Cumartesi Anneleri'nden '700. hafta davası'na çağrı

Cumartesi Anneleri, polis saldırısına sahne olan 700. hafta eyleminde 46 kişiye açılan davanın ikinci duruşmasına çağrı yaparak ¨Gelin Çağlayan’da Cumartesi Anneleri ile birlikte 'insanız, haklarımız var!' diyelim¨ dedi.



10-07-2021 12:50

İleri Haber

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yurttaşların akıbetini sormak amacıyla her cumartesi günü yaptıkları açıklamayı, 850. haftada yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını tedbirleri kapsamında internetten yayınladı. Cumartesi Anneleri, yaptığı 850. hafta açıklamasında ¨Gelin Çağlayan’da Cumartesi Anneleri ile birlikte 'insanız, haklarımız var!' diyelim¨ dedi.

Cumartesi Anneleri'nin polis saldırısıyla hatırlanan 700. hafta eyleminin üzerinden iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra da anayasal haklarını kullanarak, insanlığa karşı işlenmiş bir suça ve bu suçun cezasız bırakılmasına itiraz ettikleri için 25 Ağustos 2018 tarihinde gözaltına alınan 46 kişi hakkında dava açılmasına karşı davanın 12 Temmuz 2021 Pazartesi günü 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan ikinci duruşmasına çağrı yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Bu topraklarda binlerce insan gözaltında kaybedildi veya siyasi cinayetlere kurban gitti. Bu insanlığa karşı suçların devletle ilişkisi TBMM ve Başbakanlık tarafından hazırlanan araştırma raporlarında da yer aldı.

İnsanlar, evlerinden, iş yerlerinden, kafelerden, sokaklardan tanıklar önünde gözaltına alındılar. Onlardan bir daha haber alınamadı ya da günler, aylar, yıllar sonra “kimliği meçhul kişi” olarak kayıtlara geçirilmiş toprak altındaki bedenlerine ulaşıldı. 

Aileler kaybedilen sevdiklerini ararken başvurdukları tüm kurumlarda inkarla karşılaştılar. Yaptıkları bütün hukuki girişimler cezasızlıkla sonuçlandı. Yargı suskun kalarak, davaları sürüncemede bırakarak, zamanaşımını devreye sokarak bu inkâr ve cezasızlık sürecinin bir parçası oldu.

Bu koşullarda biz kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak sesimizi duyurmak, yaşananları anlatmak ve taleplerimizi görünür kılmak için son çare olarak 27 Mayıs 1995 tarihinde kamuoyunun karşısına çıktık. Ellerimizde kaybedilen sevdiklerimizin fotoğrafları ve onların mezarlarına bırakamadığımız karanfiller ile her cumartesi İstanbul’un en işlek noktası olan Galatasaray’da buluştuk. Anayasal hakkımızı kullanarak kamuoyu huzurunda devleti yönetenlere sorduk: Kayıplarımız nerede? Onları kaybedenler neden korunuyor? Haklarımızı korumakla görevli yargı neden hep susuyor? Devlet neden hukuk normları içinde hareket etmiyor?

'İLK İCRAAT CUMARTESİ ANNELERİ'NE GALATASARAY'I YASAKLAMAK OLDU'

699 hafta boyunca gözaltında kaybetmelerle ilgili gerçekte yaşananlarla iktidar sahiplerinin topluma göstermek istedikleri arasındaki farkı anlattık. 699 hafta boyunca aynı gün ve saatte, aynı yerde buluşarak Galatasaray Meydanı’nı barışçıl buluşmalarımızın kurucu unsuru haline getirdik. Gözaltında kaybetmeler konusunda toplumun belleğini canlı tuttuk. Bir hafıza mekanına dönüştürdüğümüz Galatasaray Meydanı’nı kentin kolektif hafızasına kaydettik.

9 Temmuz 2018 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk icraatlarından biri Cumartesi Anneleri’ne Galatasaray’ı yasaklamak oldu. 25 Ağustos 2018 tarihinde Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta buluşması ağır polis şiddeti ile engellendi. 47 kişi gözaltına alındı. O günden beri ağır silahlı polislerce kuşatılan Galatasaray Meydanı, polis karakoluna dönüştürüldü ve tüm topluma kapatıldı

Bütün bunlar Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ayaklar altına alınarak yapıldı.

'BU DAVA, 'ANAYASA, MEVCUT YASALAR VE HUKUK SİZİ KORUYAMAZ' MESAJIDIR'

700. haftanın üzerinden iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra da anayasal haklarını kullanarak, insanlığa karşı işlenmiş bir suça ve bu suçun cezasız bırakılmasına itiraz ettikleri için 25 Ağustos 2018 tarihinde gözaltına alınan 46 kişi hakkında dava açıldı. Davanın ikinci duruşması 12 Temmuz 2021 Pazartesi günü 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Hatırlatmak isteriz ki; bu dava hiç kimse kendisini güven içinde hissetmesin diye açılmış bir davadır. Vatandaşa, “Anayasa, mevcut yasalar ve hukuk sizi koruyamaz!” mesajıdır. Topluma “bizi sınırlayan hiçbir güç yok, biz istersek her şey mümkün. Her an her şey olabilir!” korkusu yaymaya yöneliktir.

Çağrımız vicdan sahibi herkesedir; Yargının iktidar tarafından hak talep edenleri cezalandırma aracına dönüştürülmesine dur diyelim. Keyfiliği reddettiğimizi, bizi insan ve vatandaş kılan hak ve özgürlüklerimizi kullanmakta ısrar edeceğimizi bu yargılama vesilesiyle bir kez daha deklare edelim. Çağlayan’da Cumartesi Anneleri ile birlikte “insanız, haklarımız var!” diyelim.

Kaç yıl geçerse geçsin; kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin  hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 151 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.