Cumartesi Anneleri 733. haftada Nurettin Yedigöl'ün akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri 733. buluşmasında 1981 yılında gözaltında işkence gördükten sonra kaybedilen Nurettin Yedigöl'ün akıbetini sordu



13-04-2019 14:34

Fotoğraflar: Ersan Kınık

İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından 700. haftadan bu yana Galatasaray Meydanı'ndaki oturma eylemleri engellenen Cumartesi Anneleri 733. haftada İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde bir araya geldi. Cumartesi Anneleri 733. buluşmasında gözaltında işkenceyle öldürülen ve cenazesi kaybedilen Nurettin Yedigöl'ün akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki oturumuna CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da katıldı.

'İŞKENCE TİMİNİN EN AĞIR İŞKENCELERİNE MARUZ KALDI'

Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kız kardeşi Maside Ocak okudu. Ocak, “Nurettin Yedigöl, 70’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrenciliği dönemi ve sonrasında sosyalist gençlik hareketinin içinde yer aldı. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/ İdealtepe’de bir eve yapılan baskında gözaltına alındı. Dönemin ünlü işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Tayyar Sever yönetimindeki 1. Şube'de Honduras’ta işkence eğitimi alan K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için Mete Altan’ın başında bulunduğu işkence timinin en ağır işkencelerine maruz kaldı. En son şubede sorgulanan diğer arkadaşları tarafından görüldüğünde kanlar içindeydi, konuşamıyordu, bilinci yerinde değildi. O günden sonra Nurettin’i gören olmadı” dedi.

'NURETTİN HİÇ GÖZALTINA ALINMADI DEDİLER'

Baba İsmail Yedigöl’ün, tüm mercilere başvurarak oğlunu sorduğunu aktaran Ocak, “Kenan Evren'e kadar ulaştı. Ancak tüm başvurularına Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığı cevabı verildi. 10 kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü” diye ifade verdiler ancak savcılık “böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın” dedi. Nurettin Yedigöl'ün gözaltında kaybedilmesi ve faillerin yargılanması ile ilgili yapılan başvurular sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üç ayrı soruşturma yürütüldü. Ancak soruşturmalarda zaman aşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi” diye konuştu.

'HAKİKAT VE ADALET TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Nurettin Yedigöl, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde, devletin himayesi altındayken kaybedildiğini söyleyen Ocak, “Bugüne kadar adli makamlarca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için etkili bir yargı faaliyeti yürütülmedi. Nurettin Yedigöl’ü kaybedenler cezasızlık zırhıyla korundu. Gözaltında kaybedilişinin 38. Yılında Nurettin Yedigöl’ ü kaybedenlerin ve onun akıbetini açığa çıkarma görevini yerine getirmeyenlerin işlediği bu insanlığa karşı suçun takipçileri olmakta ısrar edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Nurettin Yedigöl için, bütün kayıplarımız için hakikat ve adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz. 34 haftadır bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

'SÖZ VERENLER NURETTİN'İN AKIBETİNİ BULMADI'

Bu haftaki eylemde 12 Eylül darbesinin ardından 1981'de İstanbul’da gözaltında işkenceyle öldürülen ve cenazesi kaybedilen Nurettin Yedigöl‘ün abisi Muzaffer Yedigöl konuştu. Annesinden gelen mesajı ileten Yedigöl “Annem 99 yaşında. Hala Nurettin’i sayıklıyor. Başta cumhurbaşkanına ve başbakana hakkımı helal etmiyorum dedi. Çünkü söz verenler Nurettin’in akıbetini bulmadı. Adalet ve vicdan yerini bulur” diye konuştu. 

'ELLERİ VE GÖZLERİ BAĞLI ŞEKİLDE İŞKENCEYE MARUZ BIRAKILDI'

38 yıl önce Nurettin Yedigöl’ü gözaltındayken en son gören Ümit Efe ise o günlere dair şunları söyledi “ Nurettin İstanbul’un merkezinde Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü'nde elleri ve gözleri bağlı şekilde işkenceye maruz bırakıldı. Bu işkence 4 gün boyunca acımasızca sürdürüldü. Polislere o gün de anlattık tekrar anlatmaya devam ediyoruz, gerçeklerin üstü örtülemez. Galatasaray Meydanı'ndan da vazgeçmeyeceğiz” dedi.

'KEYFE KEDER YASALARLA YÖNETİLİYORUZ'

Gazete Emek'ten Berivan Kızıl'ın haberine göre eylemde konuşan kayıp Hayrettin Eren’in kız kardeşi İkbal Eren ise “Askeri darbelerle başlayıp sivil darbelerle yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Durum böyle olunca hak, hukuk, adalet kavramları ortadan kalkıyor. Keyfe keder yasalarla yönetiliyoruz. 12 Eylül zihniyeti ve yasakçı zihniyet devam ediyor. Devletin dili unutmaya ve unutturmaya yöneliktir. Galatasaray Meydanı'nı bize kapatarak kayıplarımızı bize unutturamazsınız. Devletin görevi bizi faillerle yüzleştirmektir. Sevdiklerimizi kaybedenler yargılanmayana kadar bu dava kapanmaz” ifadelerini kullandı.