Diyarbakır Barosu Tahir Elçi cinayeti dosyasında bütün delillerin tekrar tespit edilmesini talep etti

Diyarbakır Barosu, Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Adli Tıp’taki bütün delillerin tekrar tespit edilerek yeniden incelenmesini talep etti.



13-09-2019 18:25

Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi cinayetine ilişkin Adli Tıp Kurumu tespitlerinin tartışmalı hale geldiğini vurgulayarak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Adli Tıp’taki bütün delillerin tekrar tespit edilerek yeniden incelenmesini talep etti.

Diyarbakır Barosu, öldürülen başkanları Tahir Elçi'nin faillerinin bulunması ve yargılanması için her hafta Diyarbakır Adliyesi önünde gerçekleştirdikleri "Tahir Elçi İnsan Hakları Kürsüsü" etkinliğinin 193'üncü haftası gerçekleştirdi. "Em te ji bir nakin / Seni Unutmayacağız" yazılı pankartın açıldığı etkinliğe, Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, Urfa Baro Başkanı Abdullah Öncel ve yönetim kurulu üyeleri, Sur Belediyesi Eşbaşkanı Filiz Buluttekin'in yanı sıra çok sayıda avukat katıldı. Tahir Elçi İnsan Hakları Kürsüsü'nün bu haftaki gündemi ise Tahir Elçi soruşturma dosyasına ilişkin basın da yer alan bazı gelişmeler ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Diyarbakır Barosu’na yönelik tehdidi oldu.  Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, Elçi cinayeti soruşturmasının etkin ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması ve kamuoyuyla paylaşılması taleplerini yineledi.

İki gün önce bir internet sitesinde Tahir Elçi cinayeti soruşturma dosyasına ilişkin delil karartma iddiaları haberine dair konuşan Tahir Elçi Soruşturma Komisyonu üyesi avukat Mahsuni Karaman, Biyoloji İhtisas Dairesi'ne giden nüvenin üzerindeki erkek genotipinin tespit edildiğini ve daire başkanı ile adli tıp kurumunun çatı başkanına sunulduğunu, ancak yapılan tespitin başkanların isteği doğrultusunda dosyadan çıkarılarak ortadan kaldırıldıktan sonra Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği iddia edildiğini söyledi.

Erkek genotipinin ait olduğu materyalin ne olduğu, söz konusu materyalin cinayeti aydınlatıcı bir etkisinin olup olmadığının çok önemli mahiyette olduğunu belirten Karaman, iddiaya konu materyalin Uğur Yakışır isimli kişinin polislere doğru hızla koşarken elinden polise fırlatmış olduğu silah sürgüsünün üzerindeki bir genotip olduğu tespit ettiklerini ifade etti.

Uğur Yakışır'a ait silahın Tahir Elçi cinayetini aydınlatıcı bir silah olmadığına işaret eden Karaman, gelinen aşama itibariyle net olarak Uğur Yakışır elindeki silahı Dört Ayaklı Minare’ye yetişmeden orada bulunan polislere fırlatıldığını dolayısıyla silahtan herhangi bir cinayetin işlenmediği bilindiği için silahtan alınmış herhangi bir genotipin cinayeti aydınlatıcı bir yanın olmadığına dikkati çekti.

Adli Tıp Kurumundan ortaya atılan iddianın kurumun güvenirliliğini şüpheye düşürdüğünü dile getiren Karaman, soruşturmaya ilişkin gönderilen yüzlerce nüveye, delillere dönük Adli Tıp Kurumunun yaptığı tespitlerin tartışmalı hale getirildiğini kaydetti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan iddiaların araştırılması talebinde bulunduklarını belirten Karaman, soruşturmaya ait tüm belgelerin Adli Tıp Kurumu'nun Biyolojik İhtisas Dairesi'nin laboratuvar arşiv kaydında üzerinde bir tespit yapılmasını ve el konulmasıyla birlikte iddiayı ortaya koyan personelinin yeniden dinlenilmesini istediklerini dile getirdi.

Tahir Elçi cinayetinin için adalet arayışında olduklarını dile getiren Urfa Baro Başkanı Abdullah Öncel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Diyarbakır Barosu’na yönelik tehdidinin hukuk camiasına ve barolara yönelik saldırı olarak kabul ettiklerini belirtti. Tehditlere sessiz kalmayacaklarını kaydeden Öncel, "Diyarbakır Barosu'nun yanında Tahir Elçi'yi aldığınız yerdeyiz" dedi.

Etkinlik 5 dakikalık oturma eylemiyle son buldu. (MA)