'Deprem projesi için ayrılan 1 milyon 628 bin 337 dolar kayıp'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, deprem için ayrılan 1 milyon 628 bin 337 doların nereye harcandığına dair belgelere ulaşılamadığını söyledi.



01-10-2019 14:47

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, deprem projesi için harcandığı iddia edilen 1 milyon 628 bin 337 doların nereye harcandığıyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamadığına dikkat çekti. Karaca, "Kayıp paranın 18 yıldır nereye harcandığının bilinmemesinden hareketle acilen bu paranın nereye harcandığının araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir" dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, İstanbul’da meydana gelen 5.8’lik depremin ardından toplanma alanları, kamu binalarının depreme dayanıklılığı ile 17 Ağustos depremi sonrasında ayrılan kaynakların nereye harcandığı ile ilgili Araştırma Komisyonu kurulması önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sundu.

‘CEZAYI NEDEN HALK ÖDESİN?’

“Deprem gibi hasar bırakan afetlerde risk oluşmadan önce tedbirlerin alınması zorunludur, ön tedbirlilik ilkesinin gereğidir. Mevcut iktidar, felaket boyutunda yaşanan ve artan afetleri, ‘doğal bir afet’miş gibi algı yaratarak ‘kendi sorumluluğunu’ gizlemek istemektedir. Kentsel dönüşüm adı altında ‘rantsal dönüşüm’ ve tüm Türkiye’de TOKİ aracılığıyla inşaat odaklı sürdürülen politikalar; savunmasız yaşam alanlarını, bilimsel tespitlerle ortaya konan deprem gerçekliğini yok sayan bir hale gelmiştir. TOKİ’nin yaşam alanları, yaşama ve barınma hakkından anladığı; ticari alan olarak parsel parsel satmak! Kamu otoritelerinin almadığı önlemler sonucunda göz göre göre gelen afet zararlarının cezasını neden halk ödesin?” diyen Gülizar Biçer Karaca, ‘büyüme ve kalkınma adı altında betonlaştırılan kentler ve yaşam alanlarının, insan eliyle tarumar edilmekte olduğunu vurguladı.

‘TÜRKİYE’DE YAŞAM HAKKI TEHDİT ALTINDADIR’

CHP’li vekil şöyle devam etti:

“Alınmayan önlemlerin, dikilen gökdelenlerin, yok edilen doğanın, ertelenen politikaların, depreme ayrılması gereken kaynakların deprem tedbirleri için ayrılmamasının hesabını kamu otoriteleri vermek zorundadır. Yanlış projeler, riski artıran girişimler, inşaat ve beton odaklı uygulamalar nedeniyle; deprem gerçeğinden ders çıkaran ve tedbirleri alan bir ülke olmaktan uzaklaşan Türkiye’de ‘yaşam hakkı’ tehdit altındadır. Bilimsel veriler, uyarılar ve tespitlere rağmen, kamu kaynaklarının etkin ve doğru kullanılmaması; olası depremlerin hasarlarının geri dönülmez boyuta ulaşacağının habercisidir. Zamanında müdahale ve etkin önlemler için denetim ve zamanında tedbir alınması konusunda takipteyiz”

DEPREM PROJESİ İÇİN AYRILAN 1 MİLYON 628 BİN 337 DOLARA NE OLDU?

Gülizar Biçer Karaca araştırma önergesinde “Deprem Zararını Giderme ve Yeniden Yapılandırma Projesi'nde Sayıştay tespitlerine göre, kurumlar arasında projenin sürekli el değiştirmesi nedeniyle proje için harcandığı iddia edilen 1 milyon 628 bin 337 doların nereye harcandığıyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamadığına dikkat çekti. “Kayıp paranın 18 yıldır nereye harcandığının bilinmemesinden hareketle acilen bu paranın nereye harcandığının araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir’ dedi.

'YA BİLMİYORLAR, YA DA HALKTAN GİZLEME PAHASINA KAMU GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANIYORLAR'

Gülizar Biçer Karaca, büyükşehirler başta olmak üzere kentte tüm küçük boşlukları, çocuk parklarını, cami avlularını ve hatta benzin istasyonlarını dahil ederek deprem toplanma alanı sayısı açıklamanın bilimle, akılla izah edilemeyeceğini belirtirken, “Deprem toplanma alanının ne olduğunu ya bilmiyorlar ya da halktan gizleme pahasına kamu görevlerini kötüye kullanıyorlar. Benzin istasyonunu dahi deprem toplanma alanı olarak gösterecek kadar bu işten anlamadıkları, vatandaşlarımızı kandırdıkları belli. Okullar, hastaneler, sosyal mekanlar, askeriyeler gibi kamusal mekanların dayanıklılığı, olası depreme ne kadar hazır oldukları ayrı bir tartışma konusudur. Dere yatağına yapılan okullar, deprem gerekçesiyle başka okullara gitmek zorunda kalan öğrenciler, eğitim ve sağlıktaki sorunlar çok boyutlu ele alınmalı ve bilim insanlarının katkılarıyla TBMM’de kurulacak komisyonda çözüm geliştirilmek zorundadır. Devletin kamu kaynaklarının denetimini yapma yükümlülüğünü CHP olarak takip etmek, en temel hak olan yaşam hakkının güvence altında olmasını takip etmek sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.