Çorlu tren katliamı davasında 4. duruşma yapıldı: 'Nerede adalet?'

Çorlu tren katliama ilişkin davanın 4. duruşması bugün Çorlu Halk Eğitim Merkezi'nde görüldü. Hayatını kaybedenlerin ailelerinin birçok talebinin reddedildiği dava 21 Nisan 2020 tarihine ertelendi. Sanıklardan Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Turgut Kurt'un adli kontrol kararlarının devamına karar verildi.



10-12-2019 18:15

Tugay Candan - @TugayCandann

Uzunköprü-Halkalı seferini gerçekleştiren trenin 8 Temmuz 2018 tarihinde seyir halindeyken Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi mevkiinde devrilmesi sonucu 25 kişi hayatını kaybetmiş, 300’den fazla kişi yaralanmıştı. Başından itibaren skandallarla dolu bir soruşturma ve adli sürecin işletildiği Çorlu tren katliamı davasının 4. duruşması bugün Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde görüldü.

Mahkeme heyetine sunulan taleplerin birçoğunun reddedildiği duruşmada heyet davayı 21 Nisan 2020 tarihine ertelerken, talimat mahkemelerince usulsüz dinlenen tanıkların hakim yokluğunda kalem memurlarınca ifadeleri alındığı ortaya çıktı. Mahkeme sanıklardan Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Turgut Kurt'un adli kontrol kararlarının devamına karar verdi.

Davayı takip etmek üzere CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygün ve Birleşik Taşımacılık Sendikası Başkanı Hasan Bektaş da duruşma salonunda bulundu.

İşte duruşma öncesi, esnası ve sonrasında yaşananlar:

"SUÇLU SİZSİNİZ AMA GÖRMEK İSTEMİYORSUNUZ"

Mahkeme sonrası katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri açıklamalarda bulundu. Kızı Bihter Bilgin'i kaybeden Zeliha Bilgin, "Dört alt düzey çalışanın yargılanmasını kabul etmiyorum. Ulaştırma Bakanına sormak istiyorum: Yağmur kaldırdı o sinyalizasyonu değil mi? Suçlu sizsiniz ama görmek istemiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

"BU KATLİAMIN YARATICILARI VİCDANSIZLIKLA TARİHE YAZILACAK"

Oğuz Arda Sel'in annesi Mısra Öz Sel, "520 gündür bir arpa boyu yol aldığımızı düşünmüyorum" diyerek, "Herkes koltuğunda maaşını alıyor, koltuğuna oturuyor. Bakan'a 'Çorlu tren katliamından sorumlu kim?' diye soruyoruz; bizi ciddiye alan yok. Adalet bu ülkede birileri için geldiğinde onlar bizim karşımızda nereye saklanacaklarını düşünecek. Bazıları bu katliamın yaratıcısı olduğu için vicdansızlıkla tarihe yazılacak. Adil yargı şu anda sus pus olmuş durumda" dedi.

"CUMHURBAŞKANIM TORUNUNU NASIL KUCAĞINA ALIP SEVEBİLİYORSUN?"

Oğuz Arda Sel'in dedesi Mehmet Öz ise yaşananlara isyan etti. Mehmet Öz, "Torunumu ne halde bulduğumu ben biliyorum. Bütün devlet adamları videosunu izlesin, 9 yaşındaki çocuğun halini görüp karar versinler. Biz yaşamıyoruz, adalet nerede!" şeklinde konuştu. Dede Öz, devlet yetkililerine seslendiği konuşmasının devamında, "Cumhurbaşkanım torununu nasıl kucağına alıp sevebiliyorsun? Artık yeter, çekil pis ellerinizi adaletin üzerinden" diye konuştu.

Davanın avukatlarından Selvi Yüzbaşıoğlu yaptığı açıklamalarda, "Bu celsede maalesef tüm taleplerimizin reddedildiği bir duruşma yaşadık.Öncelikle çok önemli üç tanık talimat mahkemelerinde usulsüz dinlenildi. Tanıklardan bazılarının kalem memurlarınca hakim yokluğunda ifadeleri alındı." dedi.

GÜNCELLEME 18.31

Mahkeme heyeti duruşmada ara kararını açıklayarak davayı 21 Nisan 2020 tarihine erteledi. Sanıklardan Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Turgut Kurt'un adli kontrol kararlarının devamına karar verildi. Mahkemenin ara kararında ayrıca şunlar da yer aldı:

"-Daha önce istinabe yolu ile ifadeleri tespit edilen tanıkların yeniden huzurda dinlenmelerine, tanık Mümin Karasu hakkında yazılan talimatın iade edilerek tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine ve/veya huzurda dinlenmesine yönelik taleplerin duruşmanın görüldüğü salonun teknikimkanları, mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak reddine

-Katılan Hüseyin Şahin'in sanıkların tutuklanmasına yönelik talebinin tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre reddine,

-AFAD İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu 08-07-2018 tarihli tren kazası ile ilgili olarak ilk ihbarın geldiği belirtilen 17.27 ile hareket saati olarak bildirilen 18.01 arasında ne gibi hazırlık çalışmaları yapıldığı hususunun bildirilmesinin istenilmesine, yazılacak müzekkereye AFAD il Müdürlüğü ile yapılan önceki yazışmaların ilgi tutulup suretlerinin eklenmesine,

-İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu 08-07-2018 tarihli tren kazasının ilk bildirildiği saat olarak belirtilen 17.17'den sonra ne gibi hazırlık çalışmaları yapıldığı, ekiplerin çıkış ve kaza mahalline varış saatlerinin ne olduğu ve kaza sonrası yapılan yaralı sevklerinin nereye ve ne şekilde yapıldığı hususlarının mahkememize bildirilmesinin istenilmesine, yazılacak müzekkereye İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan önceki yazışmaların ilgi tutulup suretlerinin eklenmesine,

-TCDD İşletme Genel Müdürlüğü ve TCDD Taşımacılık A.Ş'ye ayrı ayrı müzekkereler yazılarak mahkememize gönderdikleri Acil Durum Yönergeleri kapsamında 08-07-2018 tarihli dava konusu tren kazasına ilişkin ne gibi işlemler yapıldığının bildirilmesinin istenilmesine, yazılacak müzekkerelere acil durum yönergeleri ile ilgili mahkememizle yapılan yazışmaların ilgi tutulup suretlerinin eklenmesine,

-Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile TCDD İşletme Genel Müdürlüğü arasında hava durumuna ilişkin bilgi alış verişinin eski ve yeni durumlarının sorulmasına yönelik talebin dosyadaki mevcut yazışmalarla açıklığa kavuştuğu anlaşıldığından reddine,

-TCDD İşletme Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Uzunköprü/Halkalı hattının kaza tarihi öncesinde kapatılıp kapatılmadığı, kapatıldıysa hangi tarihte, hangi sebeple kapatılıp, hangi tarihte açıldığı, kapatılmadı ise söz konusu hatta hangi tren seferlerinin (yük veya yolcu) yapıldığı hususunun sorulmasına,

-TCDD İşletme Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak yol kontrol bekçiliği ünvanının kurum bünyesinde devam edip etmediği, belirtilen kadroya yeni alım yapılıp yapılmadığı, belirtilen kadroların lağvedilip lağvedilmediği, lağvedildiyse hangi tarihte hangi makam tarafından lağvedildiği, yol kontrol bekçiliğine alım için sırasıyla 1.Bölge Müdürlüğü - 14.Yol Bakım Onarım Müdürlüğü tarafından genel müdürlüğe son 20 yıl içerisinde müracaat olup olmadığı hususlarının bildirilmesinin istenilmesine,

-Çorlu CBS'ye müzekkere yazılarak soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen 2019/2966 soruşturma sayılı dosya akıbetinin ve son yapılan işlemin ne olduğunun sorulmasına,

-Çorlu CBS'ye müzekkere yazılarak soruşturma aşamasında görevlendirilen bilirkişiler hakkında yürütüldüğü anlaşılan 2019/14596 soruşturma sayılı dosya akıbetinin ve son yapılan işlemin ne olduğunun sorulmasına,

-İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Elemanları ile İTÜ Avrasya ve Yer Bilimleri Öğretim Elemanları tarafından hazırlanan Ekim 2018 tarihli 1.ara rapor ve Kasım 2018 tarihli sonuç raporunun celbine yönelik talebin belirtilen raporların geçerli suret ve nüshalarının dosyada bulunması nedeniyle reddine,

-Demiryolu Ulaşım Alt ve Üst Yapısı ile ilgili olarak üniversitenin ilgili fakülte veya yüksekokullarında fiilen görevli bulunan öğretim üyelerinin isim ve iletişim bilgilerini içeren listelerinin gönderilmesinin istenilmesi amacıyla Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne yazılan müzekkere akıbetinin sorulmasına,

-Bilirkişi incelemesi için öncelikle yazılan müzekkere cevapları ile 2020 yılı yayımlanacak yeni bilirkişi bölge kurulu listelerinin esas alınmasına, yayımlanacak yeni bilirkişi bölge kurulu listelerinden dava konusu ile ilgili olarak istenen yeterlilikte bilirkişi bulunamaması halinde celse arasında uygun görülecek kurum, kuruluş ve üniversitelere müzekkere yazılarak ihtiyaç duyulan alanlarda faaliyet gösteren/çalışan/eğitim veren kişilerin bildirilmesinin istenmesine,

-Dosyaya halihazırda celp edilmiş olan öğretim görevlileri/üyeleri, 2020 yılı yayımlanacak yeni bilirkişi bölge kurulu listelerinde yer verilen dava konusu ile ilgili olabilecek bilirkişiler, celse arasında ihtiyaç durumuna göre yazılabilecek müzekkerelere cevaben bildirilebilecek kişilerin iş bu davada bilirkişi olarak görevlendirilmesine yönelik itirazlar var ise celse arasında yazılı olarak, ismen ve gerekçesi ile birlikte bildirilmesi için huzurda bulunan sanık, katılan, sanık müdafii ve katılan vekillerine ihtarat yapılmasına (ihtarat yapıldı),

-Keşif hususunun bilirkişiler ile ilgili işlemler tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine,

-Katılan vekilleri ve sanık müdafiilerinin sair talepleri yerinde görülmediğinden reddine,

-İkinci celse başında kamu davasına katılma talebinde bulunduğu anlaşılan Türkiye Barolar Birliği, iş bu celse kamu davasına katılma talebinde bulunan Kocaeli ve Aydın Barosu Başkanlıklarının suçtan doğrudan zarar görmedikleri anlaşıldığından katılma taleplerinin reddine,"

GÜNCELLEME 15.45

Ara kararın açıklanması için 17.30'a kadar ara verildi.

GÜNCELLEME 15.14

Çorlu tren katliamının 4. duruşmasında savcı mütalaayı açıkladı. Mütalaada mağdur ve müştekilerin katılma talepleri kabulüne, baroların katılma talebinin reddine, YTÜ'ye tekit edilmesine, tanık Mümin Karasu için talimatın beklenmesine, sanıkların tutuklanma yönündeki taleplerin reddine ve adli kontrolün devamına, bilirkişi heyetinin kesinleşmesinin ardından olay mahalinde keşfe çıkılmasına, sosyadaki eksiklerin tamamlanmasına karar verildi.

GÜNCELLEME 14.59

Hayatını kaybeden ve yaralananların avukatlarından Mustafa Ersin, AFAD'ın olay yerine 1 saat 25 dakika sonra vardığını söyledi. 

GÜNCELLEME 14.21

Katılanların vekilleri beyan veriyor.

Av. Gökmen Yeşil: "Talimatla tanıkların dinlenmesine itirazımız oldu. İki önemli tanığın beyanı birer paragraftan ibaret. Hiçbir konuyu açıklayıcı değil. Soru sorma hakkımız da kısıtlanmış oluyor böylelikle. Tanıklardan Tevfik Baran Önder'in avukatlardan kaçırılarak, hakimin olmadığı bir ortamda ifadesinin alındığını tespit ettik. Avukatların olmadığı bir ortamda yine sanki ifadesi alınmamış gibi eline bir kağıt verilerek ifadesi alınmış. 4 Aralık 2019'daki talimat duruşmasında soruların tanığa önceden verilmesi özensizlikle açıklanamaz. Böylesine bir dosyada tüm tanıkların mahkemeye getirilerek huzurda bizim de soru sorma hakkımızı kullanmamız gerekir."

Avukat Onur Şahinkaya, sanık Turgut Kurt'a, Kurt'un imzasının bulunduğu menfez duvarlarının çizimlerini sordu. Kurt, "Bunları ben bilemem mühendisler çiziyor. İstinat duvarı var. Nasıl bir basınçla yıkılır bilmem, bunu mühendisler bilir" dedi.

GÜNCELLEME 12.39

Hatice Karatay konuşuyor: "Kazada babamı kaybettim. Babam işini çok düzgün yapan bir insandı ama ihmale kurban gitti. Burada ihmaller var. Tüm kişi ve kurumlardan şikayetçiyim. 25 canın sorumlusu yağmur olamaz."

11 yaşındaki Gölgem Gülsüm Erbil: "Babam bizi babaanneme götürdü. Dönüşte beni al dedim. Beni götürmedi. Kaza olmuş. 25 kişinin sorumlusu yağmur olamaz. Sizin o yaşta hiç babanız öldü mü? Az bir yağmurla bu tren kazası olamazdı. Benim babamı kim öldürdü? Bir sürü sevdiğimiz insanlar var onları kim öldürdü?"

Zeliha Bilgin: "Bizim aileden 4 kaybımız var. Bugün o çocukların kendini ifade edemediği gibi 22 yaşındaki oğlum da kendini ifade edemiyor 65 yaşındaki babam da. Hepsi acıdan. Hayatımız mahvoldu. Bu ülkede adalete güvenmek istiyoruz. En üst kademeden, bakanından, genel müdürüne kadar yargılanmasını istiyoruz. Biz bir kişinin ihmalinin ceremesini çekmek zorunda mıyız?"

Aysun Köse: "4 kişiyle sınırlandırılmış mahkemeyi kabul etmiyoruz. Ulaştırma Bakanlığı'ndan da yetkililerin bize açıklama yapmasını bekliyoruz. Kurallarınız benim umrumda değil. Ben bir anneyim."

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

GÜNCELLEME 12.28

Çorlu tren katliamında hayatını kaybeden Özcan Cesur'un ailesi konuşuyor:

İsmet Cesur: "Ben oğlumu kaybettim. Oğlumun acısını çekiyorum. Bu kadar. Şikayetçiyim."

Berkan Cesur: "Ben olay günü kazayı sosyal medyadan öğrendim. Babama ulaşamadım, anneme ulaştım. Baban uçtu dedi. Babamı 3-4 saat sonra Çorlu Devlet Hastanesi'nde buldum. Şikayetçiyim."

Okan Cesur: "Olay günü hava kapalıydı ama yağmur yoktu. Annemi aradım. Babanı kaybettik dedi. Direkt Sarılar'a geçtim. Tarlalardan olay yerine yürüdüm. Olay yerine geldiğimde annemi aradım. Vagonun içine girdim bir erkek ve kadın cesedi gördüm. Babam olmadığını anladım. Sinir krizi geçirdim. Şikayetçiyim."

Ercan Cesur: "Rahmetli kardeşimle beraber babaevini ziyarete geldik. Kardeşim Çorlu'ya gitmek için ayrıldı. Kardeşimin eşi aradı feryat figan. Kardeşini bulamıyorum, kaza oldu, kardeşsiz kaldın dedi. Olay yerine gittik. Vahimdi. Kardeşimi aradık, bulamadık. Biraz daha aradık ve 4. vagonun altından çıkardık. Din görevlisiyim. Görevim icabı çok cenaze yıkadım. Kardeşimi yıkamak en zoruydu. Şikayetçiyim."

GÜNCELLEME 12.14

Salim Yanılmaz: "Olay günü eşim ve oğlum trendeydi. Olayın olduğu dakikalarda eşim telefonla aradı ve trenin devrildiğini söyledi. Şaka sandım. Tren istasyonuna amcamın oğluyla gittim. Onların da haberi yok kazanın nerede olduğundan. Kendi aracımızla olay yerine gittik. Yol kapalıydı. Balabanlı tarafından gittik. Eşim ve oğluma saat 9 civarı hastanede ulaşabildim. Şikayetçiyim."

Turan Ordu konuşuyor: "Oğlumla Muratlı'dan trene bindik. Yağmur yoktu. Tren çok kalabalıktı, yer bulamadık. 5. vagonda kapının yanında durduk. Sesler geldi bir anda, havalandık. Kendi imkanlarımla trenden çıktım. Oğlum fırladığı için ilk önce bulamadım. Ayağı kırıldı. Benim de omurgam çatladı. Kaza anında da yağış yoktu. Şikayetçiyim."

Remziye Sel: "Oğlumla torunumu kaybettim. Uzunköprü'ye ziyarete gelmişlerdi. Çok güzel gündü. Ama iki cenazem var, olacak iş değil. 25 cenaze var. Ben ilkokul mezunu olduğum halde kabullenemiyorum bunu. Bunun sonu ne olacak? Bakanından, bilirkişisine kadar herkesten şikayetçiyim. Böyle 4 kişiyle bu iş olmaz. Yolu yapmayanlar gelsin buraya. Biz her zaman trenle gidiyorduk İstanbul'a. Böyle bilmiyoruz. 25 canımız gitti. İçimiz kan ağlıyor. Ben torunumu ve oğlumu gülerek gönderdim."

GÜNCELLEME 12.02

Suat Çiçekli konuşuyor: 

"Uzunköprüden bindim trene, 2. vagondaydım, 3'e geçtim. Bir anda tren zıpladı. Bir müddet sürüklendim. Kendime geldiğimde etrafımda yaralılar ve ölüler vardı. Kendimiz kurtardık yaralıları. Trenin altında çok ceset gördüm. Şikayetçiyim."

Süleyman Doğru: "Trene Uzunköprü'den bindim. Sarılar mevkiinde yağmur yoktu. Kaza anında bomba gibi bir ses duyduk. Tren iki defa zıpladı. Demirlere tutunmaya çalıştım. Sonrasını hatırlamıyorum. Yolcularda birisi çıkardı beni. Omuz çıkığı oldu bende. Halen tedavi görüyorum. Malulen emekli edilmek istendim, karşı geldim. Çalışmakta zorlanıyorum. Şikayetçiyim."

Yasin Kızıltepe söz aldı: 

"Alpullu'dan bindim. Muratlı'da çok yolcu aldı tren. Tren titremeye başladı. Önümdekine tutundum. Kaza oldu, uçmuşum. Omurgam kırıldı. Arkadan bir kuvvet vurdu gibi hissettim. Tren çok kalabalıktı ama kaza sonrası çok az kişi çıktı trenden. Kolu, bacağı kopanlar gördüm. Kaza sonrası yürüdük. Ambulans geç geldi. Sarılar'dan köylüler geldi ambulanstan çok önce. Doktorum ömür boyunca 1-2 kilodan fazla kaldıramayacağımı söyledi. Şikayetçiyim."

GÜNCELLEME 11.05

Mağdur ve müştekilerin beyanları devam ediyor. Ramadan Yılmaz konuşuyor:

"Uzunköprü'den bindim, Çerkezköy'e geliyordum. Olay anı oturduğum yerden zıpladım, başım yukarıya vurdu. Camdan fırladım, belim kırıldı.Yeğenimin aracıyla hastaneye geldim. Çok acı bir olaydı. Yağmur hatırlamıyorum. Trenin içerisini görseydiniz kendinizden soğurdunuz. Şikayetçiyim."

Olay günü trende olanlardan Remzi Güvenç, "Ben bu olayda 4 evladımı kaybettim. İçim yanıyor. Kavrulduk gittik. Canlı mıyız ölü müyüz? Şikayetçiyim" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Sevim Doğrul konuşuyor:

"Olay günü Alpullu'dan trene bindim, Çorlu'ya geliyordum. Çocuğum, eşim ve yeğenim yanımdaydı. Tren çok kalabalıktı. Eşim yaşlılara yer vermek için ayağa kalkmıştı. Olay anında resmen tren bizi olduğumuz yerden havaya zıplattı. Sonra bir gümbürtü koptu. Trenin içi duman doldu. Çocuğumu koltuğun yanında sıkışmış buldum. Eşimi ayakkabasından tanıdım. O kadar dolu trende kimse yoktu. Trenin içi kan gölüydü. Gençlerden eşimi kurtarmak için yardım istedim. Eşim şu an sakat, tedavisi sürüyor. Eşimi kendi çabalarımızla kurtardık, bize kimse yardıma gelmedi. Olay yerinden iki kilometre kadar eşim o haliyle yürümek zorunda kaldı. Suçluların hepsinin cezasını çekmesini istiyorum."

GÜNCELLEME 10.53

Olay günü trende bulunanlardan Çisem Tunca konuşuyor:

"Olay günü eşim, ben ve kızım Uzunköprü'den trene bindik. Olaydan sonra kızımı bulamadım, bir kadın üzerine düşmüş, eşimin ayağı trenin altında kalmıştı. Olay anında tavana vurduğum için kürek kemiğim kırıldı. Şikayetçiyim."

Ersan Ceylan konuşuyor:

"Pehlivanköy'den bindim trene. 3. ya da 4. vagondaydım olay anında. Tren çok kalabalıktı. Çorlu'da inecektim, olay anında tutunmaya çalışırken vagonun içine yuvarlandım. Yağış hatırlamıyorum. Şikayetçiyim."

Esma Ergin konuşuyor:

"Oğlumla beraber Pehlivanköy'den bindik. Yağmur yağdığını görmedim. Tren devrildi, bizi biri çıkardı. Oğlumu kaybettim sanıp çok korktum, titredim. Şikayetçiyim."

Nihan Akçakan: "Trene Uzunköprü'den bindim. Çok yüksek bir gürültüyle kaza oldu. Baygınlık geçirdim. Dizimin kanadığını gördüm, ameliyat oldum. 112'yi aradım benden konum istediler. Ambulanslar çok geç geldi. Abim İstanbul'dan benden 5 dakika sonra geldi. O kadar yani... Yağış hatırlamıyorum, bütün kişi ve kurumlardan şikayetçiyim."

GÜNCELLEME 10.40

Mağdur ve müştekilerin beyanlarında geçildi. Olay günü trende olanlardan Ceyhan Deveci, "Alpullu'da trene bindim Muratlı'da yer değiştirdim. Vücudumda kırıklar var. Her türlü şikayetçiyim" dedi.

Katliamda trende olan mağdurlardan Coşkun Yıldız ise şunları söyledi:

"Ben, baldızım ve bacanağım Alpullu'da trene bindik. Ben de makinistim. Kaza sırasında çok seri fren yapıldı. İnsanlar uçuşuyordu, vagonlar yattı, ben altında kaldım. Vagonların altından 21.00 sıralarında çıktım. Bir kadın ben vagonların altındayken vagona girip çıktı. Kazazedelerin eşyalarını aldı, benim de telefonumu almak istedi. Vagonun altında direndim. Benim altımda cansız yatan bir kadının küpesini de aldı ancak görsem tanıyamam, kayıtları da inceledim. 3 ameliyat oldum, tedavilerim devam ediyor. Bir ameliyat daha olacağım. Sorumlulardan şikayetçiyim. Makinistim dedim, 140 yıllık bir yerin bakımının böyle moloz parçalarıyla falan yapılması yanlış. Bunu doğal afete bağlamak yanlış."

GÜNCELLEME 10.39

Sanık Özkan Polat savunmasını yapmaya başladı. Polat, "Mahal listeleri hazırlanırken keşiflere katıldınız mı" sorusuna "evet" cevabını vererek  menfez ve köprülerin kontrolüne katıldığını kabul etti. Polat'ın savunmasının ardından söz alan Av. Can Atalay, "İTÜ bilirkişi gönderme konusunda heyetinize gerçek dışı beyanda bulunmuştur. YTÜ'den yanıt bile gelmemiştir. Her iki üniversiteye de tenkit yazılmalıdır" dedi. Mahkeme Başkanı ise "İTÜ'ye yazdık, daha kapsamlı bir cevap aldık" şeklinde cevap verdi.

GÜNCELLEME 10.26

Sanık Turgut Kurt'un savunmasına geçildi. Kurt, Mahkeme Başkanı'nın "Mahal yeri listesinde bütün menfezler var ancak kazanın olduğu menfez neden yok?" sorusuna "Mühendislerimiz yazmayı gerekli görmemiş" diyerek yanıt verdi. Kurt, bu yanıtıyla bütün menfezlerin yazıldığını, yalnızca kazalı menfezin yazılmadığını iddia etti. Bunun üzerine söz alan sanık müdafii Mehmet Ektaş "TCDD bünyesindeki menfez ve köprülerin yüzde 99'u yönetmeliğe aykırı" dedi.

GÜNCELLEME 10.08

Tekirdağ Barosu Başkan Yardımcısı'nın bilgisayar yasağını gündeme getirmesine ise Mahkeme Başkanı, "Karar bize ait" diyerek yanıt verdi. Av. Can Atalay ise mahkemenin bu tutumuna itiraz ederk "Duruşma kapalı olmadığı durumda bu, gazetecilerin görevini yapmasına engel bir durumdur. Kamuoyunun bu duruşmadan haberdar edilmesi gerekiyor" diyerek bilgisayarların sokulmasını talep etti. Mahkeme heyeti, talebi oy birliğiyle reddetti.

GÜNCELLEME 09.35

Duruşma başladı. Duruşma öncesinde davaya bilgisayar ile girilmesinin mahkeme kararıyla yasaklanmasına basın emekçileri isyan ederek "Haber yapmamızı engellemeye çalışıyorsunuz" dedi. 

GÜNCELLEME 09.29

Santral Park'ta toplanan aileler, avukatlar ve izleyiciler yürüyüşle Halk Eğitim Merkezi'ne geçti. Duruşma öncesinde burada bir konuşma yapan ve katliamda kızını kaybeden Zeliha Bilgin, "Tek istediğimiz en alt kademeden en üst kademeye kadar bu ihmal zincirlerinde kimin imzası varsa yargılansın, korunmasın. Tek istediğimiz adalet!" dedi.

---------------------------------------------------------

Bir önceki duruşması 10 ve 11 Eylül’de görülen davada Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, mağdur ve müştekilerin davaya katılma talebinin kabulüne, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzakere yazılarak soruşturma hakkında bilgi istenmesine karar vermişti.

Mahkemenin verdiği diğer kararlar ise şu şekildeydi:

- Bilirkişiler hakkında suç duyurusu yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi istenmesine,

- TCDD'ye yazı yazılarak organizasyon şemasının istenmesine,

- TCDD'ye yazı yazılarak son 50 yıllık bakım onarım işlemlerinin istenmesine,

- Bilirkişi keşfi yapılmasının kabulüne,

- Suç duyurusu talebinin deliller toplandıktan ve keşif raporunun ayrıntılı incelenmesinden sonra görüşülmesine,

- Sanık Celaleddin Çabuk'un adlı kontrolünün kaldırılmasına TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin davaya katılma talebinin reddine,

- Bilirkişi isim listesinin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Sakarya Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nden (YTÜ) istenmesi.

NE OLMUŞTU?

8 Temmuz 2018 günü 25 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan ihmaller zinciriyle tren kazası gerçekleşmişti.

Katliam sonrası atanan bilirkişiler Mustafa Karaşahin ile Bekir Sıddık Binboğa Yarman’ın Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD ile iş ilişkilerinin bulunduğu ortaya çıkmış, hazırlanan raporda ise tüm ihmallere rağmen üst düzey sorumlular yer almamıştı.

Ardından savcı Galip Özkurşun tarafından TCDD’nin 4 alt düzey çalışanı hakkında kovuşturma kararı verilmişti.

Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’deki üst düzey sorumlular için ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararı vermişti.

Bunların üzerine acılı aileler adalet nöbetine başlamış, Anayasa Mahkemesi (AYM) önündeki nöbete ise polis saldırmıştı.

3 Temmuz’da gerçekleşen duruşmanın ardından ailelere saldıran polisler hakkında değil, acılı aileler ve avukatları hakkında soruşturma açılmıştı.