Diyanet’ten skandal kadına şiddet tavsiyeleri: ‘Vurursa suçlayıcı konuşmayın, oradan uzaklaşın’

Diyanet’e bağlı rehberlik bürolarından şiddet gören kadınlara skandal ‘tavsiyeler verildiği ortaya çıktı.



25-02-2020 11:14

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberlik büroları şiddet gören kadınlara "Uygun dille sebebini sorun. Büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz. Akşam mesela sevdiği şeyleri yaptınız, çayın yanında sakince konuşun" diyerek skandal tavsiyeler verdiği ortaya çıktı.

Deutsche Welle Türkçe'den Burcu Karakaş, aile ve dini rehberlik bürosundan verilen tavsiyelerin neler olduğunu araştırdı.

Karakaş'ın haberinden öne çıkanlar şu şekilde:

“Öncelikle Konya Müftülüğü'ne bağlı aile ve dini rehberlik bürosunu, eşinin şiddet eğilimi olan bir kadın olarak arıyoruz. Telefonun ucundaki ses bize 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'ne (ŞÖNİM) yönlendirme girişiminde bulunuyor, ancak merkezin isminden emin değil. Bize "ŞÖNİM herhalde, yanlış olmasın, kadını anında şeyapma merkezi… Tam açılımını bilmiyorum ama" yanıtını veriyor.

‘AİLE BÜYÜKLERİYLE SIKINTIYI AŞMAYA ÇALIŞIN’

Vaizeye, şiddet nedeniyle boşanmayı düşündüğümüzü ileterek tavsiye istediğimizde de dinî bilgiler ışığında sabretmenin önemini dinliyoruz: "Dayanılmaz hale geldiyse büyüklerinizle istişare edin. Allahüteâlâ Nisa suresinde buyurur ki; kadın ve erkeğin birer büyükle sıkıntıyı gidermeye çalışsınlar. Gençler kestirip atabiliyor. Biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın."

‘VURURSA SUÇLAMAYIN, UZAKLAŞIN’

Bir sonraki telefon, Çorum Müftülüğü'ne. Bu kez kocasının sözlü hakaretlerine maruz kalan bir kadın gibi arayarak "Elini kaldırdı, daha vurmadı ama endişe ediyorum” diyoruz. Müftülükteki vaizeye göre şiddetin nedenlerini sorgulamalıyız. Vaize bize şu yanıtı veriyor: "Uygun dille sebebini sorun. Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz. Akşam mesela sevdiği şeyleri yaptınız, çayın yanında sakince konuşun."

Şiddet gördüğümüzde ne yapmamız gerektiğini sorduğumuzda da "Vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. Odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım' diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. ‘Nasıl istiyorsun, bilemedim. Bilsem öyle yapardım' gibi konuşun" deniliyor.

Peki, polisi aramak gerekir mi? Telefondaki kişi "Yok, bu tür şeyleri çözersiniz inşallah. Allah'a emanet olun…" yanıtını veriyor.