Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ı kaybedilişinin 25. yılında andı

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ı, gözaltında kaybedilişinin 25. yılında bir video yayınlayarak andı. 



21-03-2020 16:06

İleri Haber

Cumartesi Anneleri, 21 Mart 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra cenazesi Kimsesizler Mezarlığı’nda bulunan Hasan Ocak’ı, gözaltında kaybedilişinin 25. yılında bir video yayınlayarak andı. 

Videoyu izlemek için buraya tıklayınız.

Cumartesi İnsanları'ndan birçok kişinin seslendirdiği videoda şu sözler yer aldı:

"Sevgili kardeş, boyun eğmez mücadele azminle son gözaltı kaybımızı buluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaramız her geçen gün büyüyor ama senin için, herkes için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz.

Adalet istiyoruz, unutmadık, unutturmayacağız! Yokluğuna alıştırmaya çalışıyorlar, alışmayacağız. Unutturacaklarını sanıyorlar, unutturmayacağız. Affolmaya çalışıyorlar, affetmeyeceğiz. Sen hala tazecik gülümsemenle bakıyorsun çerçevelerden bize. Ne seni unutacağız, ne de adalet arayışımızdan vazgeçeceğiz.

Hudutsuz ve Allahsız bir baştı o, yoldaştı o. Faillerinden hesabını sorana kadar adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz. Adını ve düşlerini unutturmamaya adadık ömrümüzü. Ne seni ne de tüm gözaltında kaybedilenleri unutturacağız... "

'HERKESİN MEZARI BULUNSUN'

Videoda konuşan, Hasan Ocak'ın annesi Emine Ocak ise "Merhabalar, 25 senedir Hasan için yola çıktık. Bir mezarı bulunsun, herkesin mezarı bulunsun" diyerek adalet talebini yineledi.

HASAN OCAK KİMDİR?

Hasan Ocak 30 yaşındaydı, gözaltına alındı, ailesi oğullarını bir daha görmedi, devlet "bizde yok" dedi, 58 gün sonra 15 Mayıs 1995'te kimsesizler mezarlığında gömülü olduğu öğrenildi; gözaltına kayıplara karşı yürütülen mücadelenin sembollerinden oldu.

Hasan Ocak 13 Nisan 1965'te Dersim'de doğdu, öğretmendi, çay ocağı işletiyordu. 19 Mayıs'ta 1995'te binlerce insanın katıldığı büyük bir  törenle Gazi Mahallesi mezarlığına gömüldü.

21 Mart 1995 günü Emine Ocak kızı Aysel'in doğum günü için o akşam evde balık yapıyordu, oğlu Hasan telefon etmiş, eve her zamankinden erken geleceğini annesine söylemişti. Hasan evine hiç gidemedi, doğum günü balığı ailecek hiç yenemedi. Ocak ailesi Hasan'ın işkenceyle öldürülmüş bedeninin İstanbul Beykoz ormanlarında bulunup kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü 15 Mayıs 1995 günü öğrendi.

Gözaltına alınmasının ardından Ocak'tan haber alınamayınca ailesi, arkadaşları, insan hakları savunucuları Türkiye'de ve Avrupa'da "Hasan Ocak nerede" sorusunun yanıtını açlık grevleri dahil her yola başvurarak aradılar. Ocak ailesi oğullarını bulmak için 58 gün boyunca çalmadık kapı bırakmadı. Anne Emine Ocak oğlunu sordukça dövüldü, gözaltına alındı, hapse atıldı.

Devlet de 58 gün boyunca "bizde yok" dedi.

KİMSESİZLER MEZARLIĞINDA BULUNDU

Hasan Ocak'ın gözaltına alınması yoğun olarak Alevilerin yaşadığı İstanbul Gazi Mahallesi'ndeki üç kahvehane ve bir işyerinin aynı anda kimliği belirlenemeyen kişilerce tarandığı ve "Gazi olayları" olarak anılan günlerin hemen sonrasına denk geliyor.

Köylüler Ocak'ın cansız bedenini  gözaltına alınmasından beş gün sonra 26 Mart 1995'te Beykoz Buzhane Köyü Dedeler Mevkii'nde görmüşlerdi. 

Ocak'ın cansız bedenini Buzhane köyünde görenlerin Jandarmaya haber vermesiyle durum Beykoz Cumhuriyet Savcılığı'na intikal etti;  parmak izi alındı, fotoğrafları çekildi, kan örnekleri alındı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve ilçelere parmak izi gönderildi. Ancak bu bulgularla kimlik tespiti yapılmadı.

SUÇ DUYURULARI SONUÇ VERDİ

Ailesi, 15 Mayıs 1995'te Adli Tıp Kurumu kayıtlarından Hasan'ı teşhis etti. Ölüm nedeni tel veya iple boğulma olsa da, yüzü tanınmaması için parçalanmış ve vücudunun her yerinde işkence izleri fotoğraflanmıştı

Aile, tanıklara da başvurarak, Ocak'ın en son Terörle Mücadele Şubesi'nde görüldüğünü duyurdu. Otopsi raporu da Ocak'ın boğularak öldürüldüğünü ortaya koydu. Ailenin suç duyuruları sonuçsuz kaldı, failler bulunamadı.

AİHM TÜRKİYE'Yİ MAHKÛM ETTİ

Anne Emine Ocak'ın başvurusuyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'yi yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Temmuz 2004'te Ocak ailesine 25 bin Euro manevi tazminata mahkum etti.

AİHM kararında, etkin soruşturma yrütülmediğini, Ocak'ın İstanbul Terörle Mücadele'de tutulduğunun kesin bir şekilde kanıtlanamayacağını, güvenlik kuvvetlerince öldürüldüğünün kanıtlanabilir olmadığını ve somut olgulara dayanmadığını bildirdi.