Çorlu tren katliamı aileleri TMMOB önünde: 'Bilirkişiler meslekten men edilmeli'

Çorlu tren katliamı aileleri, TMMOB Makina Mühendisleri Odası önünde bir basın açıklaması düzenleyerek, soruşturmadaki ilgili bilirkişilerin meslekten men edilmesi talebinde bulundu.



13-11-2019 14:08

İleri Haber

Çorlu’nun Sarılar Mahallesi mevkiinde 8 Temmuz 2018’de 25 kişinin hayatını yitirdiği, 300’den fazla kişinin de yaralandığı tren katliamının aileleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası önünde bir basın açıklaması düzenleyerek, katliama ilişkin soruşturmadaki ilgili bilirkişilerin meslekten men edilmesi talebiyle TMMOB’a bağlı ilgili meslek odalarına şikayet etti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili, hayatını kaybedenlerin ailelerinin ve avukatlarının katıldığı basın açıklamasını, katliamda hayatını kaybeden 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel'in annesi Mısra Öz okudu. "Çorlu Tren Katliamına neden olan tüm sorumluluların kamu vicdanında ve yargı önünde hesap vermesi için mücadelemize devam edeceğiz" diyen Öz'ün açıklaması şu şekilde:

"Bilindiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)ʼna bağlı Uzunköprü-Halkalı arasında sefer yapan 12703 sefer sayılı yolcu treninin 08.07.2018 tarihinde yaptığı 'kaza' sonucunda 25 yolcu hayatını kaybetmiş, 328 yolcu ise yaralanmıştır.

'Kaza' sonrasında başlatılan soruşturma dosyasında aldırılan 08/10/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, tamamen subjektif değerlendirme ile olayda asli sorumluluğu bulunan TCDD yetkililerine hiçbir kusur atfedilmemiş, olayın meydana gelmesinde, sadece, TCDD’nin alt kademelerinde çalışan dört personelin 'asli kusurlu' olduğu belirtilmiş; soruşturma dosyasında da, bilirkişi raporu temel alınarak, diğer TCDD yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.

Savcılık tarafından bilirkişi heyeti objektif ve bilimsel kriterler esas alınarak oluşturulmamış; hızlıca isimler belirlenerek, olaydan birkaç saat sonra, kurtarma çalışmaları devam ederken bilirkişiler helikopterle olay yerine götürülmüştür. Görev yapacak bilirkişilerin, Bilirkişi Bölge Kurulları tarafından oluşturulan o yıla ait güncel listede yer alması gerekmesine karşın, bilirkişilerden Engin Bıçakçı ve Bedir Duman haricindeki bilirkişiler, 2018 yılı bilirkişiliğe kabul edilenler listesinde yer almamaktadır.

Savcılık tarafından seçilen bilirkişi heyetinde yer alan ve elektrik mühendisi olan Prof. Dr. Bekir Sıddık Binboğa Yarman, aynı zamanda Çorlu tren kazası hattında sinyalizasyon çalışmasını yapan Savronik Sistem Anonim Şirketi’nin yönetim kurulu üyesidir. Bu hali ile bizzat olaya taraf olması nedeni ile görevden çekilmesi gerekirken görevini kötüye kullanarak yanlı rapor tanzim etmiştir.

İnşaat mühendisi olan Prof. Dr. Mustafa Karaşahin ise, 22 Temmuz 2004’te hızlandırılmış trenin Pamukova’da yaptığı kazada, faciayı soruşturmak için oluşturulan ve dolaylı bir şekilde makinistleri suçlayarak TCDD yönetimini sorumluluktan kaçıran “Bağımsız Bilim Kurulu”nda yer almıştır. O tarihin ardından, 2005-2012 yılları arasında Ulaştırma Bakan Danışmanı olarak görev yapmış, 2009-2013 yıllarında da Yüksek Hızlı Tren İşletmesi Danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. 2013’ten itibaren Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu üyesidir. 2012-2014 yılları arasında Çorlu faciasının meydana geldiği Trakya Demiryolu Hattı Yenileme Projesi’nde danışmanlık hizmeti vermiştir. Mustafa Karaşahin, 17.08.2019 tarihinde NTV Haber’e verdiği röportajda; faciayı aşırı yağış sonucunda menfezde dengeyi sağlayan dolgunun erozyonu olarak açıklamış, “135 yıldır fonksiyonunu yerine getirebilen başarılı bir menfez. Küresel ısınma kaynaklı mevsim değişikliklerinden ani sağanak yağışlar ortaya çıkabiliyor” ifadelerini kullanmıştır. Bu hali ile bilirkişi Mustafa Karaşahin de objektif bir şekilde rapor tanzim etmemiş, kazanın oluşumda sorumluluğu olan kişilere ve kuırumlara verdiği hizmet ve danışmalık ilişkisi nedeni ile bilirkişiliğe engel hali olmasına rağmen dosyadan çekilmemiş ve taraflı bilirkişi raporu tanzim ederek görevini kötüye kullanmıştır.

Bilirkişi heyetinde yer alan inşaat mühendisi Engin Bıçakçı’nın akademik kadrosunda yer aldığı Namık Kemal Üniversitesi’nin web sitesinde yer alan ve ilgili kişiye ait araştırma alanları, yayınlar, projeler, bilimsel faaliyetler gibi başlıkların tamamı boştur. Bilirkişi raporunda, Engin Bıçakçı’nın unvanı 'Araş.Gör.İnş.Y.Müh.' şeklinde yazılı olup, toplumsal etkisi itibariyle bu kadar önemli olan bir vaka karşısında, akademik kariyeri daha yüksek olan bilim insanlarına bu görev tevdi edilebilecekken, Engin Bıçakçı’nın, hangi nedenle bilirkişi heyetine dahil edildiğinin cevabı bulunmamaktadır.

Yine, bilirkişi heyetinde yer alan, ancak, uzmanlık alanına dair herhangi bir çalışması ve/veya akademik kariyeri tespit edilemeyen inşaat mühendisi Hakan Bozbulut ve serbest makine mühendisi Bedri Duman’ın da hangi somut kritere göre heyete dahil edildiklerinin cevabı bulunmamaktadır.

Bu durumda, bilirkişi heyetinde yer alan “Prof.Dr.” unvanı taşıyan bir kişinin demiryolu hatları yenileme işlerinde danışmanlık yapıyor olması, 'Prof.Dr.' unvanı taşıyan bir diğerinin ise hattın sinyalizasyon işlerini yapan şirketin içinde yer aldığı grup şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığını yapıyor olması ve diğer heyet üyelerinin hangi somut kritere göre heyete dahil edildiklerine dair herhangi bir somut veri bulunmaması vs. birlikte gözetildiğinde, bu kişilerin tarafsız olmadıkları, olayda asli sorumluluğu bulunan TCDD yetkililerini sorumluluktan kaçırmak için çaba harcadıkları ve suç işledikleri açıktır.

Aynı zamanda mühendislik mesleğine sahip olan ilgili bilirkişiler, bu görevlerini yerine getirirken 6235 sayılı TMMOB Kanunu, TMMOB Ana Yönetmeliği ve TMMOB Disiplin Yönetmeliği’ne aykırı davrandıklarından, bilirkişiler hakkında gerekli disiplin soruşturması açılarak, meslekten yasaklanmaları gerekmektedir. Bu nedenlerle, bugün, adalet arayışımızın bir parçası olarak, ilgili bilirkişileri, TMMOB’a bağlı ilgili meslek odalarına şikayet ediyoruz.

Bundan sonraki süreçte de Çorlu Tren Katliamına neden olan tüm sorumluluların kamu vicdanında ve yargı önünde hesap vermesi için mücadelemize devam edeceğiz."