Demirtaş: 24 Haziran'ın en büyük hilesi benim içeride olmamdır

Demirtaş savunmasında ayrıca, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan bazen günde 3 defa, bazen 5 defa beni suçlu ilan ettiler" dedi.



03-10-2018 13:00

Edirne F Tipi Cezaevi'nde 4 Kasım 2016'dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklu yargılandığı davanın duruşması Ankara'da yapıldı. Demirtaş’ın konuşmaları sebebiyle hakkında 142 yıl hapis cezası istendiği davanın bugünkü duruşmasındaki savunması sona erdi. Demirtaş’ın sözlerinin ardından duruşmaya yarına kadar ara verildi. Duruşma yarın saat 10:00’da devam edecek.

Duruşmada savunma yapan Demirtaş, 24 Haziran seçimleriyle ilgili, “En büyük hilesi, benim içeride tutulmamdır. Ben dışarıda olsaydım sonuçlar farklı olacaktı" dedi. Mahkeme heyetine seslenen Demirtaş, "Beni serbest bırakıp seçim akşamı yine tutuklayabilirdiniz" ifadesini kullandı.

‘SAĞLIK DURUMUM ELVERMEDİĞİ İÇİN SEGBİS’LE KATILDIM’

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Demirtaş, SEGBİS yöntemiyle katıldı. SEGBİS ile savunma yapmak zorundayım diyen Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

"Ankara'ya gidiş gelişlerimiz 24 saat sürebiliyor. Bu tür bir seyahate sağlık durumum uygun olmadığı için, duruşmaya mecburen SEGBİS ile çıkmayı kabul ettim. Kayda geçsin diye belirtiyorum."

‘GÜNDE 3-5 DEFA SUÇLU İLAN EDİLDİM’

24 Haziran seçimleri, yargılandığım bu dava üzerinde çok büyük bir algı operasyonun yapıldığı, yargı sürecine açık bir müdahalenin gerçekleştiği bir kampanya şeklinde geçti. Bunu, bütün delilleriyle dosyaya sunacağız. 24 Haziran seçimlerinde, anlatmama gerek bile olmayacak şekilde siz mahkeme heyetinin önünde algı operasyonları yapıldı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan bazen günde 3 defa, bazen 5 defa beni suçlu ilan ettiler. Siz mahkeme heyetinin göreceği, duyacağı şekilde. partim beni cumhurbaşkanı adayı gösterdi, avukatlarım da tahliye başvurusunda bulundu. İkiye karşı bir oyla tutuklu kalmama kararı verdiniz. Siz beni serbest bırakıp seçim akşamı yine tutuklayabilirdiniz. Kaçacak halim yoktu. Cumhurbaşkanı adayı olarak partimi, halkın umutlarını bırakıp kaçacak değilim.

‘TUTUKLANACAĞIMI BİLE BİLE GELDİM’

Kaçacak olsaydım defalarca fırsatım oldu, kaçmadım. Tutuklanacağımı bile bile yurt dışından geldim. Ama siz bir cumhurbaşkanı adayının içeride kalması kararını verdiniz. Bir aday, mevcut devletin bütün olanaklarını kullanarak kampanya yürütürken, her gün 3-5 miting yaparken ben içeride tweet atmak zorunda kaldım. Bunun nedeni mahkeme heyetidir. Her ne kadar yargı üzerinde ağır baskı olduğunu bilsem de mahkemenizin, yargının onurunu ve milletin iradesini koruyacak bir tutum sergileyeceğine inanmıştım ama maalesef tutukluğumun devamına karar verdiniz.

‘DOSYAM İNCELEMEYE BİLE ALINMADI’
Avukatlarım, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuru yaptı. AYM, seçimlerin üzerinden 4 ay geçmiş olmasına rağmen halen başvurumu ele almış değil. Durum bu kadar vahim, bu kadar içler acısı. Seçim oldu bitti, AYM benim dosyamı incelemeye bile almadı.

‘AYNI GEMİDE DEĞİLİM’

Halkı savundum, ezilenleri savundum. Bazı muhalefet partileri ekonomik kriz aniden gelmiş diye düşünüyorlar, hayır. Ekonomik kriz bağırıyordu. Şimdi muhalefet partileri 'Aynı gemideyiz' diyorlar. Ben de Cumhurbaşkanı adayıydım. Aynı gemide değilim ben. Ben ezilenlerin, yoksulların gemisindeyim. Ben talancıların, rüşvetçilerin gemisinde değilim. Aynı gemide değiliz. Asıl bu ülkenin rantçıları başka bir gemidedir ve lükstür onların gemisi. Onlar batmayacaklar. O nedenle aynı gemide değiliz.

‘SONUÇLAR FARKLI OLURDU’

Bunları anlatabilseydim 24 Haziran seçimlerinin sonucu farklı olurdu. Seçimin en büyük hilesi, benim içeride tutulmamdır. Ben dışarıda olsaydım sonuçlar farklı olacaktı.

'ERDOĞAN KAMPANYASINI TUTUKLULUĞUMA KARAR VERİLDİĞİNİ GÜN BAŞLATTI' 

Seçim döneminde aleni bir şekilde dosyama müdahale edildi. Tek tek okuyacağım, SEGBİS tutanaklarına geçmesini istiyorum. Şöyle başladı. 9 Mayıs 2018… Ben cumhurbaşkanı adayıyım, tutukluluk halimin devamına karar verildi ve Erdoğan kendi kampanyasını başlattı. Bahçeli’nin de açıklaması oldu. Bahçeli’nin 12 Mayıs tarihinde kendi hesabından attığı tweet şöyle: “Öyle ki Demirtaş’ın serbest bırakılması için bir çaba görülüyor. Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini söylüyorlar sürekli, bu çok yanlış”. Hükümetin küçük ortağı startı verdi ve Demirtaş serbest kalmayacak dedi. Süleyman Soylu’nun Twitter hesabı: 'Senin ne işin vardı gidip cezaevinde ziyaret ediyorsun Demirtaş’ı, Demirtaş’ın öldürüldüğü 53 kişi ne olacak. Yasin Börü ne olacak?' Aynı gün Hakkari’ye gitmiş ve demeç vermiş: 'Onu cezaevinde ziyaret eden kişiyi kınıyorum.' Peki çocuklar niye şehit oldu? 6-8 Ekim’de katledilenler niye katledildi? Askerlerimizi, polislerimizi kim katletti? CHP’li kardeşlerimiz şunu bilsinler her şey oy mu, seçim mi, sağa sola selam söylemek mi? Herkes sıraya girmiş Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istiyor..

'SOYLU O KOLTUKTA OTURMAYA UTANMIYOR MU?'

Süleyman Soylu zatına sesleniyorum. HDP’nin aldığı 6,5 milyon oyu PKK almışsa, PKK’nin bu ülkede 6.5 milyon insandan oy alma gücü varsa sen o koltukta oturmaya utanmıyor musun? Süleyman Soylu denilen ve kendine İçişleri Bakanı diyen zat 'Demirtaş çıkarsa İstanbul, Ankara ve İzmir’de bombalar patlayacak, biz şehitlerin annelerine ne diyeceğiz' diyor. Bunlar Goebbels’in taktikleridir. 'Bir yalanı hergün söyle ve halk inansın.' Bir tane Hakan Çavuşoğlu var Bursa’da konuşmuş. 'Neymiş efendim cezaevindeymiş.' 6-8 Ekim olaylarının altına imzası olan bu adam değil miydi? Yasin Börü’nün kafası ezilirken siz neredeydiniz. Süleyman Soylu, benim içeride olmamın medeniyete bağlı olduğunu ileri sürüyor. Ben Kürt halkının evladıyım, benim halkımın medeniyeti de var. Ama şunu söyleyeyim senin medeniyetin eğer benim içeride olmama bağlı ise ben çıktığım gün senin medeniyetin bitecek.

'O OPERASYONLARI SEN YAPTIN'

Soylu, Kocaeli’den Edirne’ye getirilirken milyonların beni havaalanında karşılayacağını düşündüğümü ve bu olmayınca da şok olduğumu söylemiş. Ey Soylu, bütün o operasyonları senin yaptığın iyi biliyorum. Ama senin bu zavallı halini de anlıyorum. Benim halen arkamda milyonlar var. Ama şunu bil, Edirne’den Kocaeli’ye değil, Çorlu’dan Edirne’ye getirildim. İkinci yalanın Edirne’de havaalanı yok, orada stadyuma indirildim. Senin tahsis ettiğin istihbarata ait özel jet ile Kocaeli’ye indirildik, oradan beni Çorlu’ya ve Edirne stadyumuna indirdiler. Arkamda nasıl milyonlar olduğunu halkımız ortaya çıkardı ve saldırdığın HDP’yi Meclis’e taşıyarak bunu gösterdi.

''FETÖ’DEN TUTUKLU 12 SAVCININ İDDİASIYLA YARGILANIYORUM'

Bir parti af teklifi verdi, diyor ki bu adli mahkumlar Cemaat’in mağdurudurlar. Bizim dosyalarımızda zaten Cemaat’in kumpası devam ediyor. Bu kadar duyarlıysanız duruşmamı takip edin. 'FETÖ’den tutuklu 12 savcının iddiasıyla yargılanıyorum ben. Bütün faaliyetlerimi terör örgütü yöneticisi sıfatıyla yapmışsam Erdoğan ile Meclis Başkanı ile, Davutoğlu ile görüştüm. Demek ki bunlarla da terör örgütü yöneticisi olarak görüşmüşüm. O halde, onları da çağırın mahkemeye." Demirtaş, Meclis'teki konuşmalarının çözümünün tarafına tebliğ edilmesini talep ettiğini belirtti ve bunun ardından savunmasına devam edeceğini aktardı.

DEMİRTAŞ’A YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR

"Terör örgütü kurma ve yönetme", "Örgüt propagandası" ve "Suç ve suçluyu övme" iddialarıyla suçlanan Demirtaş, 142 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Diyarbakır'da açılan dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ne alınmıştı. Demirtaş hakkında son 1 yılda 33 dava açıldı.

Demirtaş'ın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davası, daha önce kendisi hakkında hazırlanan ve dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM'ye gönderilen 31 fezlekenin toplamından oluşuyor.