Çorlu tren katliamında oğlunu kaybeden Mısra Öz: Onlar benim evladımı aldılar, üstüne para verecek değilim

Çorlu tren katliamında oğlunu kaybeden Mısra Öz ve davayı takip eden gazeteci Mustafa Hoş, Artı TV'de ekranlarında "Haber Peşinde" programına konuk oldu. Programda söz alan Öz, "Onlar benim evladımı aldılar, bir de üstüne para verecek değilim" dedi.



12-02-2021 10:08

Çorlu tren katliamında oğlunu kaybeden Mısra Öz ve davayı takip eden gazeteci Mustafa Hoş, Gazeteci Erk Acarer'in Artı TV ekranlarında yayınlanan "Haber Peşinde" programına konuk oldu.

Programda geçtiğimiz günlerde kamu görevlisine hakaret ettiği gerekçesiyle para cezası almasına ilişkin konuşan Mısra Öz, "Ben önce hukuki itirazlarımı yapacağım. Arkasından ne çıkar, nasıl olur bilmiyorum ama hiçbir kuruşumu oğlumu alan, benden canımı alan insanlara yedirtmek gibi bir durum söz konusu olamaz. Onlar benim evladımı aldılar, bir de üstüne para verecek değilim" dedi.

Gazeteci Mustafa Hoş ise daha ilk andan itibaren ihmaller zincirinin başladığını hatırlatırken, "Anlata anlata artık ezberledim. Bir tarafta bilirkişi ve diğer raporlarla cinayetin tescillendiği var, bir tarafta da cinayeti örtbas etmeye çalışanlar var" ifadelerini kullandı.

Hoş şunları kaydetti:

"Bakın ilk yardıma Sarılar Köyü'nden geliyor. 45 dakika ilk yardım gelmedi. Buradan başlıyor. Sonra orada insanlar hâlâ rayların altındayken yolu açmka için taşlar taşındı, büyük bir çaba gösterildi, ardından gece 12'de bir bilirkişi oluşturulup helikopterle oraya getirildi. O bilirkişiler Pamukova'daki bilirkişilerdi, Pamukova'yı aklayan bilirkişilerdi. Yani seçilmiş kişilerdi. İlk andan itibaren gösterilen refleksin bunu kapatmak üzere olduğu gayet açıktı. Bu 8 Haziran'daki kazadan sonra olan süreç, öncesi de var. Çünkü bu hat seçimden önce açıldı, altyapısı tamamlanmadı. Nereden anlıyoruz, menfez çöktü, ray duvarı meselesi örtbas edildi. Günlerce önceden hava durmu biliniyordu, bir şey yapılmadı. Ray bekçişi bir kişi, o da o gün izinliydi. Anlata anlata artık ezberledim. Bir tarafta bilirkişi ve diğer raporlarla cinayetin tescillendiği var, bir tarafta da cinayeti örtbas etmeye çalışanlar var."

'TEK DUYGUM VAR, O DA ÖFKE'

Mustafa Hoş'tan sonra söz alan Mısra Öz, "Samimi olarak ne hissetiğinizi merak ediyorum" sorusunu soran Acarer'e şu yanıtı verdi:

"Tek bir duygum var, o da öfke. İlk başta çok üzgündüm fakat üzüntüm daha geri plana düştü çünkü öfkeden başka bir şey hissedemiyorum. Mustafa Bey'e verilen cezayı duyunca şok oldum. Arkasından da dün hakim mahkemede kararı suratıma okuduğu dakikada şok oldum."

'ONLAR BENİM EVLADIMI ALDI, ÜSTÜNE PARA VERECEK DEĞİLİM'

Konuşmasına devam eden Mısra Öz ise şu ifadeleri kullandı:

"Öncelikli olarak hukuki hakkımızı arayacağız. Biz suçlu değiliz, suçluları deşifre eden taraftayız, suçluların kim olduğunu haykıran taraftayız ve bunun hukukla olması gerektiğini savunan taraftayız. Evet, belirtmem gerekirse çok güzel dönüşler oldu bana da, birçok kişi destek olmak için mesaj atıyor. Ama ben önce hukuki itirazlarımı yapacağım. Arkasından ne çıkar, nasıl olur bilmiyorum ama hiçbir kuruşumu oğlumu alan, benden canımı alan insanlara yedirtmek gibi bir durum söz konusu olamaz. Onlar benim evladımı aldılar, bir de üstüne para verecek değilim. Özellikle altını çizmem gereken bir şey varsa hakimlerin ve savcıların enteresan bir şekilde konuyu kişiselleştirmeleri gibi bir durum söz konusu. Sanki kendilerine hakaret ediyormuşuz ya da kötü dileklerde bulunuyormuşuz gibi yansıtıyorlar. Aldıkları kararlara karşı vermiş olduğum tepkiler var. Çünkü ben en başından beri adaletin işlediğini düşünmüyorum. Çorlu katliamı davasında sanık olarak karşımıza alt düzeyde 4 memur çıkarıldı ama davayı sahiplenen, destek olan 10-11 kişiye de dava açıldı. Gerçek sorumlular yargı önünde değilken hak arayanlar yargılanıyor. Bunu yediremiyorum ve bu yüzden de çok öfkeliyim. Dediğim gibi, evladımı alanlara bir kuruş dahi vermek gibi bir niyetim yok. Ama olur da zorlarlarsa çünkü en iyi bildikleri şey parayla zorlamak, korkutmak, o zaman da bir kereye mahsus 'başımın gözümün, sadakası olsun' der, sonrasında da söke söke almasını bilirim."