Diploması geçersiz sayılan bölüme öğrenci alımı devam ediyor 

Mezun olmasına rağmen diploması ve okuduğu bölüm Sağlık Bakanlığı'nca geçersiz sayılan on binlerce perfüzyon teknikeri mağdur oldu. Diplomasının geçersiz sayılmasına rağmen hala bölüme öğrenci alımı devam ederken, mağdur olan perfüzyon teknikerleri İleri'ye konuştu.



30-09-2018 18:46

İzel Sezer - @izelsezer

Önlisans programında 2 yıl okuyarak "perfüzyon teknikleri" bölümü mezunu olan on binlerce öğrencinin kendi alanında çalışması Sağlık Bakanlığı tarafından engelleniyor. Kalp ve akciğer ameliyatlarında vücut dışı dolaşım yapan, yani doktorun kalbi ameliyat edebilmesi için kalbin kansız ve durmuş bir şekilde olması gerektiğinden bunu yapay dolaşım sistemleri sayesinde sağlayan perfüzyon teknikleri bölümü mezunlarının diploması Sağlık Bakanlığı'nca "geçersiz" sayılıyor.

Perfüzyon teknikleri mezunları, on binlerce mezunun diplomasının hiçbir dayanak olmaksızın geçersiz sayılmasını, Sağlık Bakanlığı tarafından işe başlaması uygun görülen mezunların işe başladıktan günler sonra işten atılmasını, mezunların işsiz kalmasını ve yaşadıkları geçim sıkıntısını İleri Haber'e anlattı.

'GİRDİĞİMİZ İŞLERDEN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN TALİMATIYLA ÇIKARTILIYORUZ'

Perfüzyon teknikleri bölümünden 2016 yılında mezun olmasına rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından çalışması engellenen ve part time garson olarak çalışan E.Ö. "Devlet bizim önlisans diplomamızı geçersiz sayıyor. Şu anki süreçte diplomalar geçersiz olduğu için de girdiğimiz işlerden bile İl Sağlık Müdürlüğü'nün talimatıyla çıkartılıyoruz, yani diplomamızın herhangi bir geçerliliği yok" dedi. 

'ON BİNLERCE ÖĞRENCİ MAĞDUR'

Mağduriyetin yalnızca kendilerini vurmadığını aktaran Ö., "Biz bu durumla ilgili gerek Sağlık Bakanlığı'na, gerekse Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'na yaptığımız bütün başvurularda hep olumsuz cevap alıyoruz" diyerek "Bu eğitim süreci yaklaşık 2010'dan beri devam ediyor ve bu bölüm 5 devlet, 12 özel üniversite olmak üzere toplamda 17 üniversitede bulunmakta. Bu da on binlerce öğrenci ediyor ve mezun olan bu öğrencilerin tamamı bu sorun dolayısıyla mağdur" ifadelerini kullandı.

'STAJYERLER AMELİYATHANEYE SOKULMUYOR'

Öğrencilerin staj yeri bulamamasına dikkat çeken E.Ö., "Öğrencilere üniversiteler diyor ki 'stajınız hiçbir yerde kabul edilmiyor'. Dolayısıyla 40 öğrenci de kendi üniversite hastanesinde staj yapıyor ama bu insanlar ameliyathaneye dahi sokulmuyor. Branşı kalp ve damar cerrahisi olan bir insan ameliyathaneye girmeden nasıl staj yapabilir ki? Bu insanlar nasıl vasıf sahibi olacak?" dedi.

'2012'DE ALANLAR HARİÇ KİMSEYE SERTİFİKA VERİLMİYOR'

Önlisans mezuniyeti yerine sertifika belgesinin kabul edilmesine isyan eden E.Ö., "Devletin şu an yapmış olduğu yasal tanımda devlet diyor ki 'perfüzyon alanında lisans veya yüksek lisans mezunu ya da sertifika belgesine sahip kişiler çalışabilir'. Sertifika programı da 2012'de bir kereye mahsus yapılıyor ve 592 kişi bu sınava giriyor, yıllardır bu 592 kişi hariç başka kimse de sertifika alamıyor. Bu sertifika 6 gün teorik, 1 gün uygulama eğitimi sonrasında toplam 7 günlük eğitimle veriliyor. Oysa biz bu bölümü okurken 592 saat teorik eğitim alıyoruz" şeklinde konuştu.

'KAMU YÖNETİMİ OKUYAN PERFÜZYON TEKNİKERİ YAPILIYOR'

Devlet hastanelerinin bu alanda kendi eksik personelini tamamlayabilmek için Çukurova Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi hastanelerde özel olarak eğitim verdiğine dikkat çeken Ö. "Hastaneler arasında iletişim kurularak devlet kendi personelini eğitime gönderiyor ve bu işin eğitimini alan kendi personeli bu işi yapıyor. Ama bu insanların perfüzyon bölümüyle alakası yok. Kamu yönetimi okuyan bu eğitimle perfüzyon teknikeri yapılıyor. Devlet hastanelerinde farklı iş alanında kadro gösterilip bu işi yapan insanlar var" şeklinde tepki gösterdi.

'SAĞLIK BAKANI YARDIMCISI 'BÖYLE BİR ŞEY NASIL OLABİLİR' DİYOR'

Haklarını aramak için Sağlık Bakanlığı'yla da birebir görüşmeye gittiğini söyleyen E.Ö. sözünü şu şekilde bitirdi: Birebir Sağlık Bakanı Yardımcısı'yla görüştük, elimizdeki belgeleri gösterdik ve durumu anlattık. Bakan Yardımcısı da bize 'Böyle bir şey nasıl olabilir?' diyor.

'MADEM ATAMA VERİLMİYOR, BÖLÜM HALA NİYE AKTİF?'

Perfüzyon mezunu olmasına rağmen hasta kayıt görevlisi olarak çalışan S.Y.K., "Mademki bize KPSS'den 100 puan dahi alsak atama verilmiyor, neden bu bölüm çeşitli üniversitelerde hala aktif? Neden bu bölüme hala öğrenci alımı yapılıyor? Biz mağdur olduk, neden yeni insanlar da mağdur ediliyor?" diyerek isyan etti.

'OKUDUĞU MESLEĞİ YAPAN ÇOK AZ KİŞİ VAR'

Mezunların çoğunun başka işlerde çalıştığını ve okuduğu mesleği yapan çok az kişi olduğunu söyleyen K., "Bize diyorlar ki lisans tamamlayın, meslek tanımında deniyor ki 'lisans mezununa artı olarak yüksek lisans mezunu şartı aranıyor'. Yani bu mesleği yapabilmek için bize toplamda 6 yıl okuma zorunluluğu koyuyorlar" dedi.

'MECLİS'TE BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK'

Mağduriyetin giderilmesi için her şeyi yaptıklarını söyleyen S.Y.K. "Biz bu konuyla ilgili 2017'nin ortalarında Meclis'e de gittik. Bir basın açıklaması da yaptık orada fakat gerekli ilgiyi görmedik. MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, Meclis'te bu konuya ilişkin bir soru önergesi sundu Sağlık Bakanı'na. Sağ olsunlar onu da cevapsız bıraktılar" şeklinde isyan etti. 

'LİSANS TAMAMLAMAK İSTESEK YILLIK 30 BİN LİRA'

2017'den bu yana mağdur mezun sayısının 3 binden 10 binlere dayandığını söyleyen K. "O zamanlar bu bölümden mezun sayısı yaklaşık olarak 2500-3000'di. Şu an bu sayı 10 binleri bulmuş durumda. Lisans tamamlayalım desek 3 özel üniversitede tamamlayabiliyoruz, o okulların da en ucuzu yıllık 30 bin lira. Kimsenin böyle bir bütçesi yok" diyerek bu uygulamaya tepki gösterdi.

'GEÇİM SIKINTISI ÇEKİYORUZ'

"Geçim sıkıntısı çekiyoruz" diyen S.Y.K. "Ailelerimiz bizi güvenerek bir üniversiteye yolluyor, sonra mezun oluyoruz, diplomamızı alıyoruz ama işsiziz. 4 yıla tamamlamak istesek okul fiyatları 30 binden aşağı değil, böyle bir bütçemiz de elbette yok. Hala ailemizin desteğiyle ayakta durmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

'BİZİ ÇÖZÜME ULAŞTIRACAK HER ŞEYE HAZIRIZ'

İnşaat işçisi olarak çalışan perfüzyon mezunu A.G. "Bir sürü milletvekiliyle görüştük, ilgili tüm kurumlara defalarca dilekçe yazdık. Evrakımızı teslim ettik, durumumuzu anlattık 'tamam, tamam' diyerek bizi başından savdılar" dedi ve sözünü 'yasal yollarla her şeyi denediklerini, kendilerini çözüme ulaştıracak her şeye hazır olduklarını' vurgulayarak bitirdi. 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ SIRALADILAR

Çalışma hakları ellerinden alınan perfüzyon teknikleri mezunları, konuya ilişkin çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:

1- Önlisans perfüzyon teknikleri bölümünü kapsayan meslek tanımı yapılması 
2- 1219 sayılı tebabet ve şuabeti sanatlarının tarzı icrasına dair kanuna ek 13 maddesinde bulunan 'lisans ve yüksek lisans' şartının kaldırılması
3- Eğer lisans şartı devam edecekse Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde bulunan 'perfüzyon lisans' bölümünün '10.10.2014 öncesi perfüzyon teknikleri mezunları başvurabilir' maddesinin kaldırılması ve devlet üniversitelerinde 4 yıllık eğitim verilmesi
4- Sertifika programının 5 yıllık süreç için verilmesine rağmen halihazırda 2012'deki sertifikaların süresi dolduğunun fakat sertifika sahiplerinin hala çalışmaya devam ettiğinin kabul edilmesi, yeni bir sertifika programıyla 2018'e kadar olan mezunları da kapsayan bir sertifika programının yapılması

PERFÜZYON NEDİR?

Perfüzyon kısaca tanımlanırsa doku, organ ve hücrelerin beslenmesidir. Doku ve organlar kanla beslenmektedir. Kan dolaşım sisteminin merkezi olan kalp ve ona bağlı olan damarlar vasıtası ile organ ve dokulara perfüze olarak onların ihtiyaçlarını (beslenme - boşaltım-homeostasi) karşılar.

Kalp ve akciğer ameliyatlarında doktorun kalbi ameliyat edebilmesi için kalbin kansız ve durmuş bir şekilde olması gerektiğinden ötürü bunu yapay dolaşım sistemleri sayesinde sağlayan uygulama olarak tanımlanabilir.