Devlet Teşvikli Özel Okul Gericiliği

Yeni eğitim ve öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte artan özel okul reklamlarında AKP'nin eğitim alanındaki gericileşme ve millileşme politikasının bir sonucu olarak dini, islami ve milliyetçi öğeler açıkça görülmeye başladı.



30-08-2018 00:54

Akif Yıldırım

Yeni eğitim - öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte islami eğitim vaat eden özel okulların ve yurtların reklamları da görülmeye başlandı. AKP'nin eğitim alanındaki dindarlaştırma ve piyasalaştırma politikasıyla birlikte tarikatlara ve iktidara yakın gruplara ait özel ve islami okulların sayısında da artış yaşanıyor.

Bu okulların eş zamanlı artışında devlet destekli teşviklerinin de büyük etkisi olduğu düşünülüyor. Birkaç yıl önce çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı'yla özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan ilk ve orta eğitim yatırımları, öncelikli yatırım olarak belirlenerek bu kurumlara büyük teşvikler ve vergi muafiyetleri tanınıyor.

MODERN GÖRÜNÜMLÜ 'GELENEKSEL' EĞİTİM

Teşviklerden ve vergi muafiyetlerinden yararlanan özel okullar ise büyük oranda ya tarikatlara ya da iktidara yakın gruplara ait okullar. Bu paralı okulların genel ortak özellikleri modern eğitimle, 'geleneksel' eğitimi bir arada verdiklerini, ahlaki ve manevi yönü gelişmiş nesiller yetiştirme amacına sahip olduklarını belirtmeleri. 

AKP'nin eğitim alanındaki gerici ve piyasacı dönüşümleri sonucu türeyen bu paralı 'eğitim' kurumlarının, son günlerde sosyal medya dahil birçok yerde görülebilen reklamlarını derledik. Reklamlarda öne çıkanlar çoğunlukla din, maneviyat, milliyetçilik gibi kavramlarken "beyaz toroslar" gibi '90'lardaki polis işkencesine gönderme yapan ögeler de mevcut.

'DİRİLİŞ'E GEL, HAFIZ-DOKTOR OL!'

“Vatanına, milletine, dinine sevdalı nesiller yetiştiriyoruz”  sloganıyla tercih döneminde kayıt çekmeye çalışan Yeniden Diriliş Okulları’nın reklamlarını birçok yerde görmek mümkün. Reklam broşürlerinde ilk öğretim çağındaki çocukların takkeli ve türbanlı görüntülerinin bulunması dikkat çekiyor.

Bu özel okul broşürlerinden de anlaşılacağı üzere öğrencilerine "hem hafız hem doktor" olabilme imkanı sunduğunu iddia ediyor.  Yeniden Diriliş Okulları okul önce eğitimden, orta öğretime kadar her eğitim kademesinde faaliyet gösteriyor. .

KİM BUNLAR? 

Çağdaş, modern ve laik eğitim anlayışını ne kadar benimsediği tartışmalı olan bu okul İsmailağa Cemaati’ne bağlı İlkseç Vakfı tarafından 2016 yılında kurulmuş. Bu vakfın yönetimi ise İsmailağa’nın göz önündeki simalarından Ali Ulvi Uzunlar’a tarafından yapılmakta. Uzunlar, yandaş bir gazeteye verdiği röportajında okulun verdiği dini eğitimi şu ifadelerle anlatıyor;

“Öğrencilerimizin yetenek ve talepleri, velilerimizin talepleri doğrultusunda, öğrencilerimizin gelecek ve uhrevi hayatlarında olumlu gelişmelere katkı sağlayacağını düşündüğümüz bir çalışmamızda tamamlayıcı eğitimlerdir. Bu eğitimlerimizin arasında kuran okuma eğitimi, sistematik hafızlık eğitimi, islami sanat ve estetik eğitimi, islami şahsiyet ve tasavvufi hal eğitimi, nezaket eğitimlerimiz mevcuttur.”

Çocuklara "hem doktor hem de hafız" olabilmeyi vaad eden bu eğitim kurumunun doktor olmak isteyen bir öğrencinin hangi teorik ve pratik eğitimler sonucu bu donanıma sahip olacağı ise hiç vurgulanmıyor.

'HERKES MEZUN OLABİLİR, SEN KAHRAMAN OL'

Prestij Özel Eğitim Kursu ise reklam materyallerinde 15 Temmuz Darbe girişiminde öldürülen Ömer Halisdemir’in fotoğrafını kullanmasıyla sosyal medyada gündem oldu. Okulun kurucusu ise Ömer Çelik isimli bir avukat. Herhangi bir eğitim formasyonu olmayan bir avukatın özel eğitim kurumu kurma yetkinliğini nereden ve hangi amaçla aldığı ise dikkat çeken sorular arasında.

Kursa ait instagram hesabından söz konusu reklam kaldırılsa da, kursun kurucusu Çelik'in kendisine ait kişisel instagram hesabında '90'lı yıllarda faili meçhullerle ve polis işkencesiyle anılan “beyaz toros” etiketini kullanıdığı görülmekte.

Kursun resmi sayfasında dikkat çeken bir başka paylaşımda ise okulun 'Nurcu' olduğu bilinen Haliliye Vakfı tarafından ziyaret edildiği görülüyor. Kursun vereceği eğitimin nasıl bir müfredat izleyeceğine dair ipuçları veriyor. Nurcu bir vakıfla bu özel kursun ne seviyede ilişkili olduğu merak edilirken, vakfın kuruluş amacı şu şekilde açıklanıyor:

“Vakfın umumî gayesi: ilk, orta ve yüksek tahsil kademelerinde imkânı olmayan gençleri bir taraftan asrın müspet ilimleri ile teçhiz, diğer taraftan millî kültür ve mânevî değerlere sahip olarak yetiştirmek için her türlü yardımı yapmak ve bu konuda gerekenleri temin etmek hususunda her türlü teşebbüslerde bulunmaktır.”

'KOMÜNİZMLE MÜCADELE DEVAM EDİYOR'

Bir dönemin  MİT ve CIA bağlantılı sol karşıtı kontrgerilla faaliyeti yürüten Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin önde gelen isimlerinin kurduğu, İlim Yayma Cemiyeti de dini eğitim veren özel okul yarışında geride kalmayan kuruluşlar arasında. 1998 yılında İlim Yayma Cemiyeti tarafından kurulan diğer iktidar destekli, tarikat okulları gibi “hem dünyevi hem uhrevi” eğitim verdiği iddiasında.

Dini eğitimin yanında bu okullarda değerler eğitimi adı altında; edep, iffet, kanaat, dua ve idealizm gibi  kavramlar da müfredatta yer alıyor. Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin bir dönem üstlendiği çağdaş, laik ve bilimsel düşünceyle mücadele görevini İlim Yayma Cemiyeti bu okullar aracılığıyla sürdürüyor. İrfan Okulları, gerici karakterinin yanına eklediği piyasacı yönü sayesinde de MÜSİAD üyelerine indirim sağlıyor.

İrfan Okulları, aynı zamanda yandaş Rıdvan Dilmen’in 16 Nisan Referandumu için başlattığı “Ben de varım” kampanyasına atıfta bulunduğu reklamla sosyal medyada gündem olmuştu. O tarihlerde yapacaklarıı bursluluk sınavını aynı sloganla duyurmuşlardı.