Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: ABD’den Türkiye'yi rahatlatacak somut adımlar bekliyoruz

Katıldığı bir televizyon programında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "ABD’den Türkiye'yi rahatlatacak somut adımlar bekliyoruz, bunlar geciktikçe Cumhurbaşkanımızın böyle tepki vermesi normal" dedi.



29-09-2021 08:59

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Haber Global'de Candaş Tolga Işık'ın programına konuk oldu. Burada Işık'ın sorularını yanıtlandıran Kalın, Türkiye gündemine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Kalın, BM Genel Kurul için ABD’ye giden Erdoğan’ın döndüğünde ABD’ye ilişkin yaptığı sert açıklamayı Başkan Joe Biden ile görüşememesinden kaynaklandığı iddiasına da yanıt verdi. İbrahim Kalın, "New York'ta özel bir şey olmasına gerek yok. Bu PYD/YPG'ye verilen destek devam ediyor, FETÖ konusunda bir adım atılmıyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın böyle bir tepki vermesi normal. Somut bir adım bekliyoruz. Türkiye'yi rahatlatacak adımlar bekliyoruz. Bunlar geciktikçe Cumhurbaşkanımız da 'Bu durum nereye gidiyor' diyor” ifadelerini kullandı.

Kalın Erdoğan-Biden görüşmesine ilişkin olarak da, "Biz gitmeden ABD'liler Biden'ın BM'de görüşme yapıp gideceğini söylediler. BM Genel Sekreteri ile görüştü. BM İklim Zirvesi'nde kendileri söyledi. Bir görüşme olacak. Öncesinde hazırlıklar yapılıyor. Daha sonrasın Biden'da Türkiye'ye gelebilir. Kendisi Cumhurbaşkanımıza Brüksel'de gelmek istiyorum, ziyaret etmek istiyorum diye söyledi” diye konuştu.

İşte Kalın'ın açıklamalarından satır başları:

'YARIN SİZİN BAŞINIZA DERT OLACAK'

"Bizim ABD ile Obama döneminden beri yaşadığımız 2 temel sorunu var. Birisi PYD'ye verdiği siyasi askeri, medya desteği. İkincisi ise FETÖ konusunda bizi tatmin edecek adımları atmamış olmasıdır. Obama bir demokrattı, Trump tam bir anti Obamacı'ydı. Sağlık sistemi dahil olmak üzere her şeyi tersine çevirdi. Obama'nın altına imza attığı ne varsa her şeyi tersine çevirdi. Bir tek bizim konuda ters adım atmadı. Biden'da geldi aynı şekil devam ediyor. Cumhurbaşkanımız da bunu anlattı. Bu yaptığınız yanlış diye ortaya bir çok belge koyduk. O kanton yapılanmasının nereye gideceğini herkes biliyor. Yarın bu sizin başınıza dert olacak. Pence, Türkiye'ye geldiğinde o zaman biz bir anlaşma yapmıştık. Trump 'Biz Suriye'den çekiliyoruz' demişti. YPG'nin 30-40 km güneye çekileceği konusunda anlaşma yapmıştık. Bunlar kalktı, 'ABD bizi yalnız bırakıyor' diye koşup Moskova'ya Şam'a gittiler.

'YA ÇIKARLARI VAR, YA AKLİ DENGE SORUNLARI'

Cumhurbaşkanımız artık 3. başkan döneminde bu sorunun çözülmesi lazım olduğunu söylüyor. Şimdi haklı olarak diyoruz ki; ABD'yi hedef alan gizli bir örgüt, daha sonra teröre bulaşan bir örgüt Türkiye'ye gelseydi. ABD ne derdi? Yahut İngiltere'de diyelim ki İrlanda'nın tamamen ayrılması için teröre bulaşmış bir örgütün burada kalmasına müsaade etseydik. Ne olurdu? Nasıl tepki verirlerdi? Tabi onların iade edilmesi için sürekli konuşurlardı. Biz de doğal olarak bu beklentilerimizi iletiyoruz. Çıkar hesaplarına uymadıkları için yapıyorlar. Açık deliller ortadayken ikna olmuyorlarsa ya çıkarları için ya da akli denge sorunları vardır. Ben akli denge sorunları olduklarını düşünmüyorum. Çıkar ilişkileri oldukları için orada tutuyorlar.

'ERDOĞAN'IN TEPKİSİ NORMAL'

New York'ta özel bir şey olmasına gerek yok. Bu PYD/YPG'ye verilen destek devam ediyor, FETÖ konusunda bir adım atılmıyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın böyle bir tepki vermesi normal. Somut bir adım bekliyoruz. Türkiye'yi rahatlatacak adımlar bekliyoruz. Bunlar geciktikçe Cumhurbaşkanımız da 'Bu durum nereye gidiyor' diyor. Burada ben şunu da söyleyeyim; ABD yönetimin dış politikasında eleştiriye maruz kaldığını görüyorum. Tutarlı bir politika ortaya koyamadılar. Bu konuda büyük baskı altındalar. Ben meseleye taktik konuları olarak bakmıyorum.

Washington'daki 1,5 saatlik görüşmem de buydu. Siz bu ülkeyle nasıl bir ilişki gerçekleştireceksiniz. Karşılıklı çıkar, bölgesel istikrarı destekleyen pratiği nasıl ortaya koyacağız. Biz bu politikalarımız uygularken kimseden onay almıyoruz. Ama tabi ki müttefiklerimizle istişare ediyoruz. Konuya göre Katar olur, İran olur Rusya olur... Son tahlilde biz kendi kararımızı veriyoruz.

Cumhurbaşkanımızın gösterdiği bu tepki 3 dönemdir devam eden bu konularda artık istikamet değişikliğine gitmelerine yönelik çağrıdır. Biz F-35 programının başından beri içindeyiz. F-35 ABD teknolojisiyle üretiliyor ama 11 ülkenin katılımıyla yapılıyor. Bu anlaşma çerçevesinde bize teslim edilmesi gereken 5 tane F-35 bekliyor. Trump bu konuda Türkiye haklı olduğunu söyledi. Türkiye Patriot istiyor, verilmediği için S-400 alıyoruz.

'300 BİN KAYITLI AFGAN VAR'

Afganistan'dan Suriye'ye, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere, PYD FETÖ meselesine, oradaki politikaların değişmesine gerektiğine kadar her şeyi açık açık konuştuk. Cumhurbaşkanımızdan öğrendiğimiz bir şey var. Şeffaflık. Her şeyi açık açık konuşuyoruz. 'Afganistan konusunda bizim de kontrol edemediğimiz bir süreç yaşandı' dediler.

Bundan sonraki süreci kalibre etmeye çalışıyor. B Planı, C Planı göremedim ben açıkçası. Taliban'la nasıl bir ilişki yürütecekler? Kadın hakları, çocukların eğitimi, azınlık hakları, yönetim şekli, seçimler... Hangi hukuki temellerde, doğru olan zemin hangisidir? Daha farklı fikri mücadele içinde olması ve katkı sunması gerekir. Ama şuan acilen Afganistan'da yapılması gereken iki önemli konu var.

Birincisi insani yardımların devam etmesi. 3 aydır Afganistan'da maaşlar ödenmiyor. ABD 7 milyar, AB ise 1 milyar dolarını dondurdu Afganistan'ın. 1 ay daha maaş ödenmediği zaman insanlar daha fazla rahatsız olacaklar, insanlar sokaklara çıkacaklar. Bunu görmek için kahin olmaya gerek. Ekonomik kriz göçü tetikleyebilir. Suriye'nin tersine, Suriye mültecileri savaş şiddetlendikçe dozu artarak geldi. Afganistan'dan mülteciler damla damla gelebilir. Altı ay sonra bir bakarsınız ki 2 milyon, 3 milyon Afgan mülteci bir yerlere gitmeye çalışıyor.

Sanki bize yüz binlerce Afgan mülteci gelmiş gibi bir hava yaratılıyor. Bu son aylara özel bir şey yok. Şu anda bizim sınır güvenliğimiz bu konuda tamamen alarme olmuş durumda. En ufak bir hareketlenme olduğunda müdahale ediliyor. Toplam Türkiye'de 300 bin kayıtlı Afgan mülteci var. Bunlar eski, yeni gelmediler. Çoğu Türk soylu bunların. Özbekler, Tacikler de var bunların içinde. Asıl göç dalgası Türkiye'ye gelmedi, İran'a geldi. 2-2.5 milyon Afgan İran'a gitti. En az bir o kadarı Pakistan'a gitti. Yeni de değil. Pakistan'ın şöyle bir özelliği var. Pakistan'ın içinde Peştunlar yaşıyor."