini ve hayallerini yok sayan MEB’in LGS’yi derhal kaldırması, eğitimde fırsat eşitliğini bir an önce sağlaması gerekmektedir.

Eğitim-İş olarak tekrar vurguluyoruz; sınav merkezli bir eğitim sistemi, özellikle yaşları küçük çocuklarımız için doğru değildir. Sınavların, ortaokul çağındaki çocuklar için bu kadar önemli hale getirilmesi, pedagojik olarak yanlıştır. Üstelik o yaştaki çocukların başarılarını ölçme ve değerlendirmeye dair sınav yapmaktan başka metotlar da vardır.

LGS’yi getirirken de bu yıl Covid-19 tehdidi altında çocuklarımızın hayatını hiçe sayarak bu sınavı yaparken de tüm itirazlara kulağını tıkayan MEB’e sesleniyoruz:

Daha önce de defalarca dile getirdiğimiz gibi merkezine sınavı değil; insanı, çocukları koyan bir eğitim sistemi şarttır.

Bilinmelidir ki; siyasi iktidarın insan hayatı ve geleceğini bu kadar değersizleştirilmesine ve tüm sağlıksız koşullara rağmen sınavlarda başarı gösteren öğrencilerimiz, tamamen kendi çabalarıyla bu başarıya ulaşmıştır.

İstediği okula yerleşemeyecek olan çocuklarımız ise kendilerini asla suçlamamalıdır. Velilerimiz de çocuklarımızın bu sınava adil koşullarda girmediklerini unutmamalıdır.