Cumartesi Anneleri: Biz Saray'dan oda istemiyoruz, bizden çaldıklarınızı istiyoruz

Cumartesi Anneleri'nin 762. hafta buluşmasında, gözaltında kaybedilen Ramazan Tekin ve Mehmet Şirin Bayram’ın akıbeti soruldu.



02-11-2019 13:59

Ersan Kınık - @ErsanKinik

İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından 700. haftadan bu yana Galatasaray Meydanı’ndaki oturma eylemleri engellenen Cumartesi Anneleri, 762. hafta buluşmasında da İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde bir araya geldi. Yoğun polis ablukası altında gerçekleşen buluşmada, gözaltında kaybedilen Ramazan Tekin ve Mehmet Şirin Bayram’ın akıbeti soruldu.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP Milletvekilleri Oya Ersoy, Meral Danış Beştaş, Garo Paylan, Erol Katırcıoğlu, Hüda Kaya, Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen ve HDP 26. Dönem Milletvekili Ferhat Encü ile oyuncu Nur Sürer de destek verdi.

Basın metnini gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Gözaltında kaybedilen insanların can güvenliğinden devletin sorumlu olduğunu vurgulayan Tosun, şunları söyledi: “Devlet bir kişiyi gözaltına aldıysa polis ve jandarma gözetimindeyken ‘kayboldu’ diyemez. Gözaltına alınanların can güvenliğinden irinci derecede devletin sorumlu olduğunu hatırlatıyoruz.”

Hukuksuzluğun derhal sona ermesini ve Mehmet Şirin Bayram ile Ramazan Tekin’in akıbetlerinin açığa çıkartılması gerektiğini söyleyen Tosun, savcıları göreve çağırdı.
Basın açıklamasının ardından, gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız konuştu. Galatasaray Meydanı’nındaki yasağa ve polis ablukasına tepki gösteren Yıldız, polis kamerasına şöyle seslendi:

'SARAY'DAN ODA İSTEMİYORUZ, BİZDEN ÇALDIKLARINIZI İSTİYORUZ'

“Biz sizden Saray'dan oda istemiyoruz, Saray bahçesinde de kalmak istemiyoruz. Biz Cumartesi Anneleri olarak Galatasaray Meydanı’nı istiyoruz. Polisinizi buradan çekin. Biz bugüne kadar bir polise ceviz kadar taş atmış değiliz. Biz, bizden çaldıklarınızı istiyoruz. 

Bir insanın kaybedeceği bir şey kalmazsa hiçbir şeyden korkmaz. Ben devlete güvenerek çocuğumu götürdüm. Benim 24 yıldır ne suçum vardı da ceza çekiyorum?”

'HAKLI OLDUĞUMUZ BU MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAĞIZ'

Gözaltında kaybedilen Mehmet Şirin Bayram’ın ailesinin Diyarbakır’dan gönderdiği mektubu Maside Ocak okudu.

“Sevgili Cumartesi Anneleri ve adalet arayışçıları,

Biz Diyarbakır'da 2 Kasım 1996’da gözaltında kaybedilen Mehmet Şirin Bayram'ın ailesiyiz.

Hepinizi yüreğimizde aynı olan, bizleri aynı hak arayışı çatısı altında buluşturan acıyla ama aynı zamanda bu acının yarattığı mücadele inancıyla selamlıyorum. Özellikle 90’lı yıllardan sonra devleti yöneten iktidarların kendi şahsi iktidarları için arkalarına aldıkları devlet aygıtlarıyla birlikte yüzlerce faili meçhul cinayetler işleyerek kendilerini tarihin kara sayfalarında kalıcı kılmışlardır.

Peş peşe gelen farklı iktidarlar; aynı akıl ve hukuksuzca yöntemlerle bunu bir devlet geleneği haline getirerek zulüm, baskı, yıkım ve yok etmek üzerinden iktidarlarını ayakta tutmayı düşünmüşlerdir. Fakat yaptıkları hukuksuzluklar, insan hakları ihlalleri, kendilerine karşı biat ettirme düşüncesi tam da istedikleri gibi olmamıştır. Bunun karşısında adalet için kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları her türlü zulüm ve baskılara rağmen bir araya gelmeyi başarmıştır.

Devletin bu hukuksuzlukları karşısında adalet arayışçıları hukuksuzluklara göz yummayacaklarını insan hakları savunucuları ve Cumartesi Anneleri şahsında göstermişlerdir.
Cumartesi Anneleri’ni 63 haftadır her ne kadar meydanlardan yasaklayıp sokak aralarına, kapalı mekanlara sıkıştırılmaya çalışsalar da asla ama asla bu hak arayışını, haklı olduğumuz bu mücadeleyi bırakmayacağız.

Bizleri İstanbul'dan Diyarbakır'a İzmir'den Roboski'ye ülkenin dört bir yanında adalet arayışçıları olarak bir araya getiren yaşadığımız adaletsizlikler oldu. Bu hak arayışı zinciri hiçbir iktidar ve güç tarafından yok edilemeyecektir.

Bugüne kadar gelip giden iktidarlar ve bundan sonra gelecek olan iktidarlar da çok iyi bilsinler ki bu mücadele ve hak arayışı son kaybımız bulunana ve adalet yerini bulana kadar devam edecektir.

Çünkü biz haklıyız.
Çünkü biz adalet arıyoruz.
Çünkü biz hakkımız olanı istiyoruz.
Hepinizi inanç dolu, umut dolu yüreğinizden öpüyorum."

Bayram ailesinin okunan mektubunun ardından eylem sona erdi.

NE OLMUŞTU?

Bayram Ailesi, Kulp Demirli köyüne bağlı Bira Zeyna mezrasında yaşıyordu. Korucu olmaya zorlanan köylüler ağır baskı görüyordu. Tüm baskılara rağmen köylüler korucu olmayı kabul etmeyince 1994 yılında köy yakıldı ve insanlar zorla yerinden edildi. Bayram Ailesi de Diyarbakır'a göç etmek zorunda kaldı. Mustafa Bayram, oğlu Şirin ile birlikte inşaatta çalışmak için Kocaeli'ye gitti.

18 yaşında olan Şirin ailesine sevdiği bir kız olduğunu söyledi. Aileler görüştü ve söz kesildi. Şirin nişan için Kocaeli'nden eve geldi. 2 Kasım 1996 tarihinde köyde yaşayan amcasını ziyaret etmek için yola çıktı. Hava kararınca devam eden operasyonlar nedeniyle tehlikeli olur diye yola devam etmedi. Geceyi geçirip sabah yola devam etmek üzere akrabaları olan Ramazan Tekin'in Kulp'un Demirci köyündeki evine gitti.

2 Kasım 1996 gecesi 65 yaşındaki Ramazan Tekin'in evi askerler ve korucular tarafından basıldı. 65 yaşındaki Ramazan Tekin ile evde misafir olan Mehmet Şirin Bayram gözaltına alındı.

Gözaltına alınanların Kulp İlçe Jandarma Karakolu'na götürüldüğü ve beş gün karakolda tutulduğu bilgisi ailelerine ulaşsa da, başvurdukları Karakol'dan "Biz almadık, bizde yok” cevabı verildi.

Aile tanıdığı koruculardan bilgi istedi. Ertesi gün M.B isimli korucu Mehmet Şirin Bayram'ı gözleri bağlı biçimde Kulp Jandarma İlçe Karakolunda gördüğünü ve kendisiyle konuştuğunu söyledi. Ancak karakola çağrılan korucu, şiddet görüp tehdit edilince tanıklığını geri çekti.

Aileler Savcılığa başvurdu. Hazal Tekin evlerine yapılan baskında eşini ve misafirleri Mehmet Şirin'i gözaltına alanların içinde iki korucuyu tanıdığını, isimlerinin Fettah ve Cumali olduğunu söyledi. Kayıplarına ulaşmak için resmi makamlara başvuran aileler "Askeriyeyi şikayet ediyorsunuz” diye ağır baskı ve tehditle karşılaştı. Diğer gözaltında kaybetmelerde olduğu gibi etkin soruşturma yürütülmedi. Ramazan Tekin ve Mehmet Şirin Bayram'dan bir daha haber alınamadı; akıbetleri karanlıkta, failleri cezasız bırakıldı.

23 yıldır Bayram ve Tekin Aileleri sevdiklerinin akıbetini öğrenememenin acısıyla yaşıyor. 23 yıldır annesi, babası, kardeşleri Mehmet Şirin'i arıyor. 23 yıldır nişanlısı "Ölü ya da diri bir haber alıncaya kadar Şirin'i bekleyeceğim” diyor.