Çorlu tren katliamı davasında 5. duruşma geride kaldı: 'Yağış ölçüm cihazı var' diyen İTÜ'yü tanıklar yalanladı!

Facianın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamayan Çorlu tren katliamı davasının 5. duruşmasında savcının mütalaası sırasında aileler salonu terk etti. Adliyeye giden aileler, tefrik edilen dosyayla ilgili soruşturma savcısıyla görüştü.



25-06-2020 19:21

Tugay Candan - @TugayCandann

Mail: tugaycandan@ilerihaber.org

Uzunköprü-Halkalı seferini gerçekleştiren trenin 8 Temmuz 2018 tarihinde seyir halindeyken Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi mevkiinde devrilmesi sonucu 25 kişi hayatını kaybetmiş, 328’de kişi de yaralanmıştı. Başından itibaren skandallarla dolu bir soruşturma ve adli sürecin işletildiği Çorlu tren katliamı davasının 5. duruşması bugün Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına destek olmak üzere duruşmayı takip edenler arasında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri Muharrem Erkek, Ali Şeker, Candan Yüceer, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Serpil Kemalbay ve çok sayıda avukat da bulundu.

Duruşmada yine çok sayıda polisin görevli olması olması dikkat çekti. Duruşmada savcı mütalaasını açıkladğı esnada aileler mahkeme salonunu terk etti. Çorlu Adliyesi'ne giden aileler burada tefrik dosyasıyla ilgili soruşturma savcısı Galip Özkurşun ile görüştü.

İşte davanın 5. duruşmasında dakika dakika yaşananlar...

GÜNCELLEME 19.11

Uzun süre adliye önünde bekletilen aileler, Mümin Karasu'nun sanık olarak davaya müdahil edilmesi talebiyle Cumhuriyet Savcısı Galip Özkurşun ile görüştü. Görüşme sonrası adliye önünde yapılan açıklamada, savcının ailelere tefrik dosyasına bilirkişi atanacağını söylediği belirtildi. Burada konuşan Avukat Sevgi Evren, bugünden başlayarak, adalet talebini daha da yüksek sesle dile getireceklerini belirtti.

GÜNCELLEME 18.00

Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Buna göre, 16 Temmuz'da keşif yapılmasına ve duruşmanın 4 Kasım'a ertelenmesine karar verildi. Kararda, müşteki avukatlarının taleplerin tamamı reddedilirken, 7 kişilik bilirkişi heyeti oluşturuldu.

GÜNCELLEME 16.05

Çorlu tren katliamı aileleri savcıyla görüşmek istedi fakat savcı yarım saat sonra görüşebileceklerini söyledi. Aileler adliye önünde savcıyla görüşmeyi bekliyor

GÜNCELLEME 15.25

Savcı mütalaasının ardından karara tepki gösteren aileler, savcılığa gidiyor. Mahkeme sanıkları dinlemesinin ardından 1 saat ara verdi.

GÜNCELLEME 14.31

Savcı mütalaasını açıklıyor:

İTÜ'ye yağmur ölçer cihazın neye dayanarak tespit edildiğinin sorulmasına, bilirkişiler hakkında yapılan itirazların kabulüne, talimatla ifadesi alınan tanıkların yeniden ifadesinin alınmasının reddine, sanıkların tutukluluk taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Savcının talimatla ifadesi alınan tanıkların yeniden ifadesinin alınmasını reddetmesi üzerine tepki gösteren aileler duruşma salonunu terk etti.

GÜNCELLEME 14.21

Avukat Emre Erdal: Hangi vagondan kaç kişi çıkarıldığının sayısı yok. Kolluk olay yeri kamerasıyla yapar bu işlemi. Ama bir CD göremedim dosyada. Kolluk kuvvetlerine müzekkere yazılmasını talep ediyoruz. Tüm sorumluların yargılanmasını ve dosyanın genişletişmesini talep ediyoruz.

Avukat Duygu Arslan konuşuyor:

''5 celsede bir arpa boyu yol aldığımızı düşünüyoruz. Sanıklar suçun oluşumuna bile vakıf değiller. Aynı şekillerde tanıklar da böyle. Bu kazanın görgü tanıklarının dinlenmesini istiyoruz. Mahkemenin sunduğu delillerle suç atfedilmesi mümkün değil.''

Avukat Mustafa Ersin: Celse arasında dosyaya giren bir yağış raporu mevcut. Saat 14.30'a kadar yağış sıfır. Sonraki yağışlar da düşük, afet yaratacak yoğun yağış verisi değil. Kazanın meydana geldiği saatle son yağışın düşüşü arasında 2 saat 13 dakika var. Yani TCDD'nin kazayı engellemesi için bu kadar süresi var.

GÜNCELLEME 14.07

Av. Selvi Yüzbaşıoğlu konuşuyor:

''Bilirkişi olabilecek kişilere itirazlarımız bildirmiştik. TCDD ile ilişkisi olan adaylar var. YTÜ'den yazılan akademisyenler Doç. Dr. Halit Özen ve Doç. Dr. Mustafa Sinan Yardım karayolu sistemleri konusunda uzman. Böyle bir dosyada bilirkişi olacak kişilerin daha yetkin kişiler olması gerektiğini düşünüyoruz. Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi'nden Dr. Serhat Çelik ile ilgili de itirazlarımız var. Dava konusu ve uzmanlık alanı aynı değil. YTÜ'den Doç. Dr. Mustafa Gürsoy'u bu davada bilirkişi yapılmaya uygun görmüyoruz. Birkaç ders veriyor ama araştırmaları dava konusuna uygun değil. Sakarya Üniversitesi'nden Dr. Hakan Aslan'ın da dava konusuyla ilgili yeterli çalışması bulunmuyor, yetkin görmedik. Sakarya Üniversitesi'nden İrfan Pamuk da dava konusuyla ilgisi olmayan çalışmalar yapıyor. Biz bu kişilerin bilirkişilik yapmalarına itiraz ediyoruz.''

GÜNCELLEME 13.53

Avukat Onur Şahinkaya konuşuyor:

''Kanaatimiz şudur, olay gününden itibaren bir saygısızlıkla karşı karşıyayız. TCDD şunu söylüyor 'Hayatlarınız mahvolmuş olabilir ama susacaksınız, bir kişiyi bile tutuklatmayacağız'. Tanıklar ölçüm cihazı olmadığını söylüyor. TCDD'nin iç raporunda ise İTÜ'ye dayanarak 'Davis marka bir ölçüm cihazı vardı' diye geçiyor. Üstelik TCDD, İTÜ raporunu çarpıtmış. 45 mm yağışa, olağanüstü yağış demişler. Çarpıtma küstahlığı var. Mümin Karasu'ya sizin yolladığınız sorular önden verilmiş. Yazılı hazırlık yapmış. Karasu, bu ifadeyi verdiğinde alacağı ödülü biliyor.

Mümin Karasu o kadar saygısız ki usülsüz alınan ifadesinde 'Emir verdim, bekçi koyulması için ama bilmiyorum koyulup koyulmadığını' diyor. Farkındalık yaratmak için turne attım diyor. Yani ben yazı yazdım, sorumluluk benden çıktı diyor. Hattaki tüm sorunların farkında ama kendini kurtarmak için bir turne raporu yazmış. Biz beklerdik ki tanıklar getirilsin, burada dinlensin. Bu olayın ağırlığını hissetsinler, tavırlarını ölçün. Ama gittiler neredeyse hepsinin kalemde ifadesi alındı. Bu talimatla tanık dinleme işi, bu dosyaya işlemiyor. Bu tanıkların olası kastla hareket ettikleri, himaye altına alınmaları ortada. Mahkemenizin bu konuda bir tutum alması lazım. (Mahkeme heyetine dönerek) Mümin Karasu'nun ifadesinden sonra atanması sizlere verilen bir mesajdır.)

GÜNCELLEME 13.45

Dava, verilen 1,5 saatlik aranın ardından devam ediyor.

Katılan vekillerine söz verildi. Avukat Can Atalay konuşuyor:

''Dosyanızda yağmurun niteliği belgeli bir şekilde açık. Tanık beyanına ihtiyaç duyulmayacak kadar açık. Mücbir sebep sayılamayacak kadar açık. Menfezlerin uygun yapıldığı iddia edilmiş. Sanıklar dediler ki ilk duruşmada bu menfezin sorunlarını biz söyledik. Biri 300 küsür üzerinde belge düzenledim dedi. Mücbir sebep gerekçesi akla uygun değildir. Dosyadaki belge delilleriyle açık olan bir meseledir. Sanırım Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı ve siyasi iktidar kovuşturmanın gerektiği gibi yapılmasına engel olmaktadır. Mesele yağmur değil, sistemik olana bakmak gerek. Özelleştirme nedeniyle TCDD'nin yolların bakımsız hale gelmesinin toplumsal ve siyasal sonuçlarıyla ilgileniyorum. Dosyaya gelmesi gereken sanıklar var. Usül ilkesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle iki tanığın huzurda dinlenmesini talep ediyorum. Bu insanların ölümünün birinci elden sorumlusu sistemdir. Bu dosyada taksir değil, olası kasıt vardır.''

GÜNCELLEME 11.53

Müştekiler söz alıyor.

Oğuz Arda Sel'in dedesi Mehmet Öz: Bir vagonda kaç koltuk sayıyısı var? (Sanıklara) Kazadan sonra 366 sayısı nereden verildi? Burada 600'e yakın yolcu vardı. Savcılık bunu araştırmadı mı? Bu matematiği uydurun.

'MÜMİN KARASU'YU SANIK OLARAK GÖRMEK İSTERKEN DANIŞMAN YAPILDI'

Bihter Bilgin'in annesi Zeliha Bilgin: O menfez yapılmasaydı kaza yine yaşanır mıydı? Ben TCDD'ye güvendiğim için evlatlarımı, kardeşlerimi emanet ettim. Ben yağmurdan anlamam ama o menfez yapılmasaydı son yağmurlarla yine kazalar olurdu. Mümin Karasu danışman olarak atanmış. Ben onu karşımda sanık olarak görmek isterken, danışman yapılmasını kınıyorum. 

Sena Kösenin annesi Aysun Köse: TCDD'nin yaptıklarını yan çiftliklerden öğrenmememiz gerekiyor. TCDD bunu aydınlatmalıydı. 

Gülce Dikmen ve Özgenur Dikmen'in annesi Funda Köse: Ben de trendeydim. Bir gün önce yavaş giden tren, o gün hızlı gitti. Neden?

Melek Tuna'nın eşi Ekrem Tuna: O gün trenle gittik Çerkezköy'e. Tren yavaş gitti. 3 saat sonra da döndük. Her durakta fazla yolcu sayısı arttı trende. Yeni binenlere bilet bile kesilemiyordu. Çok sayıda ayakta kişi vardı. O gün 800'e yakın kişi vardı trende.

Serhat Şahin'in babası Hüseyin Şahin: Yanlış çiftlikten insanlar getirmişsiniz. Asıl Akın Çiftliği'nden neden kimse gelmiyor? Buradaki tüm sanıkların tutuklu yargılanması gerekiyor. Ya terfi alanlar? Bizim aklımızla niye dalga geçiyorsunuz? 

Ergün Kerpiç'in kardeşi Yeter Gülaçan: Kazadan önce trene bindiğimde çok yavaş ilerliyordu. Ama kaza günü herkes hızlı gittiğini söylüyor.

Emel Duman'ın eşi Erkan Duman, Turgut Kurt'a sordu: ''Mademki tek menfez o yola yeterliydi, kazadan sonra neden yakınına yeni bir menfez yapıldı? İki gün önce de sel oldu ama tren yolu dağılmadı öyle.''

'BAKAN BİZİM ÇOCUKLARIMIZDAN DAHA MI DEĞERLİ?'

Kazada hayatını kaybeden Hakan Sel'in babası ve Oğuz Arda'nın dedesi Necmettin Sel konuşuyor: ''Bu menfezi yapan mütteahhit niye bizim karşımıza getirilmiyor? Gerçek sorumluları bizim karşımıza getirin. Bakan ise Bakan, o da bizim karşımıza gelsin. Bizim çocuklarımızdan daha mı değerli bu Bakan?'' 

Derya Kurtuluş'un eşi, Beren Kurtuluş'un babası Melih Kurtuluş konuşuyor: ''Menfezi yağmur suyu aksın diye yaparsın. Yaparken standartlarına göre yaparsın. Yağmur geçsin diye menfez yapılır. Yağmurda bir menfez yıkılıyorsa orada bir hesapsızlık var demektir.''

'SORULAR DAHA ÖNCEDEN VERİLMİŞ, CEVAPLAR SAYFALARDA YAZIYOR'

Oğlu Oğuz Arda Sel'i kaybeden Mısra Öz: 3 tanık sıfatındaki kişinin normal zamanda da ifadeleri alınabilirdi. Asık önemli kişiler getirilmiyor. Mümin Karasu sanık olması gerekirken, tanık olarak ifadesi alındı. İfadesini dinlemeye gittiğimizde usule aykırı, soruların daha önceden verilmiş olduğu, cevapların sayfalarda yazdığını gördüm. Taleplerimizi duymadınız. Mümin Karasu danışman oldu. 718 gün oldu. 5. duruşmadayız. Taleplerimize kayıtsız kalınmasın. Görmemezlik, duymamazlık yapılmasın.

GÜNCELLEME 11.43

Tanık Günay Solak ifade veriyor:

''Çalışkan çiftliğinde 4 yıldan bu yana çalışıyorum. Ziraat işleri yapıyorum. Sürekli çiftlikte yaşıyorum. Olay günü çiftlikteydim. Demiryoluna 300-400 metre, kaza yerine ise bir kilometre kadar uzaktaydım. Olay günü 16.00 civarı yağış başladı. Birden bire yağdı, geçti. Çok diyebileceğim bir yağış oldu. O gün çok yağış oldu. 4 yılda en fazla o gün yağış gördüm. Kaza döneminde yağış ölçen bir cihazımız yoktu. Olay yerine hiç gitmedim. Çiftliğe hiç yaralı gelmedi. Çevremizdeki çiftliklere de ambulanslar geldi.''

Müşteki avukatı Onur Şahinkaya: Kazadan yaklaşık 2 ay sonra bir heyet geldi mi?

Günay Solak: Bize gelmedi. Bilemiyorum. TCDD'den geldiler. Nasıl oldu diye sordular, bilmediğimizi söyledik. Hiçbir tutanak tutulmadı. 

Müşteki vekili Emre Erdal: Yetkilileri olaydan sonra ne zaman gördünüz ilk olarak? Helikopter gördünüz mü?

Günay Solak: Yaklaşık 1 saat sonra yetkililer geldi. Helikopter de gördüm, kaza yerine gitti.

GÜNCELLEME 11.29

Çalışkan Çiftliği'nde çalışan tanık Vahdet Atak konuşuyor: Olay günü çiftlikte değildim ama o gün oraya ekmek götürdüm. Çiftliğin demiryoluna mesafesi 700-800 metre. Olay günü çiftlikte çalışan aileye ekmek götürdüm. Olayı sonra televizyondan öğrendim. Bir buçuk saat kaldım çiftlikte öğle saatlerinde, az bir yağmur vardı. Bulunduğum sürede sel görmedim. Çalıştığım bölgede nisan mayıs gibi çok olmasa da yağış olur. Çalıştığım yerde kayıt alacak bir yağış ölçer yoktu olay günü. Olay gecesi 12-1 gibi olay yerine gittim, patronumun direktifiyle. Bizim çiftliğe hiç yaralı getirilmedi. 

Müşteki vekili Onur Şahinkaya soruyor: Çiftliğe sonrasında bir resmi görevli geldi mi?

Vahdet Atak: Geldiyse de ben görmedim.

Avukat: İTÜ heyeti Davis marka bir ölçüm cihazı tespit etmiş.

Vahdet Atak: Kesinlikle ölçüm cihazı yok. Kaza tarihindeki yağış, bu dönemdeki yağışlardan daha azdı sanki. Bölgede helikopter görmedim o gece.

GÜNCELLEME 10.47

Mahkeme heyeti, tanıkları dinliyor.

Tren katliamında hayatını kaybeden Ergün Kerpiç'in kardeşi konuşuyor: Benim abim 39 yaşında toprak oldu, iki çocuğu yetim kaldı. Sonuna kadar şikayetçiyim.

Cemiloğlu Harası İşletme Müdürü Birol Kuzgun: Olay günü tüm gün haradaydım. Demiryoluna mesafemiz 250-300 metre mesafede. Kesin olmamakla birlikte zaman aralıklarıyla yağış oldu. Bazı dönemlerde yoğun yağış oldu. O dönemler yağışların olduğu dönemlerdi. Bu haftalarda yaşadığımız yağışlara benziyordu. O dönem temmuz ayına sarkan yağışlar oldu. Çalıştığım yerde yağışı ölçen bir istasyon yok. Birtakım direnaj kanallarıyla çiftlikte suyu tahliye ediyoruz yağış olunca. Kaza olduktan sonra olay yerine gittim, tahmini bir 15 dakika sonra. Olay yerini tarif etmem güç. İnsan konuşamıyor. Orada bir kargaşa durumu hakimdi. Dediğim gibi bunları söylerken konuşmakta zorlanıyorum.

Avukat soruyor: Olay günü ya da sonra size savcı sıfatıyla kimse geldi mi?

Birol Kuzgun: Daha sonraki dönemde TCDD ve İTÜ'den bir ekip geldi keşif için.

Müşteki avukatı: Olaydan sonra yaralıları kurtarmak için olay yerine helikopter geldi mi?

Birol Kuzgun: Hayır, gelmedi.

GÜNCELLEME 10.20

Çorlu tren katliamı sanıklarının yargılandığı davanın 5. duruşması Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde başladı.

GÜNCELLEME 9.50

Çorlu Adliyesi’ndeki salon kapasitesi yetersizliği nedeniyle Çorlu Halk Eğitim Merkezi’ne alınan duruşma 10.00’da başlayacak. Her duruşma öncesinde olduğu gibi adalet arayan aileler yine Çorlu Santral Parkı’nda bir araya gelip, Halk Eğitim Merkezi’ne yürüdü.

---------------------------------------------------------

BİR ÖNCEKİ DURUŞMADA NE OLDU?

Bir önceki duruşmada mahkeme heyetine sunulan taleplerin birçoğu reddedilmişti. Heyet davayı 21 Nisan 2020 tarihine ertelerken, yeni tip koronavirüs (Covid-19) pandemisi sebebiyle adliyelerin kapatılması dolayısıyla yeni duruşma tarihi 25 Haziran 2020 olarak güncellendi.

Talimat mahkemelerince usulsüz dinlenen tanıkların hakim yokluğunda kalem memurlarınca ifadeleri alındığı ortaya çıktı. Mahkeme sanıklardan Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Turgut Kurt'un adli kontrol kararlarının devamına karar verdi.

NE OLMUŞTU?

8 Temmuz 2018 günü 25 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan ihmaller zinciriyle tren kazası gerçekleşmişti.

Katliam sonrası atanan bilirkişiler Mustafa Karaşahin ile Bekir Sıddık Binboğa Yarman’ın Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD ile iş ilişkilerinin bulunduğu ortaya çıkmış, hazırlanan raporda ise tüm ihmallere rağmen üst düzey sorumlular yer almamıştı.

Ardından savcı Galip Özkurşun tarafından TCDD’nin 4 alt düzey çalışanı hakkında kovuşturma kararı verilmişti.

Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’deki üst düzey sorumlular için ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararı vermişti.

Bunların üzerine acılı aileler adalet nöbetine başlamış, Anayasa Mahkemesi (AYM) önündeki nöbete ise polis saldırmıştı.

3 Temmuz’da gerçekleşen duruşmanın ardından ailelere saldıran polisler hakkında değil, acılı aileler, avukatları ve basın emekçileri hakkında soruşturma açılmıştı.