Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı hakkında çarpıcı iddialar: ‘FETÖ’cüleri, tacizcileri ve istismarcıları korudu’

Veryansıntv.com yazarı Erdem Atay, bugün köşesinde "Diyanet İşleri Başkanımız yardımcısını tanıyor mu?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Atay’ın yazısına konu olan ise Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen’in, Müftülük dönemiyle ilgili iddialardı.



11-06-2020 10:33

İleri Haber

Veryansıntv.com yazarı Erdem Atay, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen hakkında önemli iddiaları aktardı. İşliyen’in Müftülüğü döneminde Gülen cemaati üyelerini himayesi altına aldığını örneklerle anlatan Atay’ın aktardığı iddialar arasında cinsel saldırı ve çocuk istismarında bulunanların İşliyen tarafından korunması da var.

Veryansıntv.com yazarı Erdem Atay, bugün köşesinde "Diyanet İşleri Başkanımız yardımcısını tanıyor mu?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Atay’ın yazısına konu olan ise Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen’in, Müftülük dönemiyle ilgili iddialardı.

Atay, o iddiaların bazılarını şöyle aktardı:

Sene 2014, yer Afyon.

Oğlu FETÖ okullarında okuyan müezzin M. hakkında suç duyurusu yapılır.

İddia dikkat çekicidir: Eski bir müezzin eşi olan dul ve çocuklu bir kadına sarkıntılık.

7 Kasım 2014 tarihli 7427 kayıt no’lu şikâyet dilekçesine göre, müezzin M., kadının kapısının ziline basar, arkadaşlık teklif eder, kadına cinsel saldırıda bulunur, komşular da buna tanık olur.

Mağdur kadın, dilekçeyi Müftülüğe vermeden önce büyük bir savaş yaşıyor.

Önce dilekçeyi yazıyor ancak müftülük kabul etmiyor. Kadına, “zarar görürsün” gibi baskılarla ikna süreci başlıyor. Kadın çok ısrar edince, geri adım atamıyorlar ve müftülük şikâyet dilekçesini kabul etmek zorunda kalıyor.

Ama o arada kadının evine müftülüğün talimatıyla aracılar gidip geliyor. Yeter ki dilekçesini geri çeksin. Müftü baktı olmuyor, kadını makamına çağırıyor ve iddia o ki baskıyı artırıyor.

Kadın da geri adım atmak zorunda kalıyor.

Konu Afyontime’a haber olunca, müftü, “Biz gereken cezayı vereceğiz, kurum yıpranmasın, haberi kaldır” diye baskı yapınca, haber de ortadan kalkıyor.

Ama müftü sözünde durmuyor, söz konusu taciz yaptığı iddia edilen kişi hakkında hiçbir işlem yapmıyor. Hatta aynı camide görevine devam ettiriyor.

Fakat bu kez müftünün karşısına cemaat çıkıyor, “Bizim çoluk çocuğumuz, karımız, kızımız var. Bu camide bu namussuz imamın ne işi var? Gereğini yapmazsanız, doğacak olaylardan ve tehlikelerden biz sorumlu değiliz” diyerek dilekçe veriyorlar.

Müftü yenilgiyi (!) kabul ediyor, müezzin başka bir camiye gönderiliyor.

O müezzinin şimdi bir Büyükşehir Belediyesinde önemli bir göreve geldiği ortaya çıkıyor.

Tahkikatı yapmayan müftünün hakkında bir soruşturma da açılmıyor.

***

Yer yine Afyon.

Kuran Kursu öğreticisi H. hakkında, kız öğrencilere sarkıntılık yaptığı iddiasıyla soruşturma açılır. H.’ye ödül gibi ceza verilir, kişi merkez Kuran kursuna tayin edilir.

H., Temmuz 2017’de KHK ile FETÖ’den ihraç edilir.

Ödül gibi ceza veren yine aynı müftüdür.

***

S.Afyon’da bir camide çalışan bir yetkilidir. Hakkında soruşturma açılır. Başka bir camide görevlendirilir, kurtarılır, sonra FETÖ bir camiye tayin isteyince, M.S.bu kez oraya tayin olur.

Söz konusu kişi Temmuz 2017’de görevden ihraç edilir.

Tayini yapan, yine aynı müftüdür.

***

Kuran kursu öğreticisi D. Ö., başarısından (!) olsa gerek müftü tarafından daha iyi bir kursa alınır.

Ö.de FETÖ’den ihraç edilir.

***

K.,Afyon’un bir ilçesinde görevli iken, merkez bir caminin müezzin kayyımlığına atanır.

Ne tesadüftür ki o da FETÖ’den ihraç edilir.

***

17-25 Aralık sonrası…

Şubat 2014.

Camide bir toplantıda hızlı FETÖ’cü olarak bilinen H. E., “Örnek imam hatip ve örnek çalışması” başlıklı bir sunum yapar. Sunumdaki örnek faaliyet ise şudur:

Çocukların harçlıklarından alınan paraların törenle “Kimse Yok Mu?” adlı FETÖ’cü derneğe teslim edilmesi…

H.E. nerede mi?

O da ihraç.

Peki bu kişiyi örnek imam olarak gösteren ve bu sunumu yapması için kendisini görevlendiren kim?

Malum müftü…