Davutoğlu: Demirtaş istifamdan sonra tutuklandı, benim sorumluluğum değil

Financal Times'a konuşan Ahmet Davutoğlu, AKP'deki süreci değerlendirdi. Davutoğlu'nun tutuklu Selahattin Demirtaş hakkında söyledikleri ise dikkat çekti.



30-07-2019 11:12

‘Yeni parti’ iddialarıyla gündeme gelen ve parti içinde Erdoğan muhalifliğine soyunan AKP’li Davutoğlu, açıklamalarda bulundu. Davutoğlu’nun, “Demirtaş ben istifa ettikten altı ay sonra tutuklandı, bu benim sorumluluğum değil. Bu yasal bir süreç, yapabileceğim bir şey yok” sözleri dikkat çekti.

Financial Times’tan Laura Pitel’e konuşan Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hala üyesi olduğu AKP’nin eskiden adalet ve ifade özgürlüğüne önem verdiğini ancak son üç yılda bu temel değerlerin ‘göz ardı edildiğini’ iddia etti.

Türkiye’nin otoriter bir rejime sürüklenmesi konusunda sık sık uyarılarına dile getirdiği şeklinde iddialarını sürdüren Davutoğlu, “Ben birçok gazeteciyi korudum. Fikirlere ve entelektüel özgürlüğe saygı duyulması gerektiğini söyledim” ifadelerini kullandı. Partisi için hala ‘sorumluluk hissettiğini’ belirten Davutoğlu, bununa birlikte ‘pek de umutlu olmadığını’ sözlerine ekledi.

‘DEMİRTAŞ BENİM SORUMLULUĞUM DEĞİL’

Yaklaşık üç yıldır tutuklu bulunan eski HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da konuşan Davutoğlu, “Demirtaş ben istifa ettikten altı ay sonra tutuklandı, bu benim sorumluluğum değil. Bu yasal bir süreç, yapabileceğim bir şey yok” dedi.

‘BEN KORKARSAM VATANDAŞ KONUŞMAZ’

Ana akım medyada sesini duyurmasına izin verilmediğini vurgulayan Davutoğlu, kendisini konuk eden Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki’nin Sputnik ile RS FM’deki programlarına son verildiğini hatırlattı.

Davutoğlu bilinçli olarak yozlaşma ve nepotizm hakkında bir tartışma başlatmayı hedeflediği söyleyerek, “Çünkü eski bir başbakan olarak ben korkarsam vatandaş konuşamaz” dedi.

Eski başbakan sözlerine, “Eğer konuşmaktan, düşünmekten korkarsanız, bir çözüm bulunamaz” diyerek son verdi.

SARAY REJİMİ’NİN KANLI MİLADINDA O VARDI!

Davutoğlu’nun AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlığı döneminde 7 Haziran seçimlerine gidilmiş ve seçimlerden tek başına iktidar olarak çıkamayan AKP, bunun ardından Kürt illerinde başlattığı savaşla kanlı bir sürecin kapılarını aralamıştı.