Çocukluk insan yaşamının sahnesine yakışan en güzel zaman

Çocukluk insan yaşamının sahnesine yakışan en güzel zaman

Gömülü kalmış çocukluğun ve geçmişin sırları bir futbol maçında gökyüzünde asılı kalabilir. Ve bunla birlikte, sözcükler yeniden yeniden dizilebilir cümlelerde. Çocukluk insan yaşamının sahnesine yakışan en güzel zaman, o zamana sarılabildiğimiz müddetçe…

Umut Dağlar

Çocukluğun o gizemli ve neşeli tarafı birçoğumuzun belleğinde sayısız izler halinde varlığını sürdürür. Kötü anlar/anılar da vardır elbette. Yaşam, şanssız tarafını insanın ulaştığı sayıları gözetmeden iliştirir zaman zaman geçtiğimiz yollara. Fakat ne olursa olsun insanların belki de en güzel zamanları, en unutulmaz deneyimlerinden oluşur. Bir tiyatro misali, birçok replikle ve an ile kalıverir hafızalarımızda. Bazen ne kadar unutmak istediğimiz an olsa da, en kötü havaya asabiliriz anları. Tıpkı havada asılı kalan o top gibi…

Behiç Ak, çocukluğun kapılarını aralarken yine bizlere, anıları su altından çıkarıyor. Çocukluğa doğru yola dizerken bizi, kelimelerin yenileriyle tanıştırıyor. Çocukluğun macera dolu, herkese absürt gelen ama herkesin de o absürtlüklerden geçmiş tarafını bir bir canlandırıyor belleklerde. Alışkanlıklarla birlikte yok olanları, gözlerimizin bazen baktığını görmediğini hatırlatıyor bizlere. Aynı zamanda konuşulması zor konulardan biri olan doğal afetlerin toplumsal etkilerini de bir bir gözler önüne seriyor. Tüm bunları ustalıkla işlediği “Havada Asılı Kalan Top”, çocukların ve yetişkinlerin her sayfasında kendini bulacağı bir yer haline geliyor. Sayfalar hem geçmişin hem de belleğimizin gücünü anımsatıyor herkese.

Şehre yeni atanan kaymakam ve ardından gelen eleştirileri ile birlikte insanlara hakim olmaya başlayan huzursuzluk, çocukları meraklı ve macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Bu macerada kimisi yeni sözcüklerin peşindeyken kimisi de en sevdiği yerde alıyor soluğu, suların dibinde… Fakat bir futbol maçında havada asılı kalan top hakkında ise kimse konuşmuyor. Geçmiş sanki bir kördüğüm gibi önlerinde duruyor çocukların. Vitrinlerdeki kırılmış mankenlerin, depolara kaldırılmış oyuncakların, ailelerinin darmadağınık alışkanlıklarının sebeplerini bir türlü çözemiyorlar. İşler 23 Nisan’da çocukların büyüklerin makamına geçmesiyle de karmaşıklaşıyor. Geçmişin sırları, alışkanlıkların insanları zincirleyen tarafından kurtulma çabaları, yeni kelimelerle oluşturulan cümleler ve elbet çocukların cesareti bizleri soluksuz bir hikayenin peşinden sürüklüyor…

Behiç Ak “Havada Asılı Kalan Top”ta  iç içe geçmiş birçok hikayenin ve yaşamın gerçek tarafının naif bir biçimde işliyor o usta elleriyle. Çocuklukla sımsıkı sarmalarken bizi, yüzleştiriyor, değiştiriyor, barıştırıyor birçok şeyle…

Hiçbir anı havada asılı kalmasın, hiçbir çocukluk suların altına gömülmesin diye…

KÜNYE: Havada Asılı kalan Top, Behiç Ak, Günışığı Kitaplığı, 2021, 208 Sayfa.