Diyarbakır İl Binası önünde yapılan eyleme ilişkin HDP'den açıklama

HDP MYK imzasıyla yapılan açıklamada, "Kürt sorunu yoktur’ diyen, anaların duygularını ve acılarını sömürmek için timsah gözyaşı döken AKP Genel Başkanıdır" denildi.



09-09-2019 21:32

İleri Haber

HDP, Diyarbakır İl Binası önünde sürdürülen eyleme ilişkin bir açıklama açıklama yaptı.  Açıklamada, "Ailelerin yaptıkları açıklamalardan anlaşıldığı üzere, bu yönlendirme açık bir şekilde İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyor. Bu yönlendirme ilk günden beri iktidar medyası tarafından köpürtülerek kamuoyunda HDP hakkında bir algı yaratılmaya çalışılıyor" denildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) imzasıyla yapılan açıklama şu şekilde:

“Diyarbakır Savcılığı’nın, partimizin Diyarbakır il ve ilçe yöneticileri hakkında soruşturma başlattığı haberleri basına yansıdı; yetmedi İl Valisi açıklama yaparak soruşturma açıldığını kamuoyuna duyurdu. Bu soruşturma, ikiyüzlü, hiçbir samimiyeti olmayan iktidar mensuplarının sergiledikleri oyunun bir parçasıdır. Bizler ‘bütün annelerin çığlıklarını duyuyoruz, acılarını anlıyoruz, onlara saygımız büyük, bir damla gözyaşı bile akmasın artık’; ‘gelin bu kanayan yarayı, tarihsel sorunumuzu demokratik ve barışçı bir şekilde; konuşarak, müzakere ederek çözelim’ dediğimizde, uzattığımız barış eline yumruklarını sıkarak cevap verenleri biliyoruz. Kürt sorununun çözümü demokratikleşmenin, hukuk devleti olmanın olmazsa olmazıdır dediğimizde ‘Kürt sorunu yoktur’ diyenleri de biliyoruz.

'BİZLER BU FİLMLERİ ÇOK İZLEDİK'

Beyaz tülbentli Barış Annelerine en vicdansız şekilde saldırma emrini veren; Cumartesi Annelerine her türlü hakareti yapan, zor ve şiddet uygulatan; cop, gaz, tazyikli su kullanılmasına sesini çıkarmayan iktidar sözcülerinin insanlık adına hiç utanmadıklarını da biliyoruz. Aynı kişiler şimdi annelerin acılarını istismar etmekten, annelerin temiz duygularını kendi iktidar amaçları için sömürmekten geri durmuyor. Çocukları için Diyarbakır il binamızın önünde oturan annelere desteklerini, il ve ilçe yöneticilerimize soruşturma açarak sürdürüyor. Ama bizler bu filmi çok izledik. İktidar bu utanç senaryosunu 3 yıl önce de Belediyemizin önüne aileleri göndererek sahneliyordu. Şimdi belediyeye kayyum atadığı için il binamızın önünde sahnelemeye başladı.

Ailelerin yaptıkları açıklamalardan anlaşıldığı üzere, bu yönlendirme açık bir şekilde İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyor. Bu yönlendirme ilk günden beri iktidar medyası tarafından köpürtülerek kamuoyunda HDP hakkında bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Cumhurbaşkanı, yaptığı konuşmalarla aileleri ve kamuoyunu parti binalarımıza yönlendiriyor, kışkırtıyor. HDP kurulmadan ve siyasi faaliyet yapmadan önce de bu ülkede Kürt sorunu vardı, gençler dağa çıkıyordu ve onbinlerce insanımız ölmüştü. Bu gerçeği bilmelerine rağmen sorunu çözmek için adım atmayıp HDP hakkında operasyon yapmak siyasi fırsatçılık ve duygu istismarıdır.

'KÜRT SORUNUNU ÇÖZEMEYEN ONLARDIR'

Bir kez daha söyleyelim ki, çocuklarından uzak olan, çocuklarını kaybeden aileler iktidardan, Kürt düşmanlığını, savaş ve çatışma politikalarını sürdüren AKP-MHP ittifakından hesap sormalıdır. Kürt sorununu çözmeyen onlardır. Bu ülkenin gençleri, onların savaş ısrarından dolayı ölmektedir. Dağda ölen çocuklarımızın da askerde, poliste ölen çocuklarımızın da sorumlusu bu anlayıştır ve bu iktidardır. Çözüm sürecinde çocuklarımız ölmüyordu. Hiçbir eve ateş düşmüyordu. Anneler çocuklarının geri döneceği umuduna sahipti. Bizler de.

İşte bu süreci savaş oyunlarıyla kim bozduysa, çocuklarımızın kaybolmasının ve yaşamını yitirmesinin sorumlusu da onlardır. ‘Kürt sorunu yoktur’ diyen, anaların duygularını ve acılarını sömürmek için timsah gözyaşı döken AKP Genel Başkanıdır.

'GELİN ANNELERİ MECLİS’TE DİNLEYELİM'

Partimiz bu topraklara barış ve demokrasi gelsin diye mücadele ediyor. Bu nedenle de çatışma ve savaş politikalarında ısrar edenler tarafından saldırıya uğruyor. Milletvekillerimiz ve il yöneticilerimiz Diyarbakır il binamızda ‘sorunu birlikte çözelim’ açıklaması yaptıktan ve yetkilileri göreve davet ettikten sonra savcılığın soruşturma açması da çok manidar oldu. Çözüm bu tür soruşturmalarla elde edilemez. Sorun politiktir, savcılarla aşılamaz. Buna rağmen Cumhurbaşkanı ve iktidara bir kez daha sesleniyoruz; aileleri Emniyet zoru ve baskısıyla partimizin önüne göndermekle, bizleri suçlu ilan etmekle bir yere varamazsınız. Gelin, yıllardır çocuklarının akıbeti için alanlarda olan, sizin her türlü saldırı ve hakaretinize maruz kalan tüm anneleri Meclis’te dinleyelim. Meclis’teki tüm siyasi partiler sorumluluk alsın ve acıları birlikte sonlandıralım."