Deştin’de çimento fabrikasına karşı mücadele devam ediyor

Deştin’de çimento fabrikasına karşı mücadele devam ediyor

“Halk zeytincilik üzerine bu kadar hassasken, onlar zeytinliklerin üzerine çimento tozu yağdıracaklar”

Ersan Kınık

Muğla’nın Menteşe ve Yatağan ilçeleri arasında kalan Deştin Mahallesi’ndeki 7 bin 751 dönümlük ormanlık araziye yapılmak istenen çimento fabrikasına karşı, bölge halkının mücadelesi devam ediyor.

Gelirlerinin önemli bir bölümünü tarım ve hayvancılıktan karşılayan Deştinlilerin, 1500 futbol sahası büyüklüğüne tekabül eden 7 bin 751 dönümlük ormanlık araziye yapılması planlanan çimento fabrikasının faaliyete geçmesi durumunda, önemli derecede ekonomik ve toplumsal problemlerle de karşı karşıya kalacakları belirtiliyor.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe ve Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, Deştin’de doğa talanına karşı sürmekte olan mücadeleyi İleri Haber’e anlattı.

Aralık ayında çimento fabrikasının, Menteşe Belediyesi’nden ruhsat izni istemesiyle birlikte bir mücadeleye başladıklarını söyleyen Özsoy, 6 aya yakın bir zamandır direnişlerini kararlılıkla sürdürdüklerinin altını çizerek, CHP’li Menteşe Belediyesi’nin verdiği sözü tutmasını ve ruhsatı iptal etmesi yönündeki çağrısını yineledi.

Özsoy konuşmasının devamında çimento fabrikasının Deştin ve çevresinde yaratacağı tahribatları anlattı.

MUÇEP Menteşe Sözcüsü Haluk Özsoy

7 bin 751 dönümlük arazide çimento projesinin hayata geçirilmesi durumunda bölgede tarım ve hayvancılığın tamamen sona ereceğine dikkat çeken Özsoy, fabrikanın yörenin kültürünü de tahrip edeceğini ifade ederek şunları söyledi:

‘AİLELER BURADAN ELDE ETTİĞİ GELİRLE ÇOCUKLARINI OKUTUYOR’

“Muğla’da çokça dağ köyü vardır. Dağ köylüleri de sadece tarım üzerinden hayatını idame ettirmezler. Burada yörüklük kültürü de mevcut. Çıkarlar, gezerler, arıcılık yaparlar, hareketli işleri severler. Köylerinde sabit bir şekilde kalmazlar. Sadece Deştin değil, o civarda çok sayıda dağ köyü bulunuyor”

Köylülerin, doğada kendiliğinden yetişen göbek mantarlarını toplayarak önemli bir gelir elde ettiklerinin altını çizen Özsoy, “Aileler, buradan elde ettikleri gelirle çocuklarını okutuyorlar” diye konuştu.

‘ZEYTİNLERİN ÜZERİNE ÇİMENTO TOZU YAĞDIRACAKLAR’

Bölgenin bir diğer önemli geçim kaynağı olan zeytinciliğin “hassasiyetlerini” anlatan Özsoy, “Termik santrallerin civarındaki zeytinliklerdeki verimlilik oranlarının altıda birlere indiğini ve kalitenin oldukça düştüğünü görüyoruz. Burada da her köylünün bir zeytinliği vardır. Zeytinlerin çiçek açtığı dönemde, zeytinliklerin yanından araba bile geçmesine müsaade edilmez, çocukların o alanda değil de biraz uzakta oynaması istenir toz kalkıp da ağaçların üzerine yapışmasın diye. Halk zeytincilik üzerine bu kadar hassasken, onlar çimento tozu yağdıracaklar zeytinliklerin üzerine” diye konuştu.

‘DİNAMİTLE PATLATMALAR YAPILACAK’

Çimento fabrikasının çevresine açılacak olan kil ve kireç taşı ocaklarının yaratacağı tahribatlara da değinen Özsoy, “Kireç taşı çok sert bir taş, ancak dinamitle patlatma şeklinde çıkarırsanız verim alırsınız. Dolayısıyla kireç taşı ocaklarında dinamitler patlayacak. Bölgedeki kuşlar dinamit patladığında kalp krizi geçirecek. Ayrıca patlatmayla birlikte açığa çıkan zehirli tozlar her şeyin üzerine yağacak” ifadelerini kullandı.

Çimento fabrikasında uygulanacak ısıl işlemler neticesinde havaya salınacak olan partiküllerin, rüzgârın da etkisiyle 200 km’lik alanı etkileyeceğine dikkat çeken Özsoy, fabrikanın civarında bulunan köyler yaşanmaz hâle gelirken, Muğla ve çevresinde de solunan hava kalitesinin düşeceğini söyledi.

Turizm ve tarım kenti olan Muğla’nın, çok büyük bir alanı kaplayan çimento fabrikası projesiyle birlikte sanayi kentine doğru evrileceği tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Özsoy, “İster liberal açıdan bakalım ister kapitalist açıdan. Hangi açıdan bakarsak bakalım bu projenin hiçbir mantığı yok” diye konuştu.

‘GENEL MERKEZİN KARARINA RAĞMEN CHP’Lİ BELEDİYE RUHSATI İPTAL ETMİYOR’

Çimento fabrikasına çalışma ruhsatı veren CHP’li Menteşe Belediyesine de tepkisini dile getiren Özsoy, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve parti genel merkezinden ruhsatın iptal edileceğine dair söz almalarına rağmen, Menteşe Belediyesi’nin bu sözü yerine getirmediğini belirtti. Özsoy konuya ilişkin şu sözleri kaydetti:

“İlk verilen sözün üzerinden 4 – 4,5 ay gibi bir zaman geçti. CHP Genel Merkezi bu konuda bizim yanımızda gibi gözüküyor ama yerel yönetim ruhsatı iptal etmeyeceğine dair ısrarla direniyor. Ayrıca belediyenin bu konuda Şu anda bu çalışmaları durdurmanın tek yolu ruhsatın iptal edilmesi. ÇED olumlu kararının iptal edilmesine dair Danıştay’da bir davamız var, bir tane de ruhsat iptali için davamız var devam eden. Biz bu davaları kazanacağımızı biliyoruz ancak aradan iki yıl geçtikten, çimento fabrikası kurulduktan sonra davayı kazanmanın bir anlamı yok.”

‘MUĞLALILAR BUNU UNUTMAYACAK’

Son olarak Menteşe Belediye’sinin göstermiş olduğu bu tavrı anlamlandıramadıklarını ifade eden Özsoy şunları söyledi:

“İdare mahkemesinde devam eden bir davamız var. Belki yakın bir zamanda yürütmeyi durdurma kararı alacağız. Muğlalılar bunu unutmayacak, CHP’nin onların yanında değil de sermayenin yanında durduğunu unutmayacak.

‘BÜYÜK BİR İNAT OLUŞTU’

Geçen eylemde bir kadın gitti belediye önüne. Orada büyük bir inat oluştu, köylü kadınlar yas etti. Buna rağmen ruhsatı iptal edip projeyi durdurma imkanları varken nasıl oluyor da bunu yapmıyorlar çok merak ediyorum. Vicdanen bunu nasıl yapmıyorlar anlamıyorum. CHP’nin tüzüğünde ekolojiyi korumaya dair madde mevcut. Böylelikle parti tüzüğüne de aykırı hareket ediyorlar. Bizim tek isteğimiz bize verilen sözün tutulması. Başka istediğimiz bir şey yok!”