Demirtaş'ın Mektubuna Temelli'den Yanıt: Yöntemi Yanlış

HDP Eş Başkanı Temelli, Selahattin Demirtaş'ın eleştirilerine yönelik açıklamalarda bulundu.



15-08-2018 17:10

Dün akşam Yol TV'de katıldığı programda Selahattin Demirtaş’ın eleştirilerine yönelik açıklamada bulunan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Demirtaş’ın partisinin “baş tacı ve gözbebeği” olduğunu, 2014’te ve 2018’de Cumhurbaşkanı adayı olarak Demirtaş’ı gösterdiklerini ve yine bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Demirtaş’ı aday olarak görmek istediğini belirtti.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde 4 Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, 10 Ağustos’ta yayınlanan makalesinde “HDP tatil havasından çıkıp sahaya inmeli” demişti. Makalesinin devamında “Halka öncülük etmesi beklenen kesimler daha cesur ve kararlı bir duruş sergilemeli” diyen Demirtaş, “Kendine karşı korumacı yaklaşımlarla, faşizm ile örtülü uzlaşma arayışıyla halka öncülük yapılamaz” ifadesini kullanmıştı.

Temelli, Demirtaş'ın yayınlanan mektubuna ilişkin şu sözleri kullandı:

'YÖNTEM YANLIŞ'

"Selahattin Demirtaş yazıyorsa kıymetlidir, önemlidir. Sosyal medya için orada yazılan şey niye yazılıyor da demem. Özgürlük alanıdır, yazılmalıdır. Bazı gerçekleri de bilmek lazım. Selahattin Demirtaş, bu halkın baş tacıdır. Bu halkın en kıymetli siyasetçilerinden biridir fakat yöntem yanlıştır. Daha önce de bize mektupları gelir, biz ondan görüşler alırız. 2014 Cumhurbaşkanı adayımız da 2018 Cumhurbaşkanı adayımız da sayın Selahattin Demirtaş'tır. Umarım yine adayımız olur."

 'ELEŞTİRİLER ÖNCE KURULLARIMIZA GELMELİ'

"Yöntem şudur; partinin kurulları vardır, HDP farklı bir partidir. Birey temsiliyeti oluşmuş, dıştan baktığımızda çok zor bir ilişkiler ağı oluşturuyor. HDP'nin HDK'den gelen bir hukuku vardır, bizi bir arada tutan hukuk. Birlikte hareket etme, müzakereci bir kurul. Kurulların içinde eleştiri, öz eleştiri çok önemlidir. Bu eleştiriler daha önce de yaptığı gibi kurullarımıza gelmeli, orada değerlendirilmeli. Kamuoyuyla tartışılacaksa tartışılmalı. Doğrudan bu yöntemle tartışılması, bu tartışmaların önünü açmıştır. Daha önce de yazı geldi seçimden hemen sonra, kendisine değerlendirme gönderdik. Başarı konusunda mütabıktık. İkinci tura kalmamasıyla ilgili bir değerlendirmemiz de oldu."

'YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ'

"Cumhurbaşkanlığı kampanyası umulduğu gibi sürdürülemedi. Bütün bu değerlendirmeleri parti ve örgüt paylaştı. Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı kampanyasının iki profile sıkışmış olmasının değerlendirilmesi yapıldı. Kendisinin de bir mektubu oldu. Teşekkürümüzü ettik, bu tabii bizi de şaşırttı. Bize yönelik bir çalışma yöntemi olmadı. Bir baktık, ajansta çıktı. Gazeteler paylaştı tartıştık. Biz kurullarımızda değerlendirmeye devam edeceğiz. Biz bu teamüllere uymaya devam edeceğiz. Umuyorum ki o da uyacak çünkü bu kurulların içinde var olduk hep beraber. Dünkü tweetlerinde de bize güç vermek için böyle bir yöntem izlediğini söylüyor. İnanıyoruz, güçlendik. Beraber güçlenmemiz önemli. Birlikte de yolumuza devam edeceğiz.

'ÖZ ELEŞTİRİ VERMEYECEĞİZ'

Cumhuriyet'te yer alan habere göre öz eleştiri vermeyeceklerini belirten Temelli "Faşist blokun geriletilmesi konusunda bir öz eleştiri vermeyi düşünmüyoruz çünkü biz 17 Nisan referandumundan bugüne kadar bunu yaptık. Bu faşist blok ve diğer ittifak aslında bize karşı bir yapı oluşturdu. Bizim yürüttüğümüz mücadele bir yanıyla millet ittifakıyla da sürdü" diye konuştu.

ERKAN BAŞ VE BARIŞ ATAY YORUMU

Mektubunda Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kurucu Meclis Üyesi olan HDP İstanbul Milletvekili Erkan Baş ve Hatay Milletvekili Barış Atay’ın partiden ayrılıp TİP'e katılacakları yönündeki haberlere de değinen Demirtaş, “Kimse HDP’de kendini misafir olarak görmemeli” ifadesini kullanmıştı. Demirtaş’ın bu tepkisine de yanıt veren Temelli şu sözleri söyledi: 

“Bizim dayanışmamız Meclis’te de sokakta da sürecektir, otoriter rejime karşı yaptığımız mücadele her alanda sürecektir, bunu arkadaşlarımı tanıdığımdan söylüyorum. Şekli olarak onların geldikleri siyasetler var. Bunun gereğini yapmaları söz konusu olursa yapabilirler. Böyle bir taahhüt yok. Türkiye'de demokratik siyaset kültürüne katkı sağlar. Bu sahici bir ittifaktır. ”