Doğa katliamına tepki: 'Çağlayan Deresi, ağlayan dere olmasın'

“Çağlayan Deresi’nin, kaynağını aldığı Kaçkar Dağları eteklerinden, Karadeniz’e kavuştuğu sahil şeridine kadar eşsiz güzelliği, hayat verdiği sayısız çeşitte bitki ve hayvanı, bir can damarı gibi beslediği yaşamlarla sadece yörenin değil, tüm Türkiye’nin ender korunmuş vadilerinden Çağlayan vadisinin kalbidir” denilen açıklamada, bu yaşam alanının, Türkiye gibi türlü ekolojik saldırı teşebbüslerine maruz kaldığı belirtildi.



16-11-2020 13:42

İleri Haber

Çağlayan Vadisi halkı, Çağlayan Deresi suyunun balık tesisinde kullanmak için gelişigüzel borulara alınmasına tepki gösterdi. Bölgede yapılan bilirkişi keşfi sonrası yapılan açıklamada “Çağlayan Deresi ağlayan dere olmasın” denildi.

Rize'nin Fındıklı ilçesinde, Çağlayan deresinin çevresindeki maden ocağı, balık çiftliği, ıslah çalışmaları ve üzerindeki HES'in dereyi kirlettiği ve kuruttuğuna dikkat çeken Çağlayan deresi sakinleri, tepkilerini dile getirdikleri bir açıklama yayınladı.

“Çağlayan Deresi’nin, kaynağını aldığı Kaçkar Dağları eteklerinden, Karadeniz’e kavuştuğu sahil şeridine kadar eşsiz güzelliği, hayat verdiği sayısız çeşitte bitki ve hayvanı, bir can damarı gibi beslediği yaşamlarla sadece yörenin değil, tüm Türkiye’nin ender korunmuş vadilerinden Çağlayan vadisinin kalbidir” denilen açıklamada, bu yaşam alanının, Türkiye gibi türlü ekolojik saldırı teşebbüslerine maruz kaldığı belirtildi.

HES’ler, maden ocakları ve endüstriyel balıkçılığın Çağlayan Vadisi’ni tahrip ettiği belirtilen açıklamada, yeni ve büyük bir tehdit olarak “Vahşi miktarlarda denetimsiz alınan suyun balık çiftliklerine aktarılması ve oradan kirletilmiş olarak yeniden bırakılması yaşam kaynağımız deremizi mahvediyor. Üstelik özel arazilere hukuksuz girilmesi de cabası” ifadeleri kullanıldı.

‘DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ’

Açıklamanın devamında ise şu ifadeler kullanıldı:

"Başta endemik balık türü ‘deniz alası’ olmak üzere tüm sucul canlılar için derenin yatağında yeterli miktarda su bırakılmaması vadimize büyük zarar veriyor.

Çiftliklerde kullanılan suyun dereye girilemeyecek kadar kirletilmiş şekilde bırakılmasına, vadinin içinde kamudan kiralanmış araziye yoğun beton duvarlar yapılmasına ve Beydere deresinin topyekun olarak bu tesislerde kullanılmasına karşıyız.

Bizler; Çağlayan vadisi sakinleri, yaşayanları, köylüleri, dışarıda olup gönlü ve aklı bu vadide olanlar ve Fındıklı’nın diğer yaşam kaynağı, kardeş vadimiz Arılı vadisi sakinleri ve yaşayanları olarak, vadilerimizi tüm doğal yapısı, kültürü, geleneği ve canlıları ile, bizlere büyüklerimizden nasıl emanet edildiyse, biz de çocuklarımıza, torunlarımıza da aktarabilmek için her türlü yasal haklarımızla hukuki mücadelemizi sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.

Gerek endüstriyel balık çiftlikleri, gerek HES faaliyetleri ve madencilik adı altında planlanan çevre tahribatlarını engelleyerek doğa ile uyum içindeki vadimizi nasıl savunduysak, şimdi de aynı şekilde koruyacağımızı duyuruyor ve bugüne kadar suyuna ve toprağına sahip çıkan tüm Fındıklıları yeniden dayanışmaya çağırıyoruz."

‘ÇAĞLAYAN DERESİ AĞLAYAN DERE OLMASIN’

Öte yandan, bugün vadide bilirkişi keşfi yapıldı. Fındıklı Yaşam Savunucuları tarafından keşif sonrası yapılan açıklamada, "Çağlayan Deresi Ağlayan Dere Olmasın" denildi.