Dünya gündeminden satır başları...

Bu hafta dünya gündeminde dünyanın dört bir yanındaki hükümet karşıtı protestolar, Bolivya'daki ABD destekli sağcı darbenin ardından darbe karşıtlarına yönelik saldırılar ve Trump hakkında ABD'de açılan soruşturmada verilen ifadelerle soruşturmanın güçlenmesi öne çıktı.



24-11-2019 08:32

İleri Haber

Geride bıraktığımız haftada dünya gündeminde yer alan, farklı ülkelerdeki gelişmeleri okuyucularımız için derledik. İşte dünyadaki son gelişmelerden satır başları...

Uluslararası Af Örgütü: İran’da yapılan eylemlerde en az 115 kişi hayatını kaybetti

İran’da %300’lük akaryakıt zammına tepki olarak hafta boyunca pek çok şehirde eylemler düzenlendi. İran yönetimi eylemleri engellemek amacıyla ülke genelinde internet erişimini kısıtlarken, polisin gerçek mermi kullanması sonucunda da çatışmalar çıktığı gözlendi.

Uluslararası Af Örgütü Salı günü yaptığı açıklamada, eylemlerin başladığı Cuma gününden beri en az 115 kişinin öldüğünü belirtti. Hükümet ise örgütün kaynaklarının belirsizliğine dikkat çekerek sayısal verilerinin spekülatif olduğunu öne sürerken, ölü ya da yaralı sayısına dair herhangi bir resmi açıklama yapmadı. Ayrıca hükümetin cuma günü yaptığı açıklamalarında 100’e yakın insanın gözaltına alındığını belirtildi.

İsrail, Suriye’de geniş çaplı saldırılar düzenledi

İsrail Ordusu, çarşamba günü Suriye’deki İran Kudüs Gücü’ne yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Açıklamada saldırının bir İran birliği tarafından düzenlenen bir roket saldırısına misilleme amaçlı olduğu iddia edildi.

SANA’nın haberine göre saldırılarda en az üç sivil hayatını kaybederken pek çok kişi de yaralandı. Saldırıya bir hava savunma füzesiyle karşılık verildiği, buna karşılık İsrail’in Suriye hava savunma bataryalarına da saldırdığı belirtildi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov saldırıyı “yanlış bir hamle” olarak nitelendirirken, Rus yönetiminin saldırı sonrası müttefikleriyle iletişime geçtiğini dile getirdi.

Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro yeni bir parti kuracağını açıkladı

Brezilya’nın sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, hafta içi iktidara geldiği Sosyal Liberal Parti’den (PSL) ayrılıp Brezilya İttifakı (APB) adında yeni bir sağ parti kuracağını açıkladı.
TeleSUR’un yayınladığı haberde Bolsonaro’nun partiden kopuklaştığı, parti yetkilileriyle zıtlaştığı ve gelecek seçimlerde kendi siyasi müttefiklerini aday göstermeyi planladığı için APB’yi kuracağı öne sürüldü. Yeni partinin PSL’den daha sağda, neo-faşist bir programda konumlanacağı düşünülüyor.

Senkata Katliamı: Bolivya’da sağcı darbeciler 8 kişiyi öldürdü, 30 kişi yaralandı

Salı günü Bolivya’nın başkenti La Paz’a 25 kilometre uzaklıkta bulunan Senkata’da polis ve asker birliklerinin ortak müdahalesinde 8 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 30 kişi ise ağır yaralandı.

Sağcı darbe karşıtı eylemcileri hedef alan saldırıya dair Meksika’dan açıklama yapan Evo Morales, Senkata Katliamı'yla beraber darbeden beri 30’a yakın insanın öldürüldüğünü açıklarken, katliamın yerli karşıtlığı ve soykırımla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Uluslararası kuruluşlara Bolivya halkına destek çağrısı yapan Morales, ayrıca iktidarı demokratik bir şekilde geri alacaklarını dile getirdi. Morales’in açıklamasından sonra ise darbe hükümetinin İçişleri Bakanı Arturo Murillo’nun Morales’e karşı soruşturma başlattığı basına yansıdı.

Soruşturmanın sebebi olarak Morales’e ait olduğu iddia edilen bir telefon kaydı öne sürüldü. Eski Devlet Başkanı’nın telefon kaydında yerli halk liderlerinden darbe hükümeti başkanı Jeanine Áñez’in istifası için ülkenin çeşitli yerlerinde yakıt ve yiyecek dolaşımının engellenmesini istediği iddia edildi.

Kolombiya’da genel grev gösterileri

Kolombiya'da çeşitli sektörlerin genel grev kararı almasıyla, perşembe günü binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlendi.

Cali Belediye Başkanı Maurice Armitge, yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı Cali’de yerel saat ile 19.00 ila 06.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıkladı.  Bazı kentlerde bankalara yönelik yağma olayının yaşandığı açıklandı.

Kolombiya savunma bakanı cuma günü yaptığı açıklamada, eylemlerde üç kişinin öldüğünü ve 272 kişinin yaralandığını belirtti.

Sızdırılan ses kaydı Kolombiya’nın Venezuela’ya müdahale isteğini kanıtladı

Kolombiyalı Büyükelçi Francisco Santos ve Dışişleri Bakanı Claudia Blum’un Washington’daki bir lokantada kaydedildiği iddia edilen konuşması ülkede büyük tepkilere yol açtı. Devlet görevlilerinin Venezuela’ya yönelik gizli müdahale isteklerini dile getirdikleri ses kaydında Trump hükümetini ve Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque’nin kimi kararlarını da eleştirdikleri iddia ediliyor.

Ses kaydında Santos’a ait olduğu iddia edilen sesin “Trump Venezuela’ya gitmeyecek. Ama bu adam (Nicolás Maduro) ayrılmazsa Kolombiya’nın bir geleceği olamaz. Ayrılmazsa hayatlarımızı katlanılmaz kılar. Görebildiğim tek çözüm oraya gizli müdahaleler yapmak, gürültü çıkarıp muhalefete destek vermek” dediği belirtiliyor.

Şili’de hükümet karşıtı eylemler ilk ayını geride bıraktı

Şili’de süren hükümet karşıtı eylemlerin ilk ayını bitirdiği pazartesi günü binlerce insan Haysiyet Meydanı'nda buluştu.

Bir ay süren eylemler bir hafta önce hükümetin yeni bir anayasa hazırlanmasını kabul etmesini sağlamıştı, ancak neoliberal hükümete güvenmeyen Şili halkı anayasanın hazırlanması için önce yeni bir kurucu meclis kurulmasını talep ediyor.

Salı günü ise 11 muhalif milletvekili, Devlet Başkanı Sebastian Piñera’ya karşı, 14 Ekim’den beri güvenlik güçlerinde işlenen yüzlerce insan hakkı ihlalinden ötürü bir “anayasal suçlamada” bulundu. Komünist Parti milletvekili Daniel Nunez, “(Piñera) bu vahşice insan hakkı ihlallerinden sorumludur. Ordunun ve polisin eylemleri onun kararlarının sonucudur ve yaptıklarının hesabını vermelidir” dedi.

Şili Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmada ise polisin kullandığı havalı tüfek mermilerinin sadece %20 kauçuktan yapıldığını, %80 oranında ise kurşun gibi farklı maddelerin kullanıldığını ortaya koydu. Araştırmanın yayınlanmasından sonra Şili askeri polis müdürü Mario Rozas, bu silahların artık eylemlerde kullanılmayacağını, sadece ölüm riski taşıyan nefsi müdafaa durumlarında kullanılacağını açıkladı.

ABDi Avrupa Birliği Büyükelçis'inin ifadesi Trump soruşturmasını güçlendirdi

ABD Avrupa Birliği Büyükelçisi Gordon Sondland’in Trump’ın görevi kötüye kullanmasına dair soruşturmada verdiği ifade ABD’de infiale neden olurken, Demokratların suçlamalarını güçlendirdi.

Trump tarafından 2018’de göreve getirilen Cumhuriyetçi Partili Sondland, Beyaz Saray İstihbarat Komitesi’ne verdiği ifadede Ukrayna yetkilileriyle yapılan görüşmelere Trump’ın özel avukatının, Trump’ın talimatı ile ve sebebi belirtilmeden dahil edildiğini, avukat Rudy Guiliani’nin ABD’li yetkilileri bilgilendirmeden Ukrayna yetkilileriyle görüşmeler yaptığını belirtti.

Sondland ayrıca Beyaz Saray’ın Ukrayna’dan askeri yardım karşılığında eski Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın oğlunun yönetiminde bulunduğu bir enerji şirketine ve 2016 seçimlerine Ukrayna’nın müdahale ettiğine dair bir teori üzerine soruşturma açılmasını talep ettiğini doğruladı.

Ukrayna’daki ABD Dışişleri yetkililerine bağlantılı hareket etmeyen Guiliani’nin kendi başına buyruk hareket etmediğini de dile getiren Sondland, Dışişleri Bakanı Pompeo ve Beyaz Saray Genel Sekreteri Mulvaney gibi üst düzey yetkililerin bu baskı kampanyasından haberdar olduğunu ekledi.