Dünya gündeminden satır başları...

Bu hafta dünya gündeminde dünyanın dört bir yanındaki hükümet karşıtı protestolar, Fransa'da emeklilik reformuna karşı başlatılan genel grev ve NATO Zirvesi'ndeki Trump-Macron tartışması öne çıktı.



08-12-2019 08:30

İleri Haber

Geride bıraktığımız haftada dünya gündeminde yer alan, farklı ülkelerdeki gelişmeleri okuyucularımız için derledik. İşte dünyadaki son gelişmelerden satır başları...

Polonya'da binlerce kişi yargı bağımsızlığı için sokağa çıktı

Polonya'da binlerce kişi, kendilerine yönelik baskı ve yıldırma çabalarının giderek arttığını söyleyen yargıçlara destek vermek amacıyla sokağa çıktı.

Polonya genelinde, yüzden fazla kentte gerçekleştirilen protestolarda yargı bağımsızlığına vurgu yapıldı, eylemciler ayrıca Polonya Devlet Başkanı Andrzej Duda tarafından yapılan bir yargıç atamasını sorguladığı için geçen hafta görevden alınan yargıç Pawel Juszczyszyn'in göreve iadesini talep etti.

Sputnik'te yer alan habere göre buradaki eyleme katılan yargıç Juszczyszyn, “Yargıç dostlarıma sesleniyorum: Sizi sindirmelerine izin vermeyin, bağımsız ve cesur olun" dedi. Protestolara avukatlar ve yargıçlar da destek verirken, en geniş katılımlı protesto ise başkent Varşova’da Adalet Bakanlığı önünde yapıldı. 

Irak'taki protestolara saldırı: 25 kişi öldü

Irak’ta yolsuzluk, işsizlik ve kamu hizmeti yoksunluğu gibi nedenlerle 1 Ekim’de başlayan hükümet karşıtı protestolar devam ediyor. Protestolarda şu ana kadar 450’den fazla kişi hayatını kaybetti, 15 binden fazla kişi de yaralandı. 

Geçtiğimiz hafta Başkent Bağdat’ta protestocuların kamp yaptığı alanın yakınlarında bir kişinin açtığı ateş sonucu 25 kişinin öldüğü, 120 kişinin ise yaralandığı belirtildi.
Yaşanan saldırı sonrası ülkenin Şii liderlerinden Ayetullah Ali Sistani dış müdahale olmadan yeni bir başbakanın bir an evvel seçilmesi gerektiğini açıkladı.

İtalya’da Salvini karşıtı miting

İtalya'da solun kalelerinden biri olarak bilinen Floransa kentinin Republica Meydanı'nda toplanan binlerce kişi, bir seçim organizasyonu için kente gelen Matteo Salvini'yi protesto etti.

Organizatörlerin, katılımcı sayısını 40 bin olarak açıkladıkları mitingde Sardalyalar, "Bella Ciao"ı söylerken, Floransa'nın da içinde bulunduğu Toskana bölgesinin Lig Partisi'ne teslim olmayacağını belirten sloganlar attı. 

Mitinglerinde herhangi bir parti flamasına ya da söylemine izin vermeyen Sardalyalar'ın kurucularından Mattia Santori, burada yaptığı konuşmada, "Bolonya'da bu hareketin başladığı gösteri de bir tesadüf değildi, bugün Toskana'da en kalabalık mitingimizi yapıyor oluşumuz da tesadüf değil" dedi.

Ülkede oyları son dönemde yükselişte olan aşırı sağcı Lig Partisi ve lideri Salvini ile söylemlerine tepki olarak gelişen Sardalyalar hareketi, kasım ayı ortasında Bolonya kentinde Salvini'nin yaptığı mitinge tepki olarak 30'lu yaşlarındaki 4 gencin çağrısıyla ortaya çıkmıştı. Sosyal medya üzerinden organize olan Sardalyalar, 14 Aralık'ta da başkent Roma'da 100 bin kişinin katılmasını hedefledikleri büyük bir miting düzenlemeyi planlıyor.

Fransa’da genel grev başladı

Fransa'da Macron hükümetinin 'emeklilik reformu'na karşı 5 Aralık’ta yüz binler greve gitme kararı aldı. Grev nedeniyle çok sayıda tren, metro ve uçak seferleri yapılamadı. Okulların büyük çoğunluğu kapanırken, polis eylemlere sis bombası ve biber gazıyla saldırdı. 

250 farklı noktada gerçekleşen gösterilerde katılımcı sayısının 1,5 milyonu aştığı ifade edilirken, sendikalara göre, gösterilerin ana odak noktası olan Paris'te 250 bin kişi Macron yönetimini protesto etti. Bazı sendikalar grevlerin pazartesi gününe kadar süreceğini açıklarken, bazıları ise reform geri çekilene dek grevi sürdüreceklerini belirtti. 

Fransa'da onlarca farklı emeklilik sistemi bulunuyor ve Macron bunları tek bir sistemde birleştirmek istiyor. Yeni plana göre işçiler çalıştıkları her gün için ödüllendirilecek ve kazandıkları puanlar emekli olduklarında kendilerine çeşitli faydalar sağlayacak. Fransa'da yapılan bir ankete katılanların yüzde 75'i emeklilik sisteminde reforma ihtiyaç olduğunu söylese de yalnızca üçte biri mevcut hükümetin doğru değişiklikleri yapabileceğine inanıyor. 

Sarı Yelekliler ise, dün 56. haftalarında greve destek sloganlarıyla sokaktaydı. Genel grevin, bir süredir durgunluk yaşayan Sarı Yelekliler hareketine katılımı arttırdığı gözleniyor.

Yunanistan, Libya’nın Atina büyükelçisini sınır dışı etti

Yunanistan, Libya ve Türkiye arasında 27 Kasım’da yapılan ve Girit’in yakınlarından geçen deniz sınırı anlaşmasına tepkisinden dolayı, Libya büyükelçisini ülkesine geri göndereceği belirtti.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, gazetecilere verdiği demeçte Mohamed Younis AB Menfi’ye ülkeden ayrılması için 72 saat verdiklerini bildirdi ve Türkiye-Libya antlaşmasını "uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesi" olarak gördüğünü söyledi. 

İngiltere’de Brexit tartışmaları

12 Aralık’ta gerçekleşmesi beklenen erken seçim öncesi Brexit süreciyle ilgili endişeler büyümeye ve Johnson ile AB liderleri arasındaki mesafe artmaya devam ediyor.
The Guardian’ın AB-Johnson gerilimi hakkında haberlerine göre AB liderleri ve diplomatları, Boris Johnson’ın 31 Aralık’ta Brexit’i gerçekleştirip 11 ay içinde yeni bir ticaret anlaşması sağlama planının gerçek dışı olduğunu düşünüyor. Bazı yetkililer, “Brexit’i 31 Ekim’de bitirir ya da ölürüm” şeklinde açıklamalar yapan Johnson’ın, seçimi kazandığı takdirde o zaman olduğu gibi yıl sonunda da yeniden ek süre talep edeceğine inanıyor.

Ağırlıklı olarak seçimi Johnson’ın kazanacağı kanısında olan AB diplomatları, Corbyn’in kazanması durumunda yürüteceğini açıkladığı, 3 ay içinde AB ile anlaşma sağlayıp 6 ay içinde bir referandum gerçekleştirme planının daha mümkün olduğu görüşünde.

Bunun yanı sıra geçtiğimiz hafta forum sitesi Reddit’te açıklanan, Uluslararası Ticaret Departmanından sızdırılmış 451 sayfalık dosyanın Muhafazakâr ve İşçi partilerinin NHS tartışmalarını daha da büyüttüğü gözleniyor. Hükümetin Brexit sonrası İngiltere ulusal sağlık hizmetlerini (NHS) ABD menşeli ilaç şirketlerine açma görüşmeleri yaptığını öne süren ve İngiltere İşçi Partisi’nin rakiplerinin NHS’i satacağına dair söylemlerini güçlendiren belge, Başbakan Johnson ve hükümeti tarafından seçimlere yönelik bir dış müdahale teşebbüsü olarak görülüyor.

ABD Temsilciler Meclisi, Trump'a yönelik azil soruşturması raporunu yayınladı

ABD Temsilciler Meclisi'ne bağlı İstihbarat Komitesi, Başkan Donald Trump hakkındaki azil soruşturması raporunu açıkladı.

Rapora göre, Trump 'kişisel ve siyasi çıkarlarını ABD'nin ulusal çıkarlarının üzerinde tuttu' ve yalnızca başkanlık seçimi sürecindeki haklı rekabeti baltalamakla kalmayıp, aynı zamanda ABD'nin 'ulusal güvenliğini' de tehlikeye attı.

"Başkan, tanıklara mahkeme celplerini görmezden gelmeleri yönünde talimatı vererek azil soruşturmasına engel oldu" denilen raporda "ABD tarihinde Trump hariç hiçbir Başkan, yetkililere Kongre'ye ifade vermeme yönünde talimat vermedi" diye kaydedildi.

Dominika’da genel seçimi Dominika İşçi Partisi kazandı

Başbakan Roosevelt Skerrit liderliğindeki Dominika İşçi Partisi (DLP) ve Birleşik İşçi Partisi’nin (UWP) öne çıktığı seçimlerde, 21 seçim bölgesinin 17’sinde kazanan DLP iktidarı bir dönem daha elinde tutacak.

Washington merkezli Amerikan Devletleri Örgütü’ne yakınlığıyla bilinen UWP ise seçim bölgelerinin yalnızca 4’ünde kazanabildi. UWP, 2014’te yapılan seçimlerde 6 bölgeyi kazanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Fransız lider Emmanuel Macron, NATO Zirvesi'nde tartıştı

Dünya liderleri, NATO’nun 70. yıldönümünü kutlamak için Londra’daydı. Zaman zaman gerginleşen basın toplantısında, iki siyasetçi Nato'nun rolü, Türkiye ve cihatçılar hakkında tartışmaya başladı. Trump, Macron'un NATO hakkındaki yorumlarını "iğrenç" olarak tanımlamıştı, ancak Macron sözlerinin arkasında durduğunu söyledi. Ayrıca Macron gazetecilere verdiği demeçte: “NATO masasının etrafında aynı terörizm tanımına sahip değiliz” dedi. (Fransa Cumhurbaşkanı, NATO'dan geçen ay "beyin ölümü gerçekleşmiş" olarak bahsetmiş, Trump da bu açıklamayı çok saygısızca bulduğunu belirtmişti.)

Ayrıca zirvede, Türkiye ile diğer üye devletler arasındaki gerginlikler dikkat çekti. AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü olarak nitelendirdiği Suriye Demokratik Güçleri’yle mücadelede diğer NATO üyesi ülkelerin Türkiye’yi desteklememeleri durumunda, NATO’nun Baltık bölgesini savunma planının karşısında duracaklarını da belirtti. Başta Macron olmak üzere NATO üyesi ülkelerin Türkiye’nin S-400 alımını eleştirdiği toplantıda "Bir NATO üyesi olmak ve Rusya'dan savunma silahları satın almak nasıl açıklanabilir?" sözleri sarf edildi.

İspanya’nın başkenti Madrid’de COP 25 İklim Zirvesi başladı

2 Aralık 2019’da başlayan ve 12 gün sürecek olan iklim zirvesinde Paris İklim Antlaşması’nda karbondioksit salınımının düşürülmesine dair alınan eylem kararı hakkında görüşülmekte. Küresel karbon salınımında sera etkisinin 2 dereceden 1.5 dereceye düşürülmesi amacıyla ortaya koyulan eylem planının da tartışıldığı zirvenin Şili’de yapılması planlanıyordu ancak protestolar nedeniyle konferans Madrid’e taşınmıştı.

Şu anda ortaya konan rakamlarla dünya ülkelerinin %75'inin yakın tarihte hedeflenen değerlerden çok uzak olduğu belirtiliyor.

Çin (yüzde 29.34), ABD (13.77), Avrupa Birliği ülkeleri (9.57), Hindistan (6.62), Rusya (4.76) ve Japonya (3.56) Son zamanlardaki incelemelere göre dünyada küresel ısınmaya en çok etki eden ve emisyon değerleri en yüksek ülkeler (Amerika Birleşik Devletleri’nin Paris İklim Antlaşması’ndan çıktığını belirtmekte fayda var). Türkiye, Rusya, Suudi Arabistan ve ABD gibi ülkeler listelerde dünyayı en çok kirleten ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyorlar ve +4 derece karbon salınımı yaptıkları için bu gibi ithamlarla karşı karşıyalar. Başta Rusya ve Türkiye olmak üzere 10 ülke karbon salınımı konusunda gerekli verileri paylaşmış durumda değil.