Diyarbakır Barosu kayyuma karşı harekete geçti

Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atamasına ilişkin iptal davası açtı.



08-10-2019 14:58

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine bu illerin valilerin kayyum olarak atanmasına tepkiler sürerken, Diyarbakır Barosu da harekete geçti ve 'hukuksuz' olarak değerlendirdiği bu uygulamaya karşı, yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açtı.

Diyarbakır Barosu, Avukatlık Kanunun 76 ve 95. Maddelerinde barolara, “hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak” görevi yüklendiğini, bu sorumluluğun bir gereği olarak Yönetim Kurulu’nun aldığı karar gereğince Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanması yönündeki Bakanlık kararına karşı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açıldığı belirtildi.

Baronun dilekçesinde, kayyum atama kararının dayanağı olan 674 sayılı KHK’nin Anayasa’ya aykırılığı üzerinde duruldu. OHAL döneminde çıkarılan KHK’nin olağan bir hukuk normu olarak değerlendirilemeyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin geçmiş dönemlerde vermiş olduğu kararlara atıfta bulunularak açıklandı.

SEÇİM VURGUSU

Yine kayyum atanması kararının mevcut yasa ile bile uyumlu olmadığı, zira bakanlığın görevden alma yetkisinin sadece “görev sırasında ve görevi ile ilgili bir soruşturma ve kovuşturma” şartlarıyla sınırlı olmasına rağmen, bu kurala dahi uyulmadığı tespit edildiği ifade edildi. Yani istisna olarak öngörülen kuralın temel bir hukuk kuralı haline dönüştürüldüğü, demokrasinin temeli olan seçimin saf dışı bırakıldığına vurgu yapıldı.

BELEDİYE MECLİSİ DE SAF DIŞI BIRAKILDI

Yürütmeyi durdurma talebiyle verilen dilekçede, kayyum atanmasıyla sadece belediye başkanı değil, aynı zamanda halk oyuyla seçilen belediye meclisi ve belediye encümeni de saf dışı bırakıldığına dikkat çekildi.

Dilekçede, kayyum atama kararının sebep, konu, amaç ve yetki bakımdan Anayasa ve yasaya aykırılığı vurgulanarak, Avrupa Konseyi'nin danışma organı olan Venedik Komisyonu'nun gerek KHK’ler gerekse de kayyum atanmasına ilişkin raporları da referans alındı. Uygulamanın, Türkiye’nin tarafı olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile de uyumlu olmadığı detaylı olarak açıklandı.

GÖREVE İADE TALEP EDİLDİ

Dilekçede ayrıca kayyum atama kararının Türkiye’nin uluslararası saygınlığını önemli ölçüde sarsmasının yanı sıra, modern dünya ile entegrasyonu ve iş birliğini, dolayIsıyla ekonomik, sosyal ve siyasal alanda engelleyen bir faktör haline geldiği ifade edildi.

Dilekçede OHAL uygulamalarının devamı olan bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilerek, işlem hakkında yürütmenin durdurulması ve nihai olarak işlemin iptali ve görevden uzaklaştırılan belediye başkanının derhal görevlerine iadesini talep edildi.