Cumartesi Anneleri ve 'Boynumun Borcu' (Bir işkencede ölüme tanıklığın öyküsü)



27-08-2018 00:11

Bu yadigarı ilk kez anlatıyorum. En çok da Cumartesi Anneleri sayesinde hiç unutmadım lakin ilk defa, tekrar anımsamanın çaresiz hüznüyle yazıyorum.

***

Şubat ayı olduğunu ne kadar iyi hatırlıyorum. Çünkü Şubat, tüm gövdesiyle üzerimize çökmüştü ve beynimize adeta buzdan çiviler çakarak kendini unutturmayacak kadar hoyrattı. Kısa sürede alışabildiğimiz insancıl koku, günde belki birkaç dakika fırsat bulunca kendi arasında fısıldaşan insan kalabalığı ve kim bilir, bizimle olmayanların bizim kadar insan olamamasıydı neden. Birbirlerini çorbacı, fırıncı, bombacı, boksör, saatçi diye çağırıyorlardı. En büyük amaçları adlarını ve suratlarını bizden gizlemek olan, en büyük korkuları hilafsız bir amaca dönüşmüş terörle mücadelenin iyi eğitilmiş ve kötü yetiştirilmiş polislerinin hiçbir pencereyi ve kapıyı kapatmadıkları taş zeminli geniş salonda, onlarca insan yan yana betona uzanıyorduk.

Yazının devamı için tıklayın