Cumartesi Anneleri 862. hafta: ‘İskender ve Hüseyin Sevim için adalet’

Kayıp yakınlarının akıbeti için 862. haftada da sessiz kalmayan Cumartesi Anneleri, İskender ve Hüseyin Sevim için adalet istedi.



02-10-2021 12:47

İleri Haber

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbeti ve faillerinin bulunup cezalandırılması talebiyle başlattıkları eylemin 862’inci haftasında “İskender ve Hüseyin Sevim için adalet istiyoruz” dedi.

27 Ağustos 1993 tarihinde ailece aynı beldede bulunan tütün tarlasına çalışmak üzere gittiler. Tarlada çalışırken saat 22.00-23:00 sularında kar maskeli, silahlı ve telsizli 15 kadar kişi tarlaya baskın düzenleyerek Hüseyin, İskender ve Vahdettin Sevim kardeşleri zorla kaçırdı. Bir süre sonra Vahdettin Sevim serbest bırakıldı ancak 25 yaşındaki Hüseyin ve 32 yaşındaki İskender Sevimden bir daha haber alınamadı.

Tüm başvuruları sonuçsuz kalan Sevim ailesinin adalet arayışının 862. Haftasında sosyal medyadan yapılan eylemde Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun, Hüseyin Sevim’in oğlu Menaf Sevim ve Cumartesi İnsanı Sevil Turgut konuştu.

‘HESAPLAŞMA İHTİMALİ YOK EDİLMEK İSTENDİ’

Yazılı bir açıklama yapan Turgut, şu ifadelere yer verdi:

“90’lı yıllar yargısız infazların, faili meçhul cinayetlerin, gözaltında kayıpların sıkça yaşandığı bir dönemdi.

90’ların karanlığında işlenen bu insanlığa karşı suçlardan gözaltında kaybetmeler, bir yok etme yöntemi olarak uygulandı. 90’lardan bugüne gözaltında kaybetmelerle ilgili olarak her durumda, suçu ve suçluyu gizleyen yöntemler uygulandı. Suça tanıklık edecek, yaşananları anlatacak kişiler susturulmak istendi. Geçmişi unutturarak yaşananlarla yüzleşme, hesaplaşma ihtimali yok edilmek istendi. Yalnız kaybedilen kişiyi değil, faili ve hakikati de gizleyen bu hukuk dışı, vicdan dışı yöntem, ilgili kurumların yaklaşım birliği halinde uygulandı. Kayıp yakınlarının hakikati bilme ve adalete erişme hakkı sistematik bir biçimde ihlal edildi.

‘BATMAN’DA AĞIR HAK İHLALLERİ YAŞANDI’

90’larda devletin resmi raporlarına girmesine, resmi görevlilerin itiraflarına rağmen açığa çıkartılmayan devlet-Hizbullah ilişkisinin de merkezi olan Batman’da ağır hak ihlalleri yaşandı. Bu ihlallerden biri Sevim kardeşlerin zorla kaybedilmeleriydi.

Sevim Ailesi Batman/ Balpınar beldesinde yaşıyor ve çiftçilikle uğraşıyordu.

16 Ekim 1993 tarihinde ailece aynı beldede bulunan ortakçı oldukları tütün tarlasına çalışmak üzere gittiler. Üç gün önce tarlanın etrafında keşif yapan yabancı insanlar olduğu bilgisini aldıkları için tedirginlerdi.

‘İSKENDER VE HÜSEYİN SEVİM KARDEŞLER İÇİN ADALET İSTİYORUZ’

Tarlada çalışırken saat 22:00 sularında kar maskeli, silahlı ve telsizli 15 kişi tarlaya baskın düzenledi. Hüseyin, İskender ve Vahdettin Sevim kardeşleri zorla uzaktan ışıkları görünen araçlara doğru götürdü. Eşleri engel olmaya çalışınca “Merak etmeyin birkaç soru sorup bırakacağız” dediler. Bir süre sonra Vahdettin Sevim’i serbest bıraktılar. Araçlara bindirilip götürülen 25 yaşındaki altı çocuk babası Hüseyin ve 32 yaşındaki dört çocuk babası İskender Sevim’den ise bir daha haber alınamadı.

Aile durumu Batman Jandarma İl Komutanlığı'na bildirdi. Jandarma olay yeri inceleme ekipleri tarlaya gelip incelemelerde bulundu. Vahdettin Sevim’in bilgisine de başvuran ekip bir tutanak düzenledi. Ancak sonrasında bir gelişme yaşanmadı.

Ailenin yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı. Etkin bir soruşturma yürütülmeden zamanaşımı devreye sokularak Sevim kardeşlerin akıbetleri karanlıkta bırakıldı.

Anne Naile Sevim, 2016 yılında, Hüseyin Sevim’in eşi Tenzile Sevim 1999 yılında hakikate ve adalete ulaşamadan aramızdan ayrıldılar.

862. haftamızda onların bıraktığı yerden çocukları ve torunları ile birlikte İskender ve Hüseyin Sevim kardeşler için adalet istiyor ve bir kez daha hatırlatıyoruz:

‘862. HAFTAMIZDA İKTİDARA VE YARGI MAKAMLARINA SESLENİYORUZ’

Yargı makamları suç teşkil eden davranışlara dair ciddi iddiaları etkin bir biçimde soruşturmak ve cezalandırmakla yükümlüdür. İnsan hakları hukukunda ailelerin kaybedilen üyelerinin akıbeti ile ilgili gerçeği öğrenmeleri yasal bir haktır. Devlet, ailelerinin hakikati bilme hakkı doğrultusunda harekete geçmek zorundadır.

862. haftamızda İktidara ve yargı makamlarına sesleniyoruz: bu yükümlülüklerinizi yerine getirin; Sevim kardeşlerin akıbetlerinin açığa çıkartılmasını ve suçun faillerinin yargılanmasını sağlamak için harekete geçin.

Kaç yıl geçerse geçsin; İskender ve Hüseyin Sevim için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 163 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”